DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Casting ajansları en fazla genç oyuncu adaylarını sömürüyor

Referans Menajerlik işçinin alacaklarını ödemiyor 

Genç oyuncu adaylarının tanımsız koşullarda ve sık sık hak gasplarıyla karşı karşıya kalarak çalıştığı casting ajanslarından biri olan Referans Menajerlik, bünyesinde çalıştırdığı üniversite öğrencisi bir emekçinin ücretlerini ödemiyor. Uğradığı haksızlık karşısında Patronların Ensesindeyiz Ağı’yla temasa geçen işçi, ödenmeyen ücretler için mücadele başlatmıştı.

İstanbul’da oyunculuk eğitimi alan işçi, Referans Menajerlik’te çalıştığı kısa süre içerisinde karşılaştığı sorunları, hak arayışını ve sektörde yaşanan hak gasplarını anlattı.

Bize yaşadığın süreci kısaca anlatır mısın?

Okul masraflarımı karşılayabilmek için Referans Menajerlik’te çalışıyordum. Pandemi sürecinde ofis sürekli kapandı, açıldı… En sonunda başka ofise çalışmaya gönderildim, daha önce konuşmadığımız koşullarda çalışmayı istemediğim için çalıştığım sürenin parasını vermediler. Talep ettiğimde ise, bundan sonra onlara para kazandırmayacaksam paramı da alamayacağımı söylediler. Arkadaşlarıma borçlandım. Ben sadece emeğimin karşılığını, hakkım olanı istedim fazlasını değil. Arabulucuya başvurdum, uzlaşmadılar. Yasal yollarla hakkımı arıyorum. Öğrenciyim, dosya masraflarımı KYK’dan aldığım bursla karşıladım, düşünün… Şimdi kitap dahi alamıyorum, arkadaşlarımdan topluyorum. Okul taksitimin yarısını da arkadaşlarım ödedi ama nereye kadar borçlanabilirim? Hakkımı vermelerini talep ediyorum. Okumak için çabalıyorum ama emeğimin karşılığını alamıyorum. Ben hem öğrenci hem işçiyim milyonlarca insan gibi. Annem ve ablam beni okutmak için çabaladılar yıllarca, şimdi onların okuttuğu öğrencinin hakkını yiyorlar buna izin vermek istemiyorum.

Peki alandaki diğer ajanslarda durum ne? Hangi koşullarda çalışıyor bu alanda kültür sanat emekçileri?

Kendi gözlemlerime dayanarak söyleyebilirim ki emek hırsızlığı oluyor çoğu ajansta. Oyuncu olma hayaliyle gelen insanlar kandırılıyor ve yüksek miktarda paraları alınıyor. Ajansları şikâyet eden oyuncular var ama duyulmuyor. Şikâyet üzerine zabıta ekiplerinin geldiklerini gördüğüm dahi oldu. Kaşelerinin çoğuna ajanslar el koyuyor zaten. Parası ödenmeyenler, sabaha kadar çalıştırılanlar çok fazla. Kayıt parası adı altında insanlardan para alınıyor eğer makbuz kesilmediyse ve sete gönderilmiyorsanız, paranızı alamıyorsanız, ajansa para verdiğinizi de kanıtlayamıyorsunuz. Benden başvuranlardan kayıt parası almam istendi. Sebebini sorduğumda grafik ücreti, montaj ücreti dendi. Bir zaman sonra anladım ki buradan para kazanıyor ajanslar. Hem paraları hem umutları ellerinden alınan oyuncu adayları, oyuncular, iki üç kuruşa çalışan figüran arkadaşlarımız var. Uğradıkları muamele üzücü.

Bu alanda hak gaspları yaygın olduğu halde pek mücadele örneğine rastlamıyoruz, sen ne zaman ve nasıl karar verdin mücadele etmeye? 

Oyuncu adaylarının sömürüldüklerini gördüm ve vicdanım el vermedi er ya da geç bunu yapacaktım ve işten çıkmam süreci hızlandırdı. Birisi ses çıkarıp gerçekleri göstermeliydi ben de bunu yapmak istedim. Gelen oyuncu adayları bana nasıl kandırıldıklarını anlatıyorlardı. Aylarca parasını alamayan, sete hiç gitmeyen, diyaloglu rol alacaksın, şu kadar bölüm oynayacaksın diye kandırılan insanlar var. Ben bu vaatleri veremedim kimseye. Daha fazla bu sektörde kalmak da istemedim. Üzerimde çok fazla baskı hissetim bu koşullar yüzünden. Şikayetvar.com gibi sayfalarda oyuncu adayları şikayetlerini ve mağdur olduklarını anlatıyorlar. Ama bu yetmez ki! Örgütlü mücadele etmek gerekiyor. Yan yana, kol kola. Birbirimizden haberdar olmamız, destek olmamız, deneyimlerimizi paylaşmamız lazım ki güçlenelim. Bir de çok korkutmuşlar herkesi. Normali bu zannediliyor ama daha görünür olursa mücadelemiz, kazanırız da. Sadece dava açmak yetmiyor çünkü. Yalnız olmadığımızı bilmeleri lazım. Başım sıkıştığında PE’ye geldim ben. Sadece avukat, hukuki destek değil, birlikte mücadele etmek için. Örgütlü olmak ve dayanışma içinde yaşayabilmek için.

Sen İstanbul’da konservatuar okuyorsun ve bir yandan da geçimini sağlamak için kültür sanat alanında çalışıyorsun. Aynı anda işçi ve öğrenci olmak ne demek senin için?

Öncelikle şunu söylemek isterim asla özel okulda okumak istememiştim. Devlet konservatuarlarında yaş sınırı olduğu için sınava girme hakkım yoktu. Şimdi sırf 23 yaşında girdim diye özel okula paralar döküyorum sevdiğim bölümü okumak için. Benim gibi bir sürü arkadaşım var. Okurken çalışmak zamanınızı çalıyor, emeğinizi çalıyor, çok yorucu. Köreliyorsunuz. Eskiden resim çizer, keman çalar, tiyatro yapar, dövüş sanatlarıyla ilgilenirdim. Sanatsız ben nefes alamıyorum, acı çekiyorum. Bırakmak istemiyorsun ama çalışmak ve okumak zorundasın. Eskisi gibi resim çizmeyi özledim ama şu an cin Ali bile çizemiyorum, köreldim. Emek ve zaman çok kıymetli, ağırıma gidiyor sömürülmek. O yüzden hem işçi hem öğrenci olmak, benim için direnmek demek. Yalnız başına mücadele etmektense başta emek mücadelesi verenlerle, örgütlü emekçilerle birlikte mücadele vermeyi tercih ederim. Kültür ve sanat alanında daha fazla örgütlenme gerek. PE ile böyle bir dönemde tanıştım ben. Kültür sanat emekçileri için eylem yapıyorlardı. Yalnız olmam artık diye düşündüm. Birlikte durabileceğim benim gibi kültür sanat emekçileri var burada…

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

2 aydır maaşları ödenmeyen Point Kargo işçileri ücretlerini istiyor

Point Kargo’da çalışan işçiler, yoğun çalışma saatlerine rağmen iki aydır maaşlarını alamıyor. Özellikle pandemi döneminde …

0 0 vote
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x