Patronların Ensesindeyiz Dayanışma, Haberleşme, Mücadele Ağı ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) İzmir İl Örgütü, İzmir’de işten atıldıkları için direnen, hakları için greve çıkan belediye ve çağrı merkezi işçileriyle dün Konak Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenledikleri “Dayanışma Gecesi”nde bir araya geldi.
Gece, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı tuvaletlerde temizlik görevlisi olarak çalışan taşeron işçiler adına Halil Arpa’nın, “Sadece kendimiz için değil, Türkiye’deki taşeron sistemine hayır dediğimiz için direnişe geçtik, bugün direnişimizin 45. günü. 45 gün boyunca bizi yalnız bırakmayan Türkiye Komünist Partisi’ne teşekkür ediyoruz” sözleriyle başladı.

Arpa’nın ardından sözü Telus Çağrı Merkezi işçisi Hasan Hüseyin Yavuz aldı. 35 gün önce sendikalaşma faaliyeti yürüttüğü için işten çıkarıldığını söyleyen Yavuz, şöyle konuştu:
“Bir ay önce sendikalaşma hareketimiz başladı. Yaklaşık 6 ay içinde sendikalaştık ancak işveren hukuksuz bir şekilde buna itiraz etti. İtiraz sebeplerinden biri, bu kadar kısa süre içinde örgütlenmiş olmamızdı. 7 numaralı iş kolunda çalışıyor olmamıza rağmen sendikamızın önünü kesebilmek için işkolumuzu değiştirerek 10’a taşıdılar. Bizler gözlerini korkutmuş olacağız ki bununla da yetinmediler, önümüze başka engeller de çıkardılar. 2024 yılı direnişlerle geçti, 2025 de direnişlerle geldi. Patronlar hakkımızı vermemek konusunda çok inatçı ancak biz de inatçıyız, bir arada durarak hakkımızı alacağımıza inanıyorum.”

Direnen işçilerin ardından TKP PM Üyesi Çağlar Özkan söz aldı. Konuşmasında hayatın normal akışında belki bir araya gelemeyecek olan işçi sınıfının çeşitli bölmelerinin patron zorbalığı nedeniyle bugün burada bir araya geldiğine dikkat çeken Özkan, “Bu fotoğraf bize patron sınıfının her zümresinin işçi düşmanlığında sınır tanımayacağını gösteriyor. Bu fotoğraf düzenin fotoğrafı” dedi.
İktidarın tavrının şaşırtıcı olmadığını belirten Özkan, bunlar yaşanırken ana muhalefet partisinin tavrına dikkat çekti:
“Peki ana muhalefet partisi ne yapıyor? O da patron sınıfının partisi olduğunu ayan beyan ortaya koyuyor. 45 günü geride bıraktı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait tuvaletlerin temizliğini yapan taşeron işçi arkadaşlarımız güvenceli çalışmak için direniyor. Güvenceli çalışmaktan kasıtları da bir devlet kadrosu değil, yanlış anlaşılmasın. Daha 10 gün önce kapı dışarı edilen 148 işçi ile aynı haklara sahip olmak için mücadele ediyorlar.”

CHP’nin işçi düşmanlığında sınır tanımadığını belirten Özkan, “Herkesin girebildiği fuar alanına giden işçileri kovacak kadar, gitmediklerinde de işlerinden attıracak kadar nefret ediyorlar işçilerden. Bu işçi düşmanı belediye başkanı önceki gün, ‘Ben patron değilim’ demiş. Taşeron şirket patronunu parti yönetimine alacaksın, her yıl aynı patrona ihaleleri vereceksin, İzmir halkının parasını taşeron patronuna peşkeş çekeceksin, sonra ben patron değilim diyeceksin… Öyle patron zihniyetli ki yalan haberleri basına servis edip işçileri halkın önüne atmayı tasarlayacak kadar patron sevici. Cemil Tugay’a hem bir önerimiz hem de bir uyarımız var. Eğer patronluk yapacaksan bir fabrikaya CEO ol ya da git bir özel hastaneye patron ol ama, ‘İzmir’i patron gibi yönetirim, bana kimse karışamaz’ diyorsan avucunu yalarsın.”
İki örneğin de düzen partileri arasında bir farkın olmadığını ortaya koyduğunu söyleyen “Saydığımız sayamadığımız mücadeleler, direnişler bu düzenin resmidir. İşçilere sendikayı, 3 kuruş fazla zammı, güvenceli çalışmayı çok gören bu patron düzeninin resmi… Bu alçak patronlar işçilerin yan yana gelip haklarını talep etmesine asla tahammül edemiyorlar. Ama onlara kötü haberlerimiz var, sizin tahammülsüzlüğünüzü günyüzüne çıkaracağız, işçiler hakkı olanı alacak. Mücadele eden işçiler mutlaka kazanacak. İktidarıyla muhalefetiyle işçiye, insana, iyi olan her şeye düşman bu patron düzenini mutlaka yıkacağız ve işçilerin ülkesini mutlaka kuracağız” diye konuştu.

Direnen işçilerin ve TKP İzmir İl Örgütü adına TKP PM Üyesi Çağlar Özkan’ın konuşmalarının ardından gece belediye işçilerinin direnişine ilişkin belgesel gösterimi Geniş Merdiven müzik grubunun Tiyatrocu Latif Tiftikçi ile sahnelediği müzikli sahne gösterisiyle sona erdi. Dayanışma Gecesi’nin sonunda konserden elde edilen tüm gelir, direnen işçilerle paylaşıldı.




