DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Kazakistan’da Aktau Resort Otel inşaatında çalışan inşaat işçisinden mektup: Virüsten daha tehlikeli bir şey varsa o da bu sistemdir

Sembol İnşaat’ın Kazakistan’da yapımını üstlendiği Aktau Resort Otel inşaatında çalışan inşaat işçisi, Patronların Ensesindeyiz Ağı’na işçilerin şantiyedeki bir gününü anlattığı bir mektup gönderdi.

İnşaat işçisinin mektubu:

Bu mektubumda burada çalışan işçinin bir günlük yaşantısını sizlere aktarmak istiyorum. Gönül isterdi ki insan kendi ülkesinde kendi halkı içinde emek verip çalışsın ama mevcut düzen bize bunu gerektiriyor. Bir gün bu düzenin değişmesi dileği ile. Burada saat 7 olduğunda alarmlar çalmaya başlar, 6 kişinin kaldığı 10 m2’lik koğuşlarda alarm sesi yankılanırken önce ki günün yorgunluğundan kalkmak çok güç oluyor. Uykusuzluğun verdiği sersemlikle her kafadan bir ses çıkması ayrı bir komedi ortamı yaratıyor. Giyinip el yüz yıkandıktan daha sonra kahvaltıda ne var telaşı başlıyor. Kahvaltı demişken sadece adı kahvaltı olan iki çeşitten oluşan bir kahvaltıcık. Bu çoğunlukla bir çorba ve yanında yumurta veya mutfak çalışanları günündeyse yanında toz şekerin gözle göründüğü reçel oluyor. Ama kuru ekmek ve tatsız çay ile karnımızı doyurup şantiyenin yolunu tutuyoruz akıllarda hep tek soru oluyor; burada ne işim var ne zaman gidecem. Her sabah bıkmadan usanmadan insan bunu düşünebiliyor.

Girişte Covid-19 önlemi için termal kameralardan geçip iş alanına giriyoruz ve akşamı etmenin düşüncesi ile işe odaklanıyoruz. Arada bir işini kontrol etmeye gelen şefler oluyor ve anlamadığı halde işine burnunu sokan vasıfsız insanlar bir hayli fazla oluyor. Öğlen arası yaklaşırken birçok işçi yemek kuyruğuna girmemek için beş on dakika erken gitme telaşına kapılıyor çünkü bazen o kuyrukta yarım saat beklediğimiz oluyor. Sırayı önemsemeyen kazaklar önümüze geçince tepki vermemizle şantiye amirinin “Birşey olmaz tepki göstermeyin sıkıntı çıkmasın ” demesi bir oluyor. Buradaki gurbetçi çalışanlarının en büyük sıkıntılarından biri de yerli halkın yabancı işçilere karşı tavrı, onlardan çok kazandığımız düşüncesi.

Yemeğini almak için içeri yanaştıkça acaba yemekte ne var mevzusu başlıyor bu ciddi bir mevzu bizim için çünkü yemekler sürekli aynı çeşitlerden oluşuyor ya düzgün pişmemiş yada hiç yenilmeyecek kadar kötü yapılıyor. Tabldotların temizliği hiç yok denilecek kadar az, bardaklar deterjan  kokusundan geçilmiyor ve yaklaşık 500-600 kişi iç içe yemek yiyor hem de böylesi bir virüsün olduğu bir dönemde bu ciddi bir risk bizim için. Virüsten daha tehlikeli bir şey varsa o da bizi bu yemekhaneye mecbur eden kişiler ve sistemdir.

Yemek yedikten sonra 1 saatlik öğle arası hemen bitmiş oluyor çünkü öğlen molasının çoğu sırada geçiyor ve yemek yer yemez hemen iş alanına dönmek zorunda kalıyoruz. Öğleden sonra geçmek bilmeyen zamana karşı ciddi bir savaş verdiğimizi söyleyebilirim çünkü saat 6’da mesai bitiyor ve o zamana kadar insan cidden bitkin düşüyor. Her kafada ayrı bir sıkıntı olduğunu görmemek mümkün değil, kimisi gelecek kaygısı, kimisi aile hasreti çekiyor, kimisi maddi sıkıntılarını düşünüyor, kimi işçilerde patrondan gelecek azarı yememek için daha fazla çalışmayı düşünüyor ama kimse bu düzeni nasıl yenerim diye düşünmeyi aklından geçirmiyor.

Akşam 6 olduğunda herkeste yorgun bir tebessüm oluyor, bir günlük maraton bitmiş oluyor ve işçiler biraz dinlenip kafa dinlemek için can atıyor. Koğuşa gider gitmez herkes duşa girmek için yine sıraya giriyor bu kez suyun sıcak olup olmadığı ayrı bir merak konusu oluyor. Kimi zaman soğuk kimi zaman ılık su ile yorgunluğumuzu dizginlemek zorunda kalıyoruz, lavabolardaki ortamın hijyenik durumundan bahsetmek bile istemiyorum. Burada 2 aydan fazla oldu ama henüz ne yemekhanede ne lavabolarda ne de başka bir ortamda peçeteye dair en ufak bir şey gözlemleyemedik. Duştan çıktıktan sonra yemekhanenin yolunu tutup öğlenin tekrarını yaşıyoruz. Bugün karnımız doyacak mı?Çünkü akşam yemekleri daha ayrı özensiz yapılıyor, çoğu kez bilmediğimiz yemekler çıkıyor,  tek çeşit yemeği yemek zorunda kalıp yarı tok şekilde dinlenmek için köşemize çekiliyoruz. Burada yemeklerin iyi çıktığı tek dönem şirketin sahibinin şantiyeye giriş yapacağı dönem oluyor o zaman ciddi şekilde özenilip bol çeşitli yemekler yapılıyor. Bu da en fazla 3 gün sürüyor. işten çıktıktan sonra dinlenmeye çok ciddi bir zaman kalmıyor. Temel ihtiyaçlarımızı giderip koğuşa gelmemiz saat 8’i buluyor ve 6 kişi 10 m2 koğuşta olabildiğince dinlenmeye çalışıyoruz. Kendimize ayırdığımız zaman sıfıra yakın çoğu geceler aç yatmak zorunda kaldık. Defalarca işçiler için ekstradan bir öğün yemek istesekte bu pek ciddiye alınmadı. Şehir merkezine yarım saat uzaklıkta olduğumuz için kendi imkanlarımızla bunu halledemiyoruz. Dakikalar ilerledikçe Türkiye’deki arkadaşlarımızla, sevdiklerimizle, ailemizle hasret giderip koğuş arkadaşlarımızla sohbet ettikten sonra saat 10-11 gibi uyuyoruz.

Bütün günün yorgunluğunu atmak için erken uyumanın fayda edeceğini düşünsekte bu hiç fayda etmiyor. Bunun tek çaresi insanları bu uykudan kaldırmak olmalı. Kazakistan’a gurbete geldiğim iş ortamı bu şekilde benim bir günüm böyle geçiyor ve ayrıca 1000’den fazla kişinin de öyle. Bir çok iş ortamında olduğu gibi burada da işçilerin ihtiyaçları en minimum seviyede hep görmezden geliniyor. Tek derdi iş bitsin olan şeflerin, patronların bulunduğu bir yerde hiçbir işçinin can güvenliği ciddiye alınmıyor. Eminim bu her yerde böyle çünkü hepsi aynı çarkın ayrı parçaları ve biz işçiler bu çarkta kullanılıp bir kenara atılıyoruz oysa ki çarkın sahibi biziz, biz olmadıkça o çark dönmez bunu önce kendimize anlatmalıyız. Burada da Türkiye’de de gözlemlediğim en büyük sorun bu işçiler kendi gücünün farkında olup bir olması lazım, temennim birlik olduğumuz çarkı eşitliğe boyadığımız günü yaşamak dileğiyle Türkiye’ye kucak dolusu sevgiler Sağlıcakla kalın.

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Şenol Hukuk Bürosu, çağrı merkezi çalışanlarının maaşlarını yatırmıyor

Uzun süredir maaşları gecikmeli yatırılan Şenol Hukuk Bürosu çağrı merkezi çalışanlarının Ekim ayı maaşları hala …

0 0 vote
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Hami
Hami
4 ay önce

Allah bir daha sembol inşaat da çalışmayı kimseye nasip etmesin

1
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x