DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Emeğimizi sömüren bu düzen mutlaka yıkılacak

2022 yılı asgari ücret tartışmaları ile başladı. Türkiye tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir yoksullaşma dalgası yaşanırken patronlar emekçilere “sus payı” vererek gözlerini boyayabileceklerini düşündü. Asgari ücrete yapılan zam pratikte işçileri işten çıkarmak için bir bahaneye dönüştü. Patronlar bize bir şey olmaz edasıyla pişkin pişkin “küçülmeye gidiyoruz” diyerek emekçileri kışın soğuğunda işten çıkardı. Kalanlar ise daha yeni ücretlerini almadan sürekli gelen zamlarla artan hayat pahalılığının altında ezildi.

Artan hayat pahalılığına, yoksulluğa, işsizliğe, düşük ücretlere karşı emekçiler sessiz kalmadı. Kısa bir süre içinde ülkenin dört bir yanında, organize sanayi bölgelerinde, o patronların ulaşılmaz sandığı plazalarında, limanlarda, ışık girmeyen merdiven altı tekstil atölyelerinde, mahallelerde emekçilerin sesi yankılanmaya başladı.

Trendyol İşçilerinin zam talebiyle başlayan hareketlilik, kurye, tekstil, çorap, market sektörlerindeki emekçilere, Farplas’a, Aliağa’daki gemi söküm işçilerine ve daha birçok sektörden binlerce işçiye sıçradı. Mücadelelerin kimi kazanımla sonuçlanırken kimi başka bir evreye taşındı. Ama tüm bu süreçler en çok da dayanışmayı ve birlikte mücadele etmenin önemini ortaya çıkardı. Dayanışma ve örgütlülüğün ise patronları nasıl korkuttuğu tekrar görülmüş oldu.

Ama yetmez!

İnsanın insanı sömürdüğü bu düzen artık yıkılmalıdır. Küçük bir azınlığın kendi zevk ve sefası için insanlığa yoksulluk, açlık ve soğuktan kıvranmak dışında verecek bir şeyi kalmadı. Üstüne bu küçük azınlık kendi egemenliklerini devam ettirebilmek için savaş çıkartacak kadar gözünü kararttı. Bugün yaşanan emperyalist savaşların kazananı bir avuç sömürücüdür. Kaybedeni ise dünya ve ülkemizdeki emekçilerdir.

Emperyalistlerin daha fazla kâr elde etmek için çıkardığı savaşlarda, ölmeyi ve öldürmeyi kabul etmiyoruz.

Bir patron kendi cebini dolduracak diye soğukta titremeyi, elektriksiz kalmayı ve yüksek faturalar ödemeyi kabul etmiyoruz.

Birileri sınırsızca zenginleşirken her ayın sonunu nasıl getireceğimizi düşünmeyi, yatağa aç girmeyi kabul etmiyoruz.

1 Mayıs günü öyle bir gün olmalı ki patronlar yılın başında yaşadıkları korkunun bir tesadüf değil de onlar için geleceğin ta kendisi olduğunu görsünler.

İnsanca yaşamak, yarınlara umutla bakabilmek için bu akıldışı düzeni devirmek bizim ellerimizde.

Patronların Ensesindeyiz Ağı ülkedeki tüm işçi ve emekçileri alanlarda sesini yükseltmeye, TKP saflarında eşitlik ve özgürlük bayrağı altında birlik olmaya çağırıyor.

Yaşasın 1 Mayıs!

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nursanlar Kartal Plaza inşaatında işçilerin ücretleri ödenmiyor

Yükleniciliğini Nursanlar İnşaat’ın yaptığı Nursanlar Kartal Plazalar şantiyesinde çalışmış işçilerin ücretleri ödenmiyor. Patronların Ensesindeyiz Ağı’na …

0 0 votes
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x