Mardin’ in Midyat ilçesinde faaliyet gösteren Can Kardeşler Rehabilitasyon Merkezi’nde çalışırken haksız yere işten çıkartılan işçi yaşadıklarını Patronların Ensesindeyiz Ağı’yla paylaştı.
Çalıştığı süreçte hak gasplarına ve patronlarının dayattığı hukuk dışı çalışma koşullarına maruz kaldığını belirten işçi, patronları tarafından tehdide uğradığını, maaşının bir kısmını elden geri teslim ettiğini belirtti.
Özel rehabilitasyon merkezinde işten çıkarılan işçiyle, iş yerinde yaşadıklarını konuştuk.
Merhaba. Öncelikle Can Kardeşler Rehabilitasyon Merkezi’nde ne kadar süre çalıştığınızı ve yaptığınız işin tanımını paylaşabilir misiniz?
Bir yıl 5 ay çalıştım. Hostes tanımıyla işe alındım.
Bu işyerinde size iş tanımınız dışında başkaca işler yaptırıyorlar mıydı?
Hosteslik dışında öğrenci hastane raporlarını, RAM raporlarını hazırlayıp dışardaki ek işler olarak hallederken; kurum içinde de çay servisi, temizlik, servis arabasını yıkama gibi işlerde kullanılıyordum. “İstemezsen çıkarsın” söylemi çerçevesinde yapmak zorunda olmadığım işleri yapmak zorunda bırakıldım.
İşyerinde baskıya, mobbinge maruz kalıyor muydunuz?
Evet. Oturma şeklime kadar yargılanıyordum. Bana ait olmayan işlerde haksız yere azarlanıyordum.
Ücret olarak 1300 TL bende kalıyordu, gerisini elden veriyordum
Aylık ücretiniz ve diğer hak edişleriniz her ay tam tutarda ve düzenli olarak ödeniyor muydu?
Hayır. Asgari ücret yatırılıyordu hesabıma ama sadece 1300 TL bende kalıyordu. Geri kalanını çekip kurum yöneticisine elden geri veriyordum.
İşyerinde yaşadığınız haksızlıklara karşı hangi yollara başvurdunuz ve patronlar tarafından bu hususta geri dönüş oldu mu?
İlk seslenişimi işe başladığım gün bana yazdırılıp sonra imza atmak zorunda kaldığım istifa dilekçesinde yapmıştım. Ama istifa dilekçesini imzalamadığım takdirde işe alınamayacağımı söylediklerinde imzalamak zorunda kalmıştım. Bir sonraki tepkim zam istemek oldu. Bunda da azarlanmaktan öteye geçemedim. En büyük tepkim ise CİMER’e bütün gördüğüm haksızlıkları bütün çıplaklığıyla yazmak oldu. CİMER şikayetim sonrasında ismimin kurum sahibi tarafından öğrenildiğinde hiçbir gerekçe gösterilmeden işten hakaret ve tehditlerle kovuldum. Ve çıkışım “istifa” olarak verildi böylelikle tazminat hakkımdan da menedildim. İşyeri müdürü, beni odasına çağırdı ve CİMER’e şikayet ettiğimi öğrendiğini söyledi.
CİMER’e şikayetimden sonra iş bulmamı engelledi
CİMER’e şikayetten sonra size tepkileri ne oldu?
Müdür bana “Sen bizi CİMER’e şikayet mi ettin?” diye sordu. Akabinde benden şikayet yazımın içeriğini istedi. Şikayet yazısını alıp fotoğrafını çekti. Ve sonra bana karşı şu ifadeleri kullandı: “Bunun hesabını baban ödeyecek, ailen ödeyecek. Senin bu yaptığın adiliktir, şerefsizliktir. Yediğin kaba taş atmaktır. Senin çıkışını vereceğim. Git nereye şikayet ediyorsan et,” dedi. Sonra odaya aynı işyerinde çalışan iki kişiyi çağırdı. Onların huzurunda beni azarladı. Sonra çıkışımı verdiğini söyledi.
Bunun akabinde, Midyat’taki diğer rehabilitasyon merkezlerine CİMER’e yazdığım şikayet yazısının fotoğrafını mesaj olarak iletti. Bu rehabilitasyon merkezlerine benim işe alınmamam yönünde talimat verdi. Müdürün diğer rehabilitasyon merkezlerine verdiği talimattan sonra hiçbir rehabilitasyon merkezi beni işe almadı. Midyat’ta iş bulamaz hale geldim.
Tehditlere karşı hakkımı aramaya devam edeceğim
Diğer rehabilitasyon merkezlerine seni işe almamaları yönünde talimat veren, seni kendi can güvenliğin ve ailenin can güvenliğine yönelik tehdit eden patronlara karşı hangi yollara başvurmayı düşünüyorsun?
Savcılığa suç duyurusunda bulundum. Alacaklarım için de arabuluculuğa başvurdum. Arabuluculuk görüşmesine gelmek yerine akrabalarım üzerinden “dava açarsa hepinizin canı yanar. Söyleyin güzellikle vazgeçsin yoksa ben yapacağımı biliyorum” gibi tehditler aldım ve almaya devam ediyorum.
Yaşadığın ve muhatabı olduğun bu süreçle ilgili ekleyeceğin başka bir husus var mıdır? Ülkemizde hak kaybına, sömürüye ve patronların türlü haksız eylemlerine maruz kalan işçilere ne söylemek istersin?
“Bize ne, bırak, Allah’ından bulsunlar, boş ver bulaşma, zaten Midyat’ta herkes işçiye böyle davranıyor, böyle gelmiş böyle gidecek, başını belaya sokma, biz mi düzelteceğiz, kabul etmekten başka çare yok, ekmek parası ne yapayım” gibi sözlerle insanlar bana yaklaştı. Bu insanlara çağrım, cesur olmalarıdır. Biz korktukça bizi daha fazla ezmeye kalkıyor bu tür insanlar. Haklarınızın, yaptığınız işin ne kadar değerli ve önemli olduğunun farkında olun, kendinizin de. Ayrıca, bu süreçte beni yalnız bırakmayan Patronların Ensesindeyiz Ağı’na teşekkür ediyorum, desteğinizi ve dayanışmanızı esirgemediniz. Sizin sayenizde cesaret ve güç buldum.



