BİLİM SÖMÜRÜLEMEZ, ÜNİVERSİTELER PATRONLARIN İNSAFINA BIRAKILAMAZ!

Birkaç gün önce üniversite sınav sonuçları açıklandı. Kuruluş amacında “kamu” hizmetini yerine getirmek olan, dolayısıyla kâr amacı gütmemesi gereken vakıf üniversiteleri ellerini ovuşturmaya başladı.

Ama üniversitelerin başına holdingler, aile şirketleri, mafyadan bozma patronlar geçince tek amaç kâr elde etmek oluyor.

Bir yandan yeni “müşteri”ler kazanmaya çalışan üniversite patronları, diğer yandan masraf kalemi olarak gördükleri bilim ve eğitim emekçilerini işten çıkarıyor. Özellikle bu kayıt döneminde, İstanbul’da, Aydın Üniversitesi başta olmak üzere pek çok üniversitede işçi kıyımı yaşanıyor.

Üniversite patronları bir yandan daha ucuza ve güvencesiz çalıştıracakları akademisyenler ve kadrolar için işe alım ilanları çıkarken diğer yandan İstanbul Kongre Merkezi’nde tanıtım günleri kapsamında fuar organize ediyor.

Bu ikiyüzlülüğü kamuoyunun bilgisine sunuyor; tüm vakıf üniversitesi emekçilerini mücadeleye çağırıyoruz.

İstanbul Aydın Üniversitesi Piyasaya Teslim

30 Haziran günü İstanbul Aydın Üniversitesinde büyük bir hak gaspı yaşandı. Yıllarını bu kuruma, bilime ve öğrencilerine vermiş onlarca bilim emekçisi, hiçbir ön bildirim yapılmaksızın kapı dışarı edildi!

İşten çıkarmalarla yetinmeyen üniversite yönetimi, pek çok bilim emekçisinin anayasal ve yasal hakkı olan kıdem ve ihbar tazminatlarına dahi el koydu! Haklarımızı ve işe iademizi konuşmak üzere okul kapısına gittiğimizde ise karşımızda muhatap değil, kapıları yüzümüze kapatan bir yönetim bulduk.

Soruyoruz: Bilimi üretenlere, üniversiteyi üniversite yapanlara kapıları kapatarak neyi amaçlıyorsunuz?

Aile Şirketi Değil Üniversite; Kârlılık Değil Bilim!

Bizler işten çıkarılırken, Resmî Gazete’de kapsamlı kadro ilanlarının yayımlanması, üniversite yönetiminin kurnazlığını da ortaya çıkarıyor. Bugün İstanbul Aydın Üniversitesi, kamusal bir eğitim kurumu gibi değil, hırsları sınır tanımayan bir “aile şirketi” gibi yönetilmektedir!

Yeterince “kârlı” görülmeyen fakülte ve bölümler gözden çıkarılmakta; kadrolar, yönetimin kâr oranını yüksek gördüğü alanlara kaydırılmaktadır. Bilimsel üretim, patronların bilançolarındaki artı ve eksi değerlere indirgenmiştir.

Akademik eğitim ve bilimsel üretim; holdinglerin tüccar zihniyetine ve kâr odaklı büyüme stratejilerine asla teslim edilemez!

Eğitimi metalaştıran, bilim emekçisini güvencesizliğe ve mahkûmiyete iten bu düzen kabul edilemez!

İstanbul Aydın Üniversitesi’nde yaşananlar münferit değildir. Bu tablo; vakıf üniversitelerini birer “ticarethane”ye, akademisyenleri ise “ucuz iş gücü”ne dönüştüren sermaye düzeninin çıplak bir fotoğrafıdır. YÖK ve devletin ilgili kurumları, üniversitelerin birer patron çiftliğine dönüştürülmesine seyirci kalmayı derhal bırakmalı; görevini ve gereğini yapmalıdır!

Patronların Ensesindeyiz Ağı İstanbul Aydın Üniversitesi Emekçileri Dayanışması olarak çağrımızı tekrarlıyoruz:
Vakıf üniversitelerinde çalışan, işten çıkarılan, güvencesizlikle tehdit edilen tüm bilim emekçilerini bir araya gelmeye; haklarımızı gasp edenlerin, bilimi tüccar zihniyetine kurban edenlerin ensesinde olmaya davet ediyoruz!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!