DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Bursa’dan bir özel okul öğretmeninin PE’ye yolladığı mektup

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yaptığı açıklamayla birlikte okulların 17 Ağustos’tan itibaren uzaktan eğitimle açılacağını, 21 Eylül’den sonraysa “aşamalı ve seyreltilmiş” bir şekilde yüz yüze eğitime geçileceğini öğrenmiş bulunuyoruz. Doğal olarak meselenin çeşitli boyutları kamuoyunun gündeminde ve bu boyutların bir süre daha tartışılacağı açık. Bir yandan bu durumun öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin ve diğer okul çalışanlarının sağlığı açısından olumlu olduğu düşünülürken, diğer yandan bu kararın böylesi geç bir tarihte açıklanmasının altında özel okul patronlarına yeni yıl için daha fazla kayıt alma fırsatı sağlama amacının yattığı ifade ediliyor. Ancak meselenin bir yanı daha var ki diğerlerinden daha az yakıcı değil: özel okul öğretmenlerinin yaşayacağı geçim sıkıntısı.

Patronların Ensesindeyiz (PE) Haberleşme ve Dayanışma Ağı’na gelen ihbarlardan ve özel eğitim sektörünün içinde yer alıp öğretmenlerle kurduğumuz kişisel ilişkilerden, Türkiye’nin her yanında pandeminin ilk aylarında çalıştıkları okullarla sorun yaşayan çok sayıda öğretmen olduğu biliyoruz. Birçok özel okul öğretmeninden gelen hak gaspı haberleri, meselenin vahametini gözler önüne seriyordu. Birçok şehirden öğretmenler; ücretsiz izne çıkarmalar, maaş kesintileri, SGK primlerinin yatırılmasında yaşanan sorunlar, MEB tarafından verilen ve doğrudan öğretmenlere aktarılması gereken kırtasiye ücretine el koyma, öğretmenleri kandırarak ya da tehdit ederek istifaya veya haktan feragate zorlama gibi durumlarla karşı karşıya kaldıklarını dile getiriyordu.

Örneğin pandemi sürecinde birçok özel okul, öğretmenleriyle iletişime geçti ve öğretmenlere, MEB tarafından aranmaları halinde o sırada çalışmadıklarını, uzaktan eğitim yapılmasına rağmen bunu yapmadıklarını söylemeleri tembihlendi. Öğretmenler çalışıyor oldukları halde çalışmıyor gibi görünecek, böylece patronlar, devletin verdiği kısa çalışma ödeneğinden faydalanabilecekti. Azınlıkta kalan kimi okulların patronları, ödeneğin üzerini tamamlayarak öğretmenlerle sene başında anlaşılan maaşı denklerken, çoğu özel okul patronu bunu da yapmadı ve işten çıkarma tehdidiyle öğretmenlere uzaktan eğitimi sürdürme dayatması yaptı. soL Haber Portalı’nda ve PE’nin internet sitesinde öğretmenlere yapılan haksızlıklara ve yaşanan hak gasplarına dair çeşitli haberler bulunabilir.

Hatırlanacağı üzere özel okullardan devlet okullarına nakiller durdurulmuş, özel okul patronlarının pandemi sürecini minimum zararla atlatması için adım atılmıştı. Devlet okullarında okuyan öğrencilerin EBA üzerinden aldıkları eğitimin yetersiz kaldığı kanısı ile bir kısım velinin çocuklarını devlet okullarından alıp özel okullara kaydettirmeye başlaması da özel okul patronlarına çokça yeni “müşteri” kazandırdı. Her iki durum da patronların kârlarına kâr katmasının önünü açtığı halde, aynı okullarda görev yapan özel okul öğretmenleri için durum hiç de iç açıcı olmadı. Öğretmenlerle yapılan sözleşmelerde insanın aklıyla alay edercesine saçma dayatmalarda bulunuldu.

Patronlar, sözleşmelerin yapıldığı süreçte her zamanki gibi mazlumu oynamaktan, pişkince “Kurumu kurtarmamız lâzım, hepimiz aynı gemideyiz,” mavalını tekrarlamaktan geri durmadı. Önümüzdeki yılın belirsizliklerle dolu olduğu öne sürülerek çoğu öğretmen o yıl için daha fazla çalışma süresiyle karşı karşıya bırakılırken, birçok öğretmen maaşına zam alamadı; alanlara teklif edilen ücretlerse gerçekten komikti. Öte yandan patronların içi o kadar “rahattı” ki yapılan sözleşmelerin birçoğu, yıl içinde pandemi yüzünden eğitime ara verilmesi halinde öğretmenlerin yine devletin verdiği ödeneğe mahkûm olması hükmünü içeriyordu. Bu, Bakanlık tarafından uzaktan eğitim kararı alınması halinde öğretmenlerin yarı maaş hatta daha azını alması anlamına geliyor. Unutulmamalıdır ki ülkemizde hâlâ çok sayıda eğitim kurumu, maaşların bir kısmını kayıtlara geçmemesi için elden ödüyor, hatta banka hesabına maaş olarak yatırılan ücretin bir kısmını öğretmenin kuruma götürüp elden geri vermesi bekleniyor. Buna paralel olarak pek çok kurum, çalıştırdığı öğretmenlerin sigortalarını asgari ücret bareminden yatırıyor. Elbette sigortası asgari baremden yatırılan öğretmenlerin, devletin pandemi süresince sağladığı kısa çalışma ödeneği de bir hayli düşük oluyor.

Tüm bunlara ek olarak, bazı kurumlarda sözlü yapılan anlaşmalarda öğretmenlere, olası bir uzaktan eğitim durumunda sözleşmenin baştan aşağı yeniden değerlendirileceği de söylendi. Bu, 17 Ağustos’tan itibaren uzaktan eğitime geçildiği için, özel okul öğretmenlerinin tamamen patronların insafına bırakıldığı anlamına geliyor.

Mevcut durumda birçok özel okul öğretmeni işten çıkarılma tehdidiyle ya da uzaktan eğitim vererek komik bir ücret karşılığı çalışmaya zorlanmakla yüz yüze gelmiş durumda. Pandeminin en başından beri yaşanan sorunlarla birlikte bu durum bazı şeyleri apaçık gözler önüne seriyor:

  • Milli Eğitim Bakanlığı aldığı kararlarda özel okul sahiplerini gözeterek hareket etmiş, patronların süreçten mağdur olmamasını sağlama yönünde davranmış, ancak özel okul öğretmenlerinin mağduriyetlerini gidermek adına özel okul yönetimlerine yönelik yaptırımlarda bulunmamıştır.
  • Özel okul patronları, pandemi sürecinde öğretmenlere “hepimiz aynı gemideyiz” imajı çizmiş, öğretmenlerin mağduriyetlerinin sebebini pandemi olarak göstermeyi kendilerine hak bilmiştir.
  • Patron sınıfı düzenin iç dinamiklerini lehine kullanacak kadar örgütlüdür ve bu örgütlülüğü işçilere karşı kullanmaktan imtina etmez. Özel okul patronları ve öğretmenleri arasındaki ilişki bundan bağımsız değildir. Bu minvalde öğretmenler işçi sınıfının bir parçası olduklarının farkına varmalı ve karşı karşıya kaldıkları durumların sınıfsal temellerini kavrama yetisi kazanmalıdır. Özel okul öğretmenlerinin yaşadıkları ve önümüzdeki dönem yaşayacakları mağduriyetleri pandemi sebebiyle mazur görmelerini bekleyenlerin karşısına, sürecin emekçileri mağdur etmeden yönetilebilecekken patronlar lehine yönetildiği farkındalığıyla çıkılmalıdır.
  • Birer işçi olarak öğretmenler için örgütlenmek, hatta patronlardan çok daha sıkı bir şekilde örgütlenmek daha önce hiç olmadığı kadar yakıcı bir ihtiyaç haline gelmiştir. Yukarıda sayıp döktüğümüz tüm sorunların ve bunların çok daha fazlasının, patronların böylesine açgözlü ve acımasızca davranabilmesinin sebebi, patronların örgütlülüğü olduğu kadar özel okul öğretmenlerinin örgütsüzlüğü, birbirlerinden haberdar olmayışı, birbirlerinin arkasını kollamaya, hep birlikte haklarını aramaya bunca zamandır pek az yanaşmış olmasıdır.

Bu noktada PE Dayanışma Ağı bünyesinde bir araya gelen ve Doğa Koleji patronlarının uyguladığı zorbalığa karşı mücadelelerini yükselten öğretmenleri hatırlatmakta fayda var.  Bu ve buna benzer irili ufaklı birçok örnek, hak mücadelesinde bir araya gelmenin önemine ve buradan elde edilebilecek sonuçlara hararetle işaret ediyor.

Öte yandan Türkiye Komünist Partisi, 10 Ağustos Pazartesi günü yapılan duyuruyla, birçok sektörden işçi için son derece önemli bir platformun kuruluşuna öncülük edeceğini ilan etti: Birlik Sendikası. Bu sendikanın kapıları, özel okul öğretmenlerine de ardına kadar açık olacaktır. Özel okul öğretmenleri böylelikle de patronların zorbalığından hep birlikte hesap sorabilecek, hak ihlâlleri ve gasplarıyla hep birlikte mücadele edebilecek, güvencesiz çalışma tehdidine karşı hep birlikte göğüs gerebilecek.

Tekrarlamakta fayda var: Öğretmenler işçidir; yaşamlarını sürdürebilmek için satabilecekleri tek şey emekleridir. Eğitim gibi hayati bir konuda canlarını dişlerine takarak, gece gündüz demeden çalışan öğretmenlerin yaşadığı geçim sıkıntıları da toplumun her kesimini ve kuşkusuz ki geleceği etkileyecek, son derece yoğun ve çok yönlü başka sorunlara gebedir.

Eğitim “sektörü”nün kâr etmeyen tarafları olarak öğretmenler, öğrenciler ve veliler için, kâr etmekten başka hiçbir amacı olmayan patronlara karşı bir araya gelerek mücadele etmek artık ertelenemeyecek bir zorunluluk halini almıştır. Bu mücadelenin verileceği kanallar da açıktır. Özel okul öğretmenleri olarak tepemize çöreklenen bu karanlığın dağılması, ancak ve ancak ait olduğumuz safların sıklaştırılmasıyla mümkündür.

Bir özel okul öğretmeni/ Bursa

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Karizma Beşler fabrikasında işçilerin fazla mesai ücretleri ödenmiyor

İstanbul Silivri’de bulunan Karizma Beşler sucuk fabrikasında Aralık ayı mesai ücretlerinin eksik dağıtıldığı öğrenildi. Patronların …

0 0 vote
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x