DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Rehabilitasyon merkezi öğretmenleri haklarını istiyor

Son günlerde yaşanılan hak gaspları sebebiyle gündemden düşmeyen özel okullara her gün bir yenisi ekleniyor. Patronların Ensesindeyiz Özel Okul Öğretmen Dayanışma Ağı ile iletişime geçen Özel Rehabilitasyon Merkezi Öğretmenleri yaşadıkları sorunları anlattı.

Rehabilitasyon öğretmenlerinin hakları, 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu’na göre açılan Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri’ndeki öğretmenlerin çalışma koşulları 4857 sayılı İş Kanunu’na göre düzenleniyor. Bununla beraber öğretmenlerin çalıştıkları yerler olan Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi açma hakkı için ise yönetmelikte belirtilen aşağıdaki maddeler yeterli olabiliyor:

1) En az ilkokul mezunu olduğuna dair belge.

2) Özel hukuk tüzel kişiler için, şirket ilanının yayımlandığı ve merkezin açılışının faaliyetleri kapsamında olduğunu gösterir ticaret sicil gazetesi, vergi levhası ve imza sirküleri.

3) Özel hukuk tüzel kişilerin göstereceği temsilciden, sermaye şirketleri için, temsilcinin hissedarlar arasından olduğunu gösterir noterden tasdikli belge ve karar örneği.

4) Özel hukuk tüzel kişilerinin göstereceği temsilciden dernek ve vakıflar için yönetim kurulu üyesi olduğunu gösterir noterden tasdikli belge ve karar örneği, merkezin açılışının vakıf senedi/dernek tüzüğünde yer aldığını gösterir belge. 

Rehabilitasyon Merkezleri: Patronun Yeni Oyuncağı

 Öğretmenler, özel eğitim gibi ciddi bir alanın ‘eğitimle ilgisi olmayan ve yeterince sermayesi olan’ patronların elinde oyuncak haline getirilmesi sonucunda, hali hazırda geçerliliği olan yasaların tanıdığı hakları dahi kullanamadıklarını dile getiriyorlar. Özel Rehabilitasyon Merkezi çalışanı olan öğretmenler, yaşadıkları sorunları ise şu şekilde özetliyorlar:

‘’Bizler, ülke genelinde görev yapan, sayısı 32.000’i bulan ve özel kurumlarda çalışan öğretmenler olarak, haftada 40 saat ders karşılığı ücretli sözleşme imzalamamıza rağmen çoğunlukla asgari ücretle çalışan emekçileriz. Kıdem tazminatı alamamakla birlikte, yıllık izin olarak tanımlı olan on beş (15) gün izni ise patronun sözleşme bitimine denk getirmesi sebebiyle kullanamıyoruz. Yaz ve şubat tatillerimiz bulunmuyor veya patronun inisiyatifine bırakılıyor. Hafta içine denk gelen tatillerde ise hafta sonu çalışıyoruz ve ek mesai ücreti alamıyoruz. Hasta raporu kabul edilmiyor ve aynı zamanda doğum ve aile cenazelerine dahi rapor kullanamıyoruz. Özel kurum sahiplerinin inisiyatifine bırakılan Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri’nde çalışan öğretmenler olarak bizlerin emeklilik ikramiyesi ve sendikal hakları da bulunmuyor. Fazladan mesai verilen öğretmenlere ödeme yapılmadığı gibi, ek mesai için uygun olup olmadıkları da sorulmuyor. Kadroya geçebilmek için girmemiz gereken KPSS sınavına yoğunluktan dolayı çalışmak için vakit bulamıyoruz ve asgari geçim indiriminden (AGİ) de yararlanamıyoruz”.

Öğretmenler Haklarını Talep Ediyor

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri’nde çalışan öğretmenler adeta taşeronlaşmış bir sistematikle, iş güvencesi olmadan, düşük ücretle, uzun çalışma saatleriyle, özel kurumlar arasındaki rekabet koşullarında ve izin hakları gasp edilerek çalışmaya zorlanıyor. Öğretmenler, özlük haklarında sıkıntı yaşadıklarını dillendirdiklerinde ve haklarını talep ettiğinde ise mobbinge de maruz kalıyor. “Sorunları birçok kanaldan duyurmaya çalışsak da çözüme dair bir adım göremedik’’ diyen öğretmenler, tüm Özel Rehabilitasyon Merkezi Öğretmenlerini birlik olmaya ve hakları için mücadele etmeye çağırıyor.

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sezon boyu toplam 3 ay çalışan turizm emekçileri anlattı: Bu kış zor geçecek!

Turizmin yaz aylarında yoğunlukta olduğu Antalya’da, sezonun sonuna gelindi. Pandeminin en çok etkilediği sektörler arasında …

0 0 vote
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x