DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Akbank’ta bir şube çalışanı salgınla artan sömürüyü anlattı

Sabancı Holding’in en fazla para kazandıran şirketi Akbank’ın bir şubesinde çalışan banka emekçisi, iş yerinde yaşadığı ve salgınla giderek ağırlaşan sömürüyü Patronların Ensesindeyiz Ağı’na yazdı.

Yılın ilk 9 ayında açıkladığı verilere göre Akbank salgına rağmen geçen seneye göre kârını önemli ölçüde arttırırken 52 şubesini kapattı, personel sayısını 200’e yakın azalttı, önemli sayıda emekçi de ücretsiz izne çıkartıldı. Salgın banka emekçileri için daha derin bir sömürüyle canları pahasına çalışmak anlamına gelirken bankanın patronu için boğaz kenarında korunaklı bir şekilde bisiklet çevirirken daha fazla para kazanmak anlamına geliyor.

Risk altında az personelle daha fazla iş

“Türkiye’nin önde gelen bankalarından birinde gişe yetkilisi olarak çalışıyorum. Sağlığımız hiçe sayılıyor, her gün daha fazla iş yüküyle çalışıp her ay daha az maaş alıyoruz. Mesai ücretleri kaldırıldı, çalışma şartları zorlaştı. Çalıştığım şubede işlemleri üçte bir ya da dörtte bir oranda personelle yapmamız bekleniyor. Görev tanımımda olmayan ve çoğunu daha önce hiç gerçekleştirmediğim işlemleri “hiçbir eğitim olmadan” benim yapmam isteniyor. Bu süreçte de hatasız, güler yüzlü ve hızlı olmam bekleniyor. Bütün bunları yaparken en ufak bir hata yaparsak sonuçlarına katlanmak zorunda oluyoruz.

Kasada fazla çıkarsa banka kârına geçiyor, eksik çıkarsa maaşlarımızdan kesiliyor

“Kasamızda fazla çıkarsa banka karına geçiyor ancak kasa eksiğimiz olursa her ay fütursuzca maaşlarımızdan kesiliyor. Kimse dönüp bakmıyor kaç kişilik yükü tek başımıza sırtlanmışız diye. Kimse önemsemiyor bizim sağlığımızı. Herhangi bir şubede pozitif vaka çıktığı zaman o şubeyi karantinaya almak yerine farklı şubelerden personel toplayarak şubenin çalışması sürdürülüyor. Bu şekilde personel üzerinde iş yükü giderek artıyor. Şubeler çok daha az personelle açılırken, personelden hem satış yapması, hem müşteriyi memnun etmesi, hem güler yüzlü olması, hem hatasız çalışması, hem de hızlı olması bekleniyor.

Bir de Güvenlik Görevlisi arkadaşlarımız var bu süreçten fazla yara almış olan. Maaşlarında hiçbir değişim olmadan iş yükleri neredeyse kaldırılamaz düzeye getirildi. Kapıda müşterileri sıraya sokmaları, her müşteriyi sırayla doğru yere yönlendirmeleri, ateş ölçmeleri isteniyor. Her gün istenen şeyler artmaya devam ediyor. Gün boyu kapıda ayakta beklemeleri isteniyor. Kapıda herkesle temas etmek zorunda kalıyorlar ve hastalık görülme oranları oldukça yüksek. Bu süreçte kronik rahatsızlığı olan bir güvenlik arkadaşımızı kaybettik. Karşılığında ise bize ailesinin iban numarası gönderildi ve geride kalan çocuklarına bizim yardım etmemiz beklendi. Ardından kronik rahatsızlığı olan bütün çalışanlar evden çalışmaya gönderildi ve hiçbirine fikri sorulmadan görev tanımı değiştirildi. Yalnızca bununla yetinmeyip yüzlerce personeli şube kadrolarından alıp çağrı merkezi kadrosuna geçirdiler. Yetmezmiş gibi hem evde çalışanların hem şubede çalışanların satış hedeflerini arttırdılar. Satış baskısı her geçen gün artmaya da devam ediyor. Haksız yere işten çıkarımlar yapılıyor, tazminatlar ödenmiyor. Müşteriden gelen memnuniyet banka başarısı, memnuniyetsizlik ise çalışan başarısızlığı olarak görülüyor.”

Devlet vakalar arttı diye, patronlar kârlar düştü diye bizi suçluyor

“Anlatılması gereken o kadar çok şey var ki ne söylesem eksik kalıyor. Üst düzey yöneticilerimiz şube çalışanları riskli grup diye bizimle görüşmek istemiyorlar. Çünkü hepsinin koruması gereken aileleri var! Korkuyorlarmış onlara hastalık bulaştırırız diye. Ama hiçbiri sorgulamıyor şube çalışanlarının ailelerini. Asgari ücretin altında maaş alarak insani düzeyin üstünde performans göstermem bekleniyor. Sonra sabret iyi yerlere geleceksin diyorlar utanmadan. Sabretmek mecburiyetindeyiz bunun da farkındalar. Sesimizi kesmemizi istiyorlar. Herkes her şeyden şikayetçi ama kimse hiçbir şeye ses çıkarmıyor. Patrona laf edersek kovuluruz, devlete laf edersek içeri alınırız korkusu sarmış herkesi. Devlet bizi suçluyor vakalar arttı diye, patronlarımız bizi suçluyor karlılık azaldı diye. Arada yine ezilen ve geçinemeyen biz oluyoruz.”

Banka Emekçileri Dayanışma Ağı, banka emekçilerini patronların sömürü uygulamalarını Patronların Ensesindeyiz Ağı’na ihbar etmeye ve bu uygulamalara karşı örgütlü mücadele etmeye çağırıyor.

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yamata şantiyesi

Rönesans ve Yamata İnşaat’ın Rusya’daki şantiyesinde yaşanan iş cinayetleri hakkında verilen soru önergesi yanıtsız bırakıldı

Rusya Amur bölgesinde bulunan Yamata Yatırım ve Rönesans Holding’in yapımını üstlendiği doğal gaz işleme şantiyesinde …

3 2 votes
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x