DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Kadıköy’de atık kağıt işçilerinin arabalarına zabıta el koydu: işçiler arabasını istiyor

Dün Kadıköy’de on geridönüşüm işçisinin arabalarına ve topladıkları atıklara zabıta tarafından gerekçesiz bir şekilde el konuldu. Günlük gelirleriyle hayatta kalan bu işçiler için çalışmadıkları her gün, aç kalmak anlamına geliyor. Kadıköy’de uzun süredir zabıta ile gerilim yaşadıkları bilinen geridönüşüm işçilerinin zararı günden güne artarken, bu tür karşılaşmaları da daha sık yaşıyorlar. Yaşam pahalılığı, barınma, beslenme gibi sorunlarla baş etmeye çalışan işçiler, arabalarına, topladıkları atıklara el konulduğu yetmez gibi, kötü muamele gördüklerini de söylüyorlar. İlçenin geridönüşüm trafiğinde büyük emeği olan işçilerle Kadıköy İşçi Evi’nde buluşup dün başlarından geçenleri konuştuk.

Arkadaşlar neler oldu, anlatır mısınız?
HARUN: Arkadaşımın yanına gittim yemek yemeye. Otururken bir anda zabıta geldi, arabamı almaya çalıştı. Beni tanıyordu, arabayı aldıktan sonra “gel Harun hallederiz” diyerek beni zabıta kulübesinin içerisine sokup kapıları kapattılar. Sonra iki üç arkadaşımı daha getirdiler. Daha sonrasında on kişi kadar olduk. Önce olayı anlayamadık, bütün arabalara sebepsiz yere el koyup bizi topluyorlardı.
Hiçbir gerekçe belirtmediler mi?
Sabah bizden biri ile tartıştıklarını ve arkadaşımızın onları tehdit ettiğini, bu nedenle arabalarımızı aldıklarını söylediler. Biz de bu duruma karşı çıktık. Aslında bir kılıf uydurmaya çalışılıyordu. Biz anlamadık başta ne olduğunu. Ben birileriyle konuşmaya çalıştıkça; yetkili olduğu iddia edilen altı farklı kişi ile görüştüm. Herkes “Bak yetkili o” diyerek bir diğerini gösterdi. Sonuç olarak orada beni oyaladılar. Sonrasında da oldu bittiye getirerek kamyonet gelmiş, müdürün de haberi olmuş, almamız lazım diyerek; atıklarımızı ve arabamızı ayrı ayrı kamyonete yükleyip götürdüler.
Nereye götürüyorlar böyle durumlarda? Geri alabiliyor musunuz?
Arabalarımızı nereye götürdüklerine dair de bir bilgi alamadık, gece oldu hala öğrenemedik. Arabaları ne yapacaklarını sorduğumuzda ise içlerinden biri : “Senin arabanı parçalayıp başka bir kamyonete yükleyip hurdaya atacağız” diyerek dalga geçti. Bugün toplamda on tane arabamız gitti. On araba topladığımız emeğimiz gitmiş oldu.
Arabaların ve atıkların maliyetine sizin için?
Sıfır bir arabanın maliyeti bize 700 lira. Yani o araba bizim en az üç günlük yevmiyemiz ki bunun için de hiç oturmadan hiç dinlenmeden yemek yemeden üç gün çalışmamız gerekiyor.
Selahattin bugünkü olaylara sebep gösterilen tartışmayı sen yaşadın değil mi?
SELAHATTİN: Evet, o benim. Bildiğiniz gibi biz kağıt atıklarını çöplerden topluyoruz. Bu sabah Mühürdar caddesinde çöpteki kağıt atıklarını toplarken, çöp toplayan belediye görevlisi ile karşılaştım. Atıkları almak için uzandığımda “Ben boş mu götüreceğim arabayı, bırak onları” dedi. “Abi dedim benim karton kağıt atıklarımı bırak geri kalan neyi alıyorsan al” dedim. Hayır onları da alacağım emir böyle diyerek diretti. Ben bu kağıt atıkları, kartonları toplayarak geçiniyorum. Belediye görevlisine de bunu söyledim ve böyle yaparak benim ekmek paramla oynadığını söyledim. Ancak belediye görevlisi kartonlarımı vermemekte diretince tartışmaya başladık. Belediye görevlisi zabıtayı çağırdığını söyleyerek gitti. Daha sonra arkadaşlarımdan biri beni aradı. Benim onlarla kavga ettiğimi söyleyerek arkadaşlarımın arabalarını almışlar. Zabıtaların onları toplayıp on tane arabaya el koyduğunu öğrendim ve hemen onların yanına gittim.
 
Daha öncesinde de belediyeyle buna benzer sorunlar yaşadınız mı ?

SELAHATTİN: Evet daha önce de hem kartonlarımızı hem de arabalarımızı aldıkları oldu. Ne arabamızı ne kartonlarımızı geri alabildik. Resmen siz çalışamazsınız diyorlar, bizi yıldırmaya çalışıyorlar. Belediye kafasını sokup da çöpten kağıt toplamaz ki! Kotası dolsun diye bizim topladıklarımıza el koyuyorlar ya da esnafa, marketlere bize kağıt, karton vermemeleri için talimatlar yağdırıyorlar. Yaptıkları şeyler ne kanuna uygun değil zaten, ama bir de üstüne dalga geçiyorlar, tehdit ediyorlar.
Ne diyorlar?
“Senden almasam kamyonete yüklediğin yerden alırım” diye tehdit ediyorlar mesela. Ya da “Toplayın daha dolmamış, dolunca gelir alırız” diyen zabıta bile var! İnsan gibi davranmıyorlar.
Marketlerle, esnafla Belediye ne gibi bir ilişki kuruyor? Talimat dediğiniz nedir?
HARUN: Sabahtan akşama kadar ekmek parası için çalışıyoruz. İki sene öncesine kadar biz esnaflardan, market ve mağazalardan da kağıt atık alırdık. Şimdi ise Belediye’nin esnafa, market ve mağazalara “atıklarınızı kağıtçılara vermeyin” dediğini duyuyoruz. Kapılarına gittiğimizde birçok mağaza, market bize böyle söylüyor. Diyorlar ki “Belediye bize ceza keser, biz artık size veremeyiz buradaki kağıt ve kartonları.”
Böyle bir düzenleme var mı? Esnaf veya mağazalarla da gerilim yaşıyor musunuz?
Aslında Belediye kendi kotasını doldurmak için esnafla, mağaza marketle konuşup kağıtları bizim almamızı engelliyor. Biz yasak bir şey yapmıyoruz. Bugüne dek işe yarıyorduk, şimdi bu kağıt işi birilerine yarıyor herhalde. Kimi esnaf atıklarını bize vermek için rüşvet teklif etmeyi hak görmeye başladı, sigaranı benden alırsan kartonları veririm falan. Ama böyle olmayanlar da var.
Onu soracaktık, siz Kadıköy çocuğusunuz, sahip çıkılmıyor mu bir yandan da?
Uzun yıllardır kağıdını ambalajını aldığımız bir sürü yer var. Bizi bilirler, çocukluğumuzu bilirler. Onlar destek oluyor bize. Bir de, biz iyi bir şey yapıyoruz değil mi? Kimsenin el sürmediği atıkları topluyoruz, geridönüşüme yolluyoruz. Bizi bilen Kadıköy’lüler bilir. Zaten onlar dediler ki PE’ye gidin, hakkınızı koruyun. Ne güzel dedin, biz Kadıköy’ün çocuklarıyız, ama şimdi ev geçindiriyor bazımız, kimimiz hâlâ çocuk, karnını doyuramıyor. Hem hayat pahalandı, kalacak yer yok, hem de bizi çalıştırmıyorlar. Biz hakkımızı biliyoruz, hep beraber koruyacağız. Sokağı da koruyacağız, hakkımızı da.
Geri Dönüşüme Katkı Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Salman Yıldırım:
‘İşin içine patronlar girince bütün ilişkiler kirleniyor’
Bunlar uzun zamandır karşılaştığımız tablolar. Alanı düzenleyen herhangi bir mevzuat yok. Belediye ile insafa kalmış bir ilişki belirliyor her şeyi. Bazen alıyorlar arabalarını, bazen alamadıklarında örgütlü davranmak gerekiyor.
Mevzuat olmaması sebebi de şu aslında bu insanlar kayıt dışı çalışıyorlar sözde, ancak tersinden hem kendi sigortalarını yatırırken hem de aldım satım yaparken vergi bile ödüyorlar çoğu kez. Vergi ve prim ödenirken kayıt dışı kabul edilmiyorlar ancak çalışırken atık toplama belgeleri ya da kendi iş yeri kayıtları olmadığı için kayıt dışı sayılıyorlar. Kanuni boşluk var aslında ancak belediye de geri dönüşüm patronları da aslında faydalandıkları için bu kısım hiç konuşulmuyor. İşe yarıyor bir nevi bu boşluk.
Bir de marketlerdeki durum şu: Belediye sıfır atık projesi yapıyor ve ihaleye açıyor, bu ihaleyi alan topluyor zincir marketlerden, yasal dayanakları bu aslında. “Belediye ceza keser” dedikleri marketlerin buna denk düşüyor çünkü ihaleyi alan kişi ya da firma kağıtçılar almasınlar diye belediyeye şikayet ediyor. Ceza falan yok yani, gerekçesiz müdahalelerle engellemeye çalışıyorlar. İşin içine patronlar ve kâr karıştı çünkü. Bu yüzden hem var hem yok bu işçiler. Diğer yandan, bu durum esnafın da rüşvet isteyebileceği bir alanı açmış oluyor elbette. İşin içine patronlar girince bütün ilişkiler kirleniyor.
PE Avukatı:
‘Baskıyı durdurmanın tek yolu örgütlülük’
Dün PE’nin ve Kadıköy İşçi Evi’nin dahliyle müdahale ettiğimiz olay ne ilk ne de sondu. Kayıtsız ve düzenlenmemiş bir alanda zor kullanarak ilişkileri düzenliyor kolluk kuvvetleri. Bu işçiler hem çıkar sahiplerinden, hem alanın patronlarından, hem de kolluk güçlerinden kötü muamele görüyorlar, hakları gasp ediliyor. Biz onların yanındayız ama yetmez. Örgütlülük ve süreklilik gerekiyor bu mevzuda. Ne sadece hukuki mücadele, ne de sıcak gündemlerde yükselen anlık siyasi müdahaleler. Kalıcı, örgütlü bir mücadele bu işçiler için de baskıyı durdurmanın tek yolu.

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nursanlar Kartal Plaza inşaatında işçilerin ücretleri ödenmiyor

Yükleniciliğini Nursanlar İnşaat’ın yaptığı Nursanlar Kartal Plazalar şantiyesinde çalışmış işçilerin ücretleri ödenmiyor. Patronların Ensesindeyiz Ağı’na …

0 0 votes
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x