25 Mayıs 2024, Cumartesi

Hamile kaldığı için işten çıkarılmıştı: Demirören Medya önünde basın açıklaması

Demirören Medya’da bir işçi hamile kalmasıyla birlikte istifa etmesi için baskıya maruz kaldı. İstifa etmemekte direnen işçi, işten çıkarıldı. Yaşananlara ilişkin Patronların Ensesindeyiz ve Kadın Dayanışma Komiteleri Demirören Medya önünde ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. 

Geçtiğimiz günlerde, Demirören Medya’nın finans departmanında çalışan kadın emekçi, hamile kalmasının üzerine yöneticilerinin baskı ve mobbingine maruz kaldı. Şirket yöneticileri, kadın emekçinin hamile kalmasını gerekçe göstererek istifa etmesi yönünde baskı oluşturdu. İstifa baskısına direnen emekçi, yöneticileri tarafından işten çıkarıldı.

Demirören Medya’nın önünde yaşananlara tepki göstermek adına birlikte Patronların Ensesindeyiz (PE) ve Kadın Dayanışma Komiteleri (KDK) kadın işçiyle birlikte bir basın açıklaması düzenledi. 

Basın açıklamasında söz alan kadın emekçi, konuşmasında “Çocuk haberine kadar üstlerimin övgü ile bahsettiği bir insandım. Hamile kalmamın ardından istifam istenerek karşılığında iki maaş teklifinde bulunuldu.” ifadelerine yer verdi.

Mücadeleye ve kadınların işyerlerinde yaşadıkları sorunlara dikkat çeken emekçi, “Buradayım, çünkü kadınların anne olmak için kariyerinden vazgeçmek zorunda bırakılmasına karşıyım. Kadınların her alanda var olabileceklerini inanıyorum. Ve istiyorum ki bu iş yerinde bir kadın daha benim yaşadığım durumu yaşamasın. Umudum başka kadınlara da ulaşmak ve haklı mücadelelerinde yalnız olmadıklarını göstermek.” dedi.

“Bundan 15 gün öncesine kadar Demirören Medya Grubu’nda bütçe raporlama uzmanı olarak çalışıyordum. Sonrasında planlamadığım bir hamilelik süreci başladı. Bunun burada olmak ile ne alakası var diyebilirsiniz. Ben de tam olarak bu sorunun cevabı için buradayım. Hamilelik sürecime kadar üstlerimin övgü ile bahsettiği bir insandım. Müdürlük verilmesi konuşuldu; ta ki çocuk haberine kadar. 15 Ocak günü direktörüm tarafından arandım ve hamileliğimin onun için bir problem olduğunu öğrendim. İstifamı isteyerek karşılığında bana iki maaş teklifte bulundu. Bunun haklı fesih sebebi olmadığını söylediğimde bana ‘korunmasız seks yapmayacaktın’ dedi. 

Başta çocuk için çok sevindiğini söyleyen direktörüm, çocuğumun planlı olduğunu düşündüğü ve bu durumun ona atılmış bir gol olduğuna inandığı için beni gece gündüz çalıştırıp bütçe dönemini bitirene kadar bekledi. Yerime gelecek çalışanı bile ayarlayan sevgili direktörüm bu süreç içerisinde bana hiçbir şey söylemedi. 

Plan nedir biliyor musunuz? Hamile olan birini dava açamasın diye 6 ayının dolmasına 1 gün kala işten atmaya çalışmaktır. Plan, tahmini 9 ay boyunca iş bulamayacak birine ‘al iki maaş ve git’ demektir. İnsanların aile hayatı ile ilgili hadsiz açıklamalar yapıp tüm bunlar olmamış gibi son gün gelince yılsonu performansı demektir.

Buradan Meltem Demirören’e sesleniyorum; Daha öncesinde de yıllarca Demirören Grubu için çalışmış biri olarak bunu mu hak ediyorum?

Şimdi buradayım çünkü hiçbir kadının anne olmak ve kariyer yapmak arasında tercih yapma zorunluluğu olmasın istiyorum. Çocuk sahibi bir baba adayının performansı ya da cinsel hayatı ile ilgili hiçbir konu nasıl tartışılmıyorsa kadın için de bu sürecin böyle olmasını istiyorum. Yaşadığım cinsiyet eşitsizliğine rağmen insanların bu kavramlardan bağımsız saygıyı hak ettiğine inanıyorum. 

‘Bir kadın daha benim yaşadığım durumu yaşamasın’

Buradayım çünkü kadınların anne olmak için kariyerinden vazgeçmek zorunda bırakılmasına karşıyım. Kadınların her alanda var olabileceklerini inanıyorum. Ve istiyorum ki bu iş yerinde bir kadın daha benim yaşadığım durumu yaşamasın. 

Evet, cinsiyet eşitsizliği yaşıyorum ve tüm kadınlar yaşıyor bunu. Ama cinsiyetten bağımsız kadın erkek herkesin sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum. Bu insan olmakla olmamak arasında bir mücadele. Ben bu mücadelede yalnız değilim. Kadın Dayanışma Komiteleri ve Patronların Ensesindeyiz Ağı ile birlikte mücadele ediyorum. Umudum başka kadınlara da ulaşmak ve haklı mücadelelerinde yalnız olmadıklarını göstermek.”

KDK: “Kadınların yakasından düşün artık”

Kadın Dayanışma Komiteleri adına söz alan Serap Emir, “İstiyorlar ki evde oturalım, çocuk bakalım, sonra geçinemeyince de patronların bize reva gördüğü güvencesizliğe, yoksulluğa, payımıza düşen şiddete razı olalım” ifadelerine yer verdi.

Demirören’de çalışan emekçilere seslenen Emir, “Ziraat’ten çektiği kredi borcunu ödemeyen Demirören’in, sizi kredi kartlarına mahkum etmesine izin vermeyin. Cebinizden çalacağı her bir kuruşa karşı sizin yanınızdayız, Demirören’in ensesindeyiz” dedi.

“Bugün Kadın Dayanışma Komiteleri ve Patronların Ensesindeyiz Ağı olarak Demirören Holding’in hamile kaldığı için işten çıkardığı arkadaşımızın mücadelesine destek olmak için buradayız.

“Erdoğan, 3 çocuk sipariş ediyor, hamile kalıyoruz patronlar işten çıkarıyor. İstiyorlar ki evde oturalım, çocuk bakalım, sonra geçinemeyince de patronların bize reva gördüğü güvencesizliğe, yoksulluğa, payımıza düşen şiddete razı olalım. Ama razı olmuyoruz. İşte buradayız!”

“Buradayız çünkü onun mücadelesi kadın erkek hepimizin mücadelesi… Buradayız çünkü milyonlarca kadın emekçi her gün farklı farklı işyerlerinde benzer zorbalıklara, hak gasplarına uğruyor, mobbing’e şiddete maruz kalıyor. Daha iş görüşmelerinden başlıyorlar biz kadınların üzerinde baskı kurmaya… Çocuk yapmayı düşünüyor musunuz? Evlilik planınız var mı? Evleniriz evlenmeyiz, çocuk yaparız yapmayız, buna ancak biz karar veririz. Ama yok, ellerinden gelse her anımızı onlar planlayacak… Neden? Çünkü istiyorlar ki iş dışında başka bir meşguliyetimiz olmasın, günde 12 saat çalışalım yetmesin üzerine fazla mesai yapalım! Yeter ki patronların kârları düşmesin… Biz de diyoruz ki kârlarınız da servetiniz de yerin dibine batsın!”

Bizi konuşmadıkları bir günleri bile geçmiyor… Cumhurbaşkanından Diyanet İşleri Başkanına, patronundan holdingine, tarikatına… Artık yeter! Bizim üzerimizden kirli projelerinizi hayata geçirmeye çalışmaktan vazgeçin artık! Kadınların yakasından bir düşün artık! 

Ama düşerler mi… Bizi güçsüz düşürmek, patronlara ucuza çalıştırmak için yapıyorlar. Her gün siyasetçileri çıkıp kürsülerden kadınlar hakkında ahkâm kesecek ki patronlar bizi üç kuruşa, güvencesiz, sigortasız çalıştırabilsin… Tarikat şeyhleri, din tüccarları kadınların yaşamını karartacak ki patronlar ilk sıkıştıklarında kadınları işten çıkarabilsin… “

‘İnsanca yaşamak istiyoruz’

Kurmuşlar bir düzen dönüyor, altında da en çok biz emekçi kadınlar eziliyoruz. Kreş açmak yok, eşit işe eşit ücret yok, fazla mesai, hafta tatili yok… Ne var? Hamile kalınca işten çıkarmak var, ödenmeyen ücretler var, zorbalık var, mobbing var. Bir de 25 Kasımlarda, 8 Martlar her birimize bir adet kırmızı karanfilleri var. Biz karanfillerinizi istemiyoruz biz ekmek istiyoruz. Biz karnımızı doyurmak, çocuklarımızın geleceğinden, kendi geleceğimizden emin olmak istiyoruz. Biz insanca yaşamak istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz.

Son olarak buradan ilan ediyoruz: Demirören’in yandaşlığını cümle alem biliyor, ama emekçi kadın düşmanlıklarını da cümle aleme biz duyuracağız! Bu ilk vakaları da değil. 2020’de güvenlik görevlisi Zeynep Tüzer ayakkabılarıyla halıyı kirlettiği için işten atıldı. 2022’de gazeteci Zeynep Irmak Öcal çocuğu olduğu için işten atıldı. Şimdi de arkadaşımız hamile kaldığı için işten atıldı. Demirören Holding patronu Meltem Demirören gözlerinin yaşına baktı mı bu kadınları işten atarken? Evet Meltem Demirören bir kadın… Ama bir patron ve sınıfının safında… Biz de Kadın Dayanışma Komiteleri olarak sınıfımızın safındayız… Emekçi kadınlar olarak işçi sınıfının safındayız. Bugün Demirören’in önündeyiz, yarın hangi emekçi kadın arkadaşımız nerede bir hak gaspına uğrarsa oradayız.  

İletişim emekçilerine çağrı

Biliyoruz Demirören’de bugün zam artış günü… Yine biliyoruz ki Demirören’in vereceği zammın çalışanların talebinin altında kalması ihtimali yüksek. Demirören Medya çalışan iletişim emekçilerine de çağrımızdır: Ziraat’ten çektiği kredi borcunu ödemeyen Demirören’in, sizi kredi kartlarına mahkûm etmesine izin vermeyin. Cebinizden çalacağı her bir kuruşa karşı sizin yanınızdayız, Demirören’in ensesindeyiz. 

Kadın Dayanışma Komiteleri ve Patronların Ensesindeyiz olarak diyoruz ki, “Sıranın sana gelmesini bekleme, örgütlen!” Laiklik için, eşitlik için, işyerlerinde hakkını savunmak için örgütlen! Sana dayatılan kaderi değiştirmek için örgütlen. Biz örgütleniyoruz! Yalnızlığımıza son vermek için örgütleniyoruz! Bu ülkede emekçi kadınlara yaşatılan şiddetin, sömürünün, yoksulluğun hesabını sormak için örgütleniyoruz!”

PE: Demirören, sicili epey kabarık bir medya patron şirketi

Patronların Ensesindeyiz adına basın açıklamasında konuşan Merve Güzey, “Betül arkadaşımızın mücadelesinin sonuna kadar yanında olacağız. Yaşanan bu ayrımcılığın ve haksızlığın hesabını hep birlikte soracağız. Bu sadece onun hikâyesi değil, aynı zamanda tüm emekçi kadınların mücadelesi” ifadelerini kullandı.

“Bugün, basın açıklamamıza, Demirören Medya’dan hamile olduğu gerekçesiyle işten çıkarılan Betül arkadaşımız için bir araya geldik. 

Demirören, geçmişte de işçilere yönelik hak gaspları, emek sömürüsü ve patron şiddeti ile tanınan sicili epey kabarık bir medya patron şirketidir. 

Yine bir zam döneminde, Demirören bildiğini okumaktan şaşmıyor ve işçi kıyımlarına devam ediyor. Şimdi sıra sopalarını kadın emekçilere göstermeye geldi. Bir kadın arkadaşımızı hamile olduğu gerekçesiyle hukuksuz bir şekilde işten çıkarttı. 

‘Ayrımcılığın ve haksızlığın hesabını birlikte soracağız’

Ancak bilmiyorlar ki onlar ne yaparsa yapsınlar biz kadın emekçileri susturamazlar. 

Biz Kadın Dayanışma Komiteleri ve Patronların Ensesindeyiz olarak, arkadaşımızın mücadelesinin sonuna kadar yanında olacağız. Yaşanan bu ayrımcılığın ve haksızlığın hesabını hep birlikte soracağız!

Arkadaşımızın yaşadığını, hiçbir işçi arkadaşımızın yaşamaması için mücadele edeceğiz. Bu sadece onun hikayesi değil, aynı zamanda tüm emekçi kadınların mücadelesi. Bugün burada yaşananlara dur dememek, Demirören’e tepkimizi göstermemek, yarın çok sayıda emekçi arkadaşımızın patronlar tarafından fütursuzca haklarının gasp edilmesi anlamına gelmekte.

Bugün Kadın Dayanışma Komiteleri ve Patronların Ensesindeyiz olarak bir araya geldik. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Demirören Medya patronu korkmalıdır çünkü bizim için mücadele yeni başlıyor. Tüm emekçi arkadaşlarımızın hesabını sormak için emek hırsızı Demirören Medya’nın ensesinde olmaya devam edeceğiz.”