25 Mayıs 2024, Cumartesi

İletişim sektöründe kadın olmak: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadın iletişim emekçilerin yaşadığı sorunlar ve sektör

“Yılmayalım! noktasına geleceğim, çünkü öğrenciyken bile mesleğimizi icra etmeye çalışıyoruz, derslerimizi bazen aksatmak uğruna, türlü sorunlara rağmen işimizi ilerletiyoruz, çünkü mesleğimizi ne pahasına olursa olsun yapmak istiyoruz.”

 

SILA YILMAZ

Zeren Gültekin Ankara Üniversitesi iletişim fakültesi radyo, televizyon ve sinema bölümü 3.sınıf öğrencisi. Aynı zamanda 1981 yılından itibaren çıkan, fakülteye bağlı olan Görünüm gazetesinde çalışarak muhabirlik yapıyor. Zeren, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadın iletişim emekçilerine ve sektöre dair sorularımızı yanıtladı. 

 

Halihazırda Görünüm gazetesinde yarı zamanlı çalışıyorsun ancak sen de birkaç yıl içinde okul dışında, iletişim sektörünün içinde olacaksın. Bir kadın olarak iletişim sektöründe bulunmanın zorluklarını az çok medyada çıkan haberlerden biliyoruz. Bu noktada iletişim sektöründe bir kadın emekçi açısından aklına gelen belli başlı sorunlar neler, bu sorunları görmek mesleğe girerken bir gözdağı veriyor mu? 

Genel olarak iletişim sektörü başlı başına zor bir alan. Bir de bizim toplumumuzda kadın olmanın belli başlı sorunları var. Bu sorunlar birçok mesleğe yansıdığı gibi gazeteciliğe de yansıyor. Başta taciz edilmek ve mobbing sorunuyla karşılaşıyoruz. Bir kadın öğrenci olarak ben de bu durumlarla karşılaştım. Sorunun gözdağı kısmına gelirsek, gözdağı derken kastettiğiniz meslekten vazgeçme, geri durmak noktasıysa kendi açımdan bunun söz konusu olmadığını söyleyebilirim. Tam tersine daha çok ‘Ben bunu yapmalıyım’ açısından duruma bakıyorum. Ancak bu sebeplerle mesleğinden vazgeçmek zorunda kalan çok fazla kadın gazeteci var. 

 

Peki, tüm bölümlerde sıklıkla karşılaştığımız bir durum da gelecek kaygısı. Bu kaygı tabii ki ülkemizin durumuyla da alakalı ancak iletişim sektöründe kadınlar açısından konuştuğumuz sorunlar buraya dair kaygıyı daha fazla arttırıyor mu? 

İletişim mezunları zaten iş bulmakta çok zorlanıyorlar. İstihdamı en düşük fakültelerden biri maalesef. Bunun belki temelinde ‘alaylı’ diye bahsettiğimiz bir iş alanının da olması olabilir. Benim gördüğüm alanından mezun ilanlarında bu ibare yeni yeni verilmeye başlandı. Bunu görmek normalde var olan kaygıyı daha da arttırıyor. ‘Mesleğimi icra edebilecek miyim, alanımda istediğim gibi ilerleyebilecek miyim?’ gibi kaygıları lise dönemimde de hissederken şu anda daha da artmış şekilde hissediyorum. Bu durumu tüm iletişim öğrencileri yaşarken kadın iletişim öğrencilerinin normal düzeyden daha fazla kaygı duyduğunu da biliyorum. Önceki cevabımda açıkladığım gibi, sektörde çok fazla taciz vakasına şahit oluyoruz. Bunun yanında hamile kalınırsa işten atılma tehlikesi, eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanmaması gibi durumları da ekleyince kaygımız daha da artıyor.   

 

Bu artan kaygıya karşın sektöre baktığımızda da sendikalılaşma oranının ve örgütlü olarak hareket eden emekçilerin azlığıyla karşılaşıyoruz. Koşulların kötü olması, birçok iletişim emekçisinin düşük ücretlerle çalıştırılması, bu veriyle ilişkili olabilir mi? 

Henüz meslek adayı olarak bu soruya cevap vermek konusunda haddimi aşabilirim, o yüzden bu soruya biraz daha öğrenci gözünden cevap vereceğim. Genel anlamda sorunun cevabı evet aslında ama biraz daha açmak gerekirse sektöre girmek için öncesinde staj yapmamız gerekiyor. Staj döneminde çoğunlukla sigortamız yapılmıyor, para almıyoruz, yemek ile yol ücreti almadığımız bile oluyor ve emeğimiz sömürülüyor. Bunlara katlanmamızın tek sebebi ‘Ben mesleğimi yapmak istiyorum ve buna şimdilik katlanmak zorundayım’ düşüncesi oluyor. Örgütlü hareket edilse ve sendikalılaşılırsa evet bir güvencen oluyor ancak basın sektöründe de çokça gördüğümüz bir göz korkutma ile karşı karşıya kalıyoruz. ‘Yılmayalım!’ noktasına geleceğim, çünkü öğrenciyken bile mesleğimizi icra etmeye çalışıyoruz, derslerimizi bazen aksatmak uğruna, türlü sorunlara rağmen işimizi ilerletiyoruz, çünkü mesleğimizi ne pahasına olursa olsun yapmak istiyoruz. Bazen meslek büyüklerimizin yerine çalışıyoruz, tabii ki yerlerini dolduramıyoruz ama bu mesleği yapmak ülkenin bulunduğu şu durumda çok önemli. Gazeteciliği kamuoyunu bilgilendirme, duyulmayanı duyurma konusunda icra ediyoruz. 

 

Patronların Ensesindeyiz İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı temsilcisi ve Ankara İLEF’te öğrenci Sıla Yılmaz tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü içi hazırlanan yazı dizisinin ilki.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!