Belediye şirket işçiliği: Güvencesizlik, kuralsız çalışma, ucuz emek

2017 yılında AKP’nin OHAL döneminin ürünlerinden biri de 696 sayılı KHK ile taşeron düzenlemesiydi ve apar topar meclisten geçirilmişti. AKP’nin ‘taşeron sorununu çözüyoruz’ dediği yasada birçok kamu kurumu düzenleme dışı bırakılmış ve binlerce işçi kadro alamamıştı. Bu mağduriyeti en yakıcı olarak hisseden kesimlerden biri de belediye işçileri oldu. Sözde kadro ile binlerce belediye işçisi, şirket çalışanlığına mahkûm edildi.

Geçtiğimiz pazar günü Ankara’da farklı kurumlardaki taşeron şirketlerde çalışan işçiler bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Ankara Ulus meydanında yapılan basın açıklamasında belediye işçileri, aile sağlığı merkezi çalışanları, ek ders ücretiyle çalışmak zorunda bırakılan öğretmenler ve halk otobüsü şoförleri de yer aldı.  Kanunsuzca işten çıkarılan ve belediye önündeki direnişlerinin 42. günündeki Ataşehir Belediye işçileri de basın açıklamasında haklı direnişleri için destek talebinde bulundu.

Şirketlere kaynak aktarımının en kolay yolu olan taşeronluk, AKP’li yıllarda büyüdü. Belediyelerde taşeronluğun geçmişi ise yıllar öncesine dayanmakta, AKP’li yılların başından beri kendini daha çok göstermektedir. Birer kamu kurumu olmasına rağmen belediye hizmetlerinin piyasaya açılmasının bir ürünü olarak işleyiş kazanmıştır. Belediyelerde taşeron çalışma; kuralsızlığın, kolay işten çıkarmanın, güvencesizliğin, düşük ücretli çalışmanın önünü açmıştır.

KHK ile gelen sözde kadroyla ise şirket çalışanlığı belediyelerde kalıcı hale getirilmiştir. Kararnameye göre belediye şirketleri işçi istihdam etmeye devam edecek, olmayan belediyelerde şirketler kurulacaktı. Taşerondan belediye şirketlerine aktarılan işçilerin geçiş süreci fazlasıyla hak gasplarıyla gerçekleşti. Emeklilik hakkını kazananların geçişleri yapılmadı, derhal emekli edildiler. Patrona karşı çeşitli hak davası olanların davalarından feragat etmeleri istendi. Sendikal haklar gasp edildi. Toplu İş Sözleşmesi hakkından mahrum kalındı, yüzde 4+4’lük yıllık zamlarla çalıştırmaya devam edildi. AKP, CHP belediyesi fark etmeksizin güvenlik soruşturması bahanesiyle yapılan yüzlerce işten çıkarmaları unutmamak gerekir.

AKP’nin sözde kadro oyununun sonuçları ağır oldu. CHP’li belediyeler de bu suça ortak oldu.

Bugün gelinen noktada belediyelerde piyasayla uyumlu bir çalışma düzeni, ucuz emek, güvencesizlik kural haline gelmiştir. Kent yaşamının olmazsa olmazı: çöp toplama, temizlik, kültür sanat faaliyetleri, park bakım işlerini üstlenen belediye işçilerinin ücretleri kar ve maliyet hesabının parçası yapılmaktadır.

Asgari ücret seviyesinde ücretler, ağır çalışma şartları, ekipmansızlık vb. Bunun gibi birçok başlıkta ister AKP’li belediye olsun ister CHP’li, belediye işçileri güçlüklerle baş etmeye devam ediyor.

Ulus meydanında bir araya gelen işçilerin talepleri net: Eşit işe eşit ücret, 52 günlük tediye hakkı, 60 günlük ikramiye, 40 saat çalışma, eşit yemek ücreti, kanunsuzca işten çıkarmaların son bulması, güvenceli çalışma bunlardan birkaç tanesi.

Patronların Ensesindeyiz Belediye Emekçileri Dayanışma Ağı olarak yapılan basın açıklamasında ‘Devlet taşeron çalıştırmaz’ ve ‘Hak ettiğimiz kadroyu istiyoruz’ diyen işçilerin haklı taleplerinin yanındayız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!