DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Direnişteki MTN işçisi anlattı

Sendikalı oldukları için işten çıkarılan MTN Plastik işçileri iş kanununun 25/2 maddesine dayanarak işten çıkarılmış ve işçiler bu duruma sessiz kalmayarak Haziran başında eylem yoluna gitmişlerdi.

Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde bulunan MTN Plastik fabrikasından çıkarılan işçiler yaşadıklarını Patronların Ensesindeyiz Ağı’na anlattılar.

Sendikalaşma sürecinin nasıl başladığını anlatırmısınız?

Çalışanlar açıkcası pek yanaşmıyorlardı sendikalaşmaya. Pandemi sürecince alınamayan ücretler, eksik yatırılan sigortalarımız, yemeklerin gün geçtikçe kötüleşmesi son nokta oldu. Sendika üyesi olduk. Yoksa bunları biz yaşamasaydık eğer, bir çok arkadaşımız üye olmayacaktı. Ama herkesin canına tak edince işçiler üye oldu.

Bizi 1 saat içinde izne yolladılar

26 arkadaşımız var şu anda işten çıkarılan. Hakkımızı arayacağımızı söylediğimizden dolayı 1 saat içinde bizi izne yolladılar. Ben sigortadan gelen mesajla öğrendim işten çıkarıldığımı. Hepimizi iş kanunun 25-2 maddesinden çıkardılar, bu maddeden dolayı işten çıkarıldığımız için kıdem tazminatı hakkımızdan edildik. İşsizlik maaşımız yok ve iş bulmakta da zorlanıyoruz.

e-devlet şifrelerini istediler

Asgari ücrete çalışıyoruz. O asgari ücreti de tam net alamıyoruz. Zorunlu mesaiye kalmamızı istiyorlar.  Kalıyoruz ama mesai ücretlerimizi alamıyoruz. Sendikaya başvurumuzu yaptık. Yaptığımız başvuru fabrika yetkilileri tarafından öğrenilmiş. Fabrikada çalışan arkadaşlarımıza baskı yaptılar. Sendika üyeliğini sorgulamak için avukatlar eşliğinde fabrikada çalışan herkesin e-devlet şifrelerini istediler. Şifreyi vermek istemeyenlere de “tamam o zaman, sen kendin şifreni gir bilgisayardan” dediler.

Pandemi fırsatçılığı

Pandemi çıktıktan sonra yıllık izni olan çoğu arkadaşımızı yıllık izne çıkardılar. 1 hafta izne ayırdılar, 1 hafta çalıştırdılar. Hem yıllık izinlerini kullandırmış oldular hem de izin paralarını yatırmadılar.

Corona günlerinden önce çalışma koşullarınız nasıldı? Ne gibi problemler yaşıyordunuz?

İşçi sağlığından söz ediyorlar mesela. Bizim soyunma dolaplarımız var. Biz bir dolabı üç kişi kullanmak zorunda kalıyorduk. Pandemi sürecinde de devam ediyordu bu durum. Yer sıkıntısı var. Tuvaletler ile giyindiğimiz dolaplar yan yaya. Biz bu durumu defalarca dile getirdik. Ama hala aynı.

İşçilere hırsız muamelesi

Örneğin yemekhanede kendisine verilen keki, meyve suyunu yemeyen arkadaşlarımız eve götürüyorlardı. Bu çok normal bir şey sonuçta. Genel müdürün kararıyla yasakladılar. Güvenlik görevlileri çantalarımızı arıyorlardı.

Hiçbir değerimiz yok

Bizim fabrikada işçiye hiç önem verilmedi. Hatta geçen sene yaz aylarında deprem olmuştu. Deprem olduğunu farkedenler var, farkedemeyenler var. Biz farketmedik. 8- 4 vardiyasındaydık. İş güvenliği uzmanı da dahil beyaz yakalıların hepsi dısarı çıkmış geri kalan işçiler içerde çalışıyor. Tabi kimseye de haber vermiyorlar. İş güvenliği uzmanı “Deprem bitti zaten susun da işinize devam edin” gibi bir cümle kullanmış. Hiçbir değerimiz yok.

“İşçilerin emeğiyle…”

 Patronun maddi durumu çok iyi, yan tarafta ikinci fabrikayı yapıyor. Fabrikayı pandemi dolayısıyla yapmaya başladı. İşçilerin emeğiyle yani…

Şu anda biz bu mücadeleyi verirken patron iki tane daha yeni makine getirmiş.

“İşten çıkarılma kağıtlarımız… “

Yazan “İş yerinde COVİD-19 sebebiyle iş güvenliği ve sağlığı önlemleri alınmış olmasına rağmen iş arkadaşlarını işe gelmeme, çalışma şeklinde örgütlemeye çalışılması sebebi ile; 4857 iş kanunu 25/2 hükmünce iş akdiniz feshedilmiştir.” diyor.  Biz arkadaşlarımıza işe gelmemelerini söylemedik kesinlikle. Bir şeyler uydurulmuş…

Biz bir şey yapamayız, bize de baskı geliyor”

Fabrika önünde eylem yapacağımız zaman, sendika olarak emniyete kaymakamlığa her tarafa başvurduk. Kaymakam bize diyor ki “biz bir şey yapamayız, bize de baskı geliyor.” Bu sıkıntılar içindeyiz şuan, aşamıyoruz. Bugün misal bize eylemde sessiz olacaksınız dendi, sadece slogan attık, teyp sesini, her şeyi kapattırdılar.

Sonunu göze alarak örgütlenmeye baş koyduk”

Birkaç arkadaşımızı aramaya başladılar “gelin düzgünce yollarımızı ayıralım.” diyorlar. İşe geri almıyorlar tabi. Şu an örgütlenmeyi durdurarak direnişi kırmak istiyorlar. “İşsizlik maaşını ve tazminatınızı alırsınız, el sıkışarak gidelim” diyorlar. Sadece bizim önümüzü kapatacaklar. Bir iki bin lira fazla vererek dava açma hakkımızı engelleyecekler. Biz bu yola baş koyduk, sonunu göze alarak örgütlenmeye baş koyduk.

 

 

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Samsun’da Kültür Sanat Emekçileri Dayanışma Ağı kuruldu

Samsun’da Patronların Ensesindeyiz (PE) dayanışma ağının çağrısıyla buluşan kültür, sanat emekçileri PE Samsun Kültür Sanat …

0 0 vote
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x