DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Pandemide göğüs hastanesi kapatılmasına karşı sağlık emekçilerinden eylem

1952 yılından beri hizmet veren Ankara Verem Savaş Derneği Prof. Dr. Nusret Karasu Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin kapatılması ve çalışanlarının işten çıkarılması kararına karşı hastane emekçileri bir basın açıklaması ile taleplerini dile getirdi.

Ankara’nın ilk verem hastanesi olan Prof. Dr. Nusret Karasu Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin, Özel Hastaneler Yönetmeliği kapsamında fiziksel şartlarının uygun olmadığı gerekçe gösterilerek faaliyetinin durdurulma ve kapatılması kararının ardından elli kişinin de işine son verilmesi kararı hastane çalışanlarına whatsapp üzerinden mesaj yoluyla iletildi. Bu kararları protesto etmek ve taleplerini ortaya koymak isteyen sağlık emekçileri bugün öğle saatlerinde hastanelerinin önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Basın açıklamasını okuyan sağlık emekçisi hastanelerinin 1952 yılından beri büyük özverilerle ayakta durduğunu, hiçbir kar amacı gütmeden kamu yararına faaliyet gösterdiğini, gelinen noktada dernek yönetimi tarafından kapatılmak istendiğini, çalışanların işten çıkarılacağını ve bunu whatsapp mesajıyla öğrendiklerini belirtti. Tüm çalışanların birlikte hareket ettiğini ve taleplerinin hastanenin kapanmaması ve personelinin mağdur olmaması için hastanenin mülkiyeti ile birlikte Sağlık Bakanlığına devir edilmesi, eğer devir mümkün değilse tıp merkezi ya da poliklinik olarak  hizmet vermesi  seçeneklerinin tekrar değerlendirilmesi ve bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın çalışanlara ve hastanelerine sahip çıkması olduğunu söyledi.

Basın açıklamasının okunmasından sonra ülkemize verem hastalığı ile mücadelede büyük katkılar sunmuş hastaneye de ismini veren Prof. Dr. Nusret Karasu’nun oğlu Cem Karasu söz aldı. Babasının hizmetlerinin anısının yaşatıldığı hastanenin hele de pandemi döneminde kapatılmasının söz konusu olmaması gerektiğini, alınan bu yanlış karardan bir an önce dönülmesi gerektiğini belirtti.

Basın açıklamasına Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Vedat Bulut, Genel Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Zekiye Bacaksız, Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Muharrem Baytemur ve Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Yaşar Öztoprak ve Patronların Ensesindeyiz Dayanışma ve Mücadele Ağı üyeleri de destek verdiler. Söz alan TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut veremle savaşta çok büyük roller üstlenmiş bu hastanenin kapatılması kararının büyük bir hata olduğunu, çalışanların taleplerinin takipçisi olacaklarını belirtirken, Genel Sağlık İş Genel Başkanı Zekiye Bacaksız böyle bir kararın geri döndürülmesi için emekçilerin yanında olduklarını söyledi. Son olarak söz alan Patronların Ensesindeyiz Dayanışma ve Mücadele Ağı sözcüsü pandemi döneminde bir göğüs hastanesinin kapatılması kararının açıklamasının olmadığını, başhekiminden, doktoruna ve hemşiresine, laborantından temizlik görevlisine, güvenliğinden, aşçısına varana kadar hep birlikte mücadele eden sağlık emekçilerinin yanında olduklarını belirtti.
Basın açıklamasına çevreden geçen vatandaşların alkışları ve araçlarının kornalarıyla destek oldukları görüldü.

Okunan basın açıklamasının tam metni şu şekilde:

“Hastanemiz 1952 yılında Ülkemizde Veremin çoğaldığı dönemlerde Dispanser olarak kurulmuş ve Verem Savaş olarak ciddi bir mücadele vermiştir. Daha sonraki yıllarda Sağlık Bakanlığı tarafından Göğüs Hastalıkları olarak açılmış ve halen Nusret Karasu Göğüs Hastalıkları Hastanesi olarak devam etmektedir. Hastanemizin Türkiye de Tüzel  kimliği açısından başka bir örneği yoktur.  Ne bir şahsa nede bir gruba ait bir yer değildir, tamamen Ankara halkınındır. Hastanemiz ismini dahi 1960 yılında Sağlık Bakanı olan ve Türkiye’de Tüberküloz ile ilgili ilk çalışmaları yapan Prof. Dr. Nusret KARASU hocamızdan almıştır.

70 yıldır Türk Halkına  hizmet eden ve karşılığında hiçbir kar amacı gütmeyen hizmet hastanesi olan, hastanemiz son dönemlerdeki Özel Hastaneler Yönetmeliği kapsamında fiziksel şartlarının uygun olmadığı yazılarak 09.04.2021 tarihinde faaliyetini askıya alma ve kapatılma yazısı gönderilmiştir. Bunu da Dernek yönetimi neden göstererek bir whatsapp mesajı ile çalışanları işten çıkartacağını bildirmiştir. Ancak biz çalışanlar olarak Mahkeme kararı ile 15 gün sürelik Yürütmeyi durdurma kararı almış bulunuyoruz. Hastanenin kapatılma nedeni Sağlık Bakanlığı tarafından binamızın fiziksel  şartları gösterilmekte ve  bu durum rutin denetimlerde tarafımıza iletilmekteydi. Sağlık Bakanlığımız bizlere yardımcı olmak için Hastanemizin Tıp Merkezine dönüştürülme seçeneğini sunmuş ancak dernek yönetimi Tıp Merkezi konusunda ve hastanenin iyileştirilmesi ile ilgili olarak herhangi bir girişimde bulunmamış  ve eksiklikler tamamlanmamıştır. Tam tersine bu süreçte bizzat kendileri Hastanenin kapatılmasını istemişlerdir. Bu durumda açıkça gösteriyor ki Hastanenin sahibi olan Dernek yönetimi iyi niyetli değildir. Bura da çalışan 50 kişi işten çıkarılma ile baş başa kalmış ve koskoca 70 yıllık Hastane kapanacaktır. Eski dernek yönetimleri zamanında bizzat Sağlık Bakanlığı ile resmi protokoller yaparak yıllarca Bakanlıkla beraber omuz omuza çalışmış olan bu Verem Savaş ailesi son dönemlerdeki Ankara Verem Savaş Derneğindeki yöneticilerin rant hevesi yüzünden bu hallere düşmüştür. Bizlerde çalışanlar olarak gücümüzün yettiği yere kadar ilgili Devlet Kurumlarına sesimizi duyurmaya, mağduriyetlerimizi anlatmaya ve bizlere sahip çıkılmasını istiyoruz.

Hastanemiz  şuan Özel Hastaneler sınıfında yer alsa da, 2016 yılına kadar “5368 sayılı Verem Savaş Kanunu kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından personel desteği sağlanırdı  ve tüm özlük hakları Bakanlık tarafından verilirdi. Ancak 2016 yılından sonra Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendiren doktor ve diğer sağlık personeli geri çağrıldı ve hastanemizin personel ihtiyacı tamamen dernek personeli tarafından sağlandı. Yazımızda da anlaşılacağı üzere Bakanlar Kurulu Kararı ile Kamu Yararına Çalışan derneğimizin hastanesi eskisi gibi yine Kamu hizmeti vermeye devam etmesi ya da Sağlık Bakanlığına mülkiyeti ile birlikte devir edilmesini istiyoruz.
Ayrıca Ankara da sayıları yediyi bulan Sağlık Bakanlığı kapsamında hizmet veren Verem Savaş Dispanserlerin bizzat hizmet verdikleri bina dahil tüm ihtiyaçları halen derneğimiz tarafından karşılanmaktadır. Bu hizmetler ve Hastanemiz yine Verem Savaş Kanunu kapsamında bağlı bulunduğumuz belediyeler tarafından eğlence gelirlerinin %10 luk olan payı  her ay adımıza tahakkuk ettirilip Ankara Veremle Savaş Derneği resmi hesabına aktarılmaktadır. Bu aktarılan para sayesinde Hastanemiz ayakta durmakta ve Kamu hizmeti vermeye devam etmektedir. Bu nedenle de hastanemize gelen hastaların neredeyse tamamı ücretsiz ya da cüzi miktar alınarak hizmetleri yapılmaktadır. Hasta profilimizin çoğunluğu da dar gelirli vatandaşlarımızdan oluşmaktadır.

Özet olarak, hastanemiz bu pandemi sürecin de de göğüs hastalıkları olarak Ülkemize büyük bir destek sağlamıştır. Yıllarca halkımıza hizmet eden hastanemizin kapanmasına sayılı günler kalmıştır. Burada çalışan 50 kişi ve aileleri mağdurdur. Aynı şekilde 2018 yılında da karşılaştığımız böyle bir durum sonucu hastanemizin Sağlık Bakanlığına devri ile ilgili gerekli resmi başvuruların  yapıldığı ancak dernek yönetimin içinde bulunduğu karışıklık yüzünden verilen yazının geri çekildiği anlaşılmıştır. Hastanenin kapanmaması ve personelinin mağdur olmaması için çalışanlar ve buradan hizmet alan hastalar olarak  hastanenin mülkiyeti ile birlikte Sağlık Bakanlığına devir edilmesini  eğer  devir konusu  mümkün değilse Tıp Merkezi ya da Poliklinik olarak  hizmet vermesi  seçeneklerinin tekrar değerlendirilmesini ve bu konuda Sağlık Bakanlığımızın bizlere sahip çıkmasını istiyoruz. Teşekkür ediyoruz.

ANKARA VEREM SAVAŞ DERNEĞİ NUSRET KARASU GÖĞÜS HASTALIKLARI HASTANESİ ÇALIŞANLARI”

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

2 aydır maaşları ödenmeyen Point Kargo işçileri ücretlerini istiyor

Point Kargo’da çalışan işçiler, yoğun çalışma saatlerine rağmen iki aydır maaşlarını alamıyor. Özellikle pandemi döneminde …

0 0 vote
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x