DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Şok Market işçisi: Uzun çalışma saatleri, ödenmeyen fazla mesailer, mobbing…

Sayıları her gün artan market zincirlerinde emekçilere kölelik koşulları dayatılıyor. Daha önce Patronların Ensesindeyiz Ağı’na ulaşan çeşitli zincir marketlerde çalışan emekçiler uzun çalışma saatleri ile ve mobbinge maruz kalarak, hafta tatilleri olmadan ve fazla mesaileri ödenmeden çalışmak zorunda kaldıklarını anlatmıştı. Bugün bir Şok Market emekçisi işyerinde yaşadıklarını ve çalışma koşullarını Patronların Ensesindeyiz Ağı’na anlattı.

  • İşe alınma süreciniz nasıl gerçekleşti ve ne kadar süredir Şok Market çalışanısınız?

Mantık sorularından oluşan bir sınava tabi tutuluyorsunuz, barajı geçerseniz mülakata çağrılıyorsunuz. Daha sonra işe alım gerçekleşiyor. Pandemiyle birlikte seçme şansımızın çok da olmadığı bir dönemde işe girdim, yaklaşık altı aydır çalışıyorum.

Fazla mesaileriniz puantaj defterine işlenmez… Çünkü sen işini yetiştirememişsindir!

  • ŞOK’un size sunduğu sosyal haklardan ve işe girdikten sonraki süreçten bahseder misiniz?

Çalışana vaat edilen bir buçuk saat mola, haftada bir gün izin, sekiz saat çalışma süresi ve yalnızca birkaç yerde kullanabileceğimiz iki yüz elli liralık yemek kartı. Uygulamada sorun yaşamadığımız tek şey günlük on lira bile olmayan yemek parasının yatırılmasıdır. İlk iş gününüzde molanın yalnızca on dakika, çalışma saatinizin de hayli esnek olduğunu ve bir iş tanımınızın olmadığını görüyorsunuz. Bir gün önceden, bazen gece yarısı, izin gününüz, mesaiye başlama saatiniz değişebilir. İtiraz etme şansınız işten çıkarılma tehdidiyle elinizden alınır. Fazla mesaileriniz puantaj defterine işlenmez onlar işin parçasıdır; yeterince becerikli olmadığınız için fazla mesai yapmak zorunda kalmışsınızdır. Yöneticiler tarafından bu böyle tanımlanır.

CepteŞok: Online siparişleri yürüyerek veya alışveriş arabasıyla müşterinin evine bırakırsınız

  • Zincir marketlerdeki online sipariş sistemi Şok Market’te nasıl uygulanıyor?

Müşteri teslimat saatini belirterek en yakın şubeye siparişini verir. O saatler içinde teslimatı gerçekleştirmeniz gerekir. Hava şartları size engel olmamalıdır. Uygulamanın adı CepteŞok. Üstleriniz sizi sürekli telefonla taciz eder “teslimat gerçekleşti” görüntüsü isterler. Bazen tek poşet bazense beş poşet siparişiniz vardır. Onları yürüyerek müşterinin evine bırakırsınız. Taşıyamayacağınız kadar ağır siparişlere birkaç defa gider ya da alışveriş arabasıyla götürürsünüz; ki bu elle taşımaktan daha zordur. Örneğin, karantinada olan, Covid tedavi sürecini evde geçiren birçok hastayla yüz yüze gelmek zorunda kaldık bu süreçte.

Mağazayı 07:30’da açıp ancak 20:30’da kapatabiliyoruz

  • Pandemi önlemleri kapsamında çalışma saatleriniz ve izin günlerinizle alakalı herhangi bir değişiklik oldu mu?

Mağaza açılış saati 07:45 kapanış ise 20:15 oldu. Fakat mağazayı müşteriye hazır hale getirmemiz için 07:30 da açıp ancak 20:30 da kapatabiliyoruz. Herhangi bir personel izin kullandığında onun yerine diğer personel 07:30 da gelir 20:30 da çıkar yani full çalışır. Bu süre içerisinde yarım saat mola yapabildiyse şanslı günündedir. İzin gününüz mağazanın en ölü günü olmalıdır. Siz seçemezsiniz, işleyiş günü belirler. Hafta sonu yasakları varsa izin gününüz hafta sonu olmalıdır. Hafta içi işiniz olup olmaması sizi ilgilendirir. Herhangi bir kriz asla kaçırılmaz bir şekilde fırsata çevrilir.

  • Sevkiyatınızı mesai saatleri içinde mi alıyorsunuz ve bildiğimiz kadarıyla ürün sevkiyatları oldukça yüklü geliyor. Bu kapsamda iş güvenliğiyle ilgili depoda ya da taşıma esnasında herhangi bir tedbir alınıyor mu?

Sevkiyat günleri bellidir fakat saati belli değildir. İsterseniz mesainiz bitmiş eve gitmiş olun o sevkiyatı almak için tekrar mağazaya gelirsiniz. Tekrar belirtmeliyim ki bu işi zorunlu olarak “gönüllü”  yaparsınız yani mesai ücreti ödenmez. Bu, işin bir parçasıdır.

Herhangi bir güvenlik önlemi alınmıyor, özellikle su paletleri için oldukça güçlü olmanız gerekir o gücü de yoldan geçenlerden ve şoförden alırsınız. Çoğu şoförün sakatlanma hikayesi olduğu için sözleşmesine uygun hareket eder ve yardım etmez. Devrilen su paletlerinden, ayağını, boynunu, belini sakatlayan bir sürü personel vardır. Kimisi temelli işten ayrılıyor, kimisi işsiz kalacağım korkusuyla raporu bitince geri dönüyor işine.

Son kullanma tarihi yaklaşan ürünleri o sertleşen dile maruz kalmamak için ya satın alırsınız ya da işten çıkarılma tehditlerine katlanırsınız

  • Başka ne gibi konularda haksızlığa ya da baskıya uğruyorsunuz?

Yukarıdan aşağıya doğru sertleşen bir dil vardır. Mesela olabildiğince az imha çıkarmanız söylenir. Son kullanma tarihi geçmiş ürünler ya da yaklaşan ürünleri, o sertleşen dile maruz kalmamak için ya satın alırsınız ya da işten çıkarılma tehditlerine katlanırsınız. Kasa açıkları ay sonu maaşınıza yansır, fazlalar ise Şok Market’in kasasına işlenir. Her personelin kendine ait kasa kodu vardır, bu koda ait olan personelden kesinti yapılır. Herhangi bir iş tanımınız olmadığından bazen kasa kodu size ait olduğu halde kasada hiç durmazsınız. Çıkan açıklar sonucunda işçiler arasında problem yaşanır, buna işin fiziksel zorluğunu, personel yetersizliğini de eklediğinizde bireyselleşebilirsiniz. Bu da haksızlıklar karşısında bir güç oluşturmanızı engeller.

Market çalışanları olarak haklarımız için birlik olursak güçlü oluruz

  • Şok Market çalışanları sorunların çözümü için ne yapmalı, neler yapmalı?

Son sözüm şu olur, market çalışanları olarak haklarımızı birlikte savunmak için harekete geçmeliyiz. Sorunlarımızı çözmenin başka bir yolu yok. Birlik olursak güçlü oluruz.

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Casting ajansları en fazla genç oyuncu adaylarını sömürüyor

Referans Menajerlik işçinin alacaklarını ödemiyor  Genç oyuncu adaylarının tanımsız koşullarda ve sık sık hak gasplarıyla …

5 3 votes
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x