Özlenir Beyoğlu Mağazası Emekçileri: “Normalleşmeden kasıtları buymuş”

Normalleşme çağrılarıyla birlikte birçok iş yeri gibi “normale” dönen Özlenir Beyoğlu Mağazası salgın sürecindeki hak gaspları, toplu işten çıkarmalar ve bir türlü ödenmeyen tazminatlarla gündeme gelmişti.

11 Mayıs günü kapılarını açan mağaza ilk olarak 02 kodu ile işten çıkarılan ve hiçbir hakkı ödenmeyen depo çalışanlarını, ardından da Kısa Çalışma Ödeneği alan personeli geri çağırdı. Mesailer 12.00-18.00 olarak belirlenmiş olmasına rağmen daha ilk günden çalışanların temizlik bahanesiyle saat 10.00’da mağazada olmaları istendi. Ayrıca girişlerin takibi için günlük olarak tutulan imza çizelgesi o gün imzalatılmadı. İş saati keyfi bir biçimde iki saat uzatılırken yemek molaları 15 dakikaya indirildi.

Mağazanın açılmasıyla birlikte çalışanlara yalnızca birer adet siperlik dağıtan şirket yönetimi, maske ve eldiven gibi hayati malzemelerin çalışanlar tarafından temin edilmesi gerektiğini söyledi. Dahası, pandemi koşullarında binanın hijyeninin profesyonel ekiplerce sağlanması gerekiyorken, bu iş hiçbir şekilde görev tanımında olmamasına rağmen satış danışmanlarına yaptırıldı. Yakın zamanda iş yerlerinde bir komite kuran Özlenir emekçileri salgının henüz devam ettiği bu günlerde yönetimin bu şekilde baştan savma önlemler almasının tüm çalışanların ve de müşterilerin sağlığı açısından son derece riskli olduğunun altını çiziyor:

“Biz satış personeliyiz. Yaklaşık 2 aydır kapalı olan 8 katlı bir binanın dezenfektasyonu özellikle bugün çok önemliyken bu işi bize yaptırarak hem bizim sağlığımızı hem de müşterilerin sağlığını tehlikeye atıyorlar. 11 Mayıs günü bize birer adet siperlik verildi, 2 hafta geçti, halen aynı şeyi kullanıyoruz. Her yerde bas bas bağırıyorlar ‘siperlik, maske ve eldivensiz bir işe yaramaz’ diye. Bunu niçin biz temin edelim? Bir paket maske 50 TL, biz iki aydır doğru dürüst maaş mı aldık?”

Ayrıca salgın öncesinde iş sağlığı ve güvenliğini tehdit eden koşulların devam ettiğini belirten emekçiler şunları ekliyor:

“Taşerondan temizlik personeli bir arkadaşımız vardı. Ocak ayında temizlik yaptığı bir esnada, girişteki tabelayı silerken, kendisini elektrik çarptı ve yüksekten düştü. Neredeyse ölüyordu! Hastaneye gittiğinde ise sigortasız olduğu ortaya çıktı. O tabela tamir ettirilmedi tahmin edersiniz ki… Sonra tabii hiçbir şey değişmedi. Bunu geçenlerde verdiğimiz röportajda da anlatmıştık. Örneğin halen yangın tüplerinin kontrol ve bakımı yaptırılmadı, yangın çıkışları ürün kolileriyle kapatılmış durumda. Tekstil mağazası burası, ya bir yangın çıksa! Mesele sadece salgından etkilenmek, hasta olmak da değil yani. Elektrik çarpabilir, düşüp ölebilirsin de… Yangın çıkabilir, tüpler boştur, çıkışlar kapalıdır, kaçamayabilirsin belki… Gördüğünüz gibi Özlenir’de her şey “normal”, her şey eskisi gibi. Aynı tas aynı hamam. ‘Normalleşme’den kasıtları buymuş; salgın (güya) geçecek, uzun çalışma saatleri, işsizlik tehdidi, ölüm tehdidi geri dönecek.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!