Toplu İş Sözleşmesi süreci devam eden Türkiye İş Bankası’nda, banka emekçileri sözleşmede yer almasını istedikleri talepleri açıkladı.
PE Banka Emekçileri Dayanışma Ağı’nda bir araya gelen İş Bankası emekçileri, ücretlerin düştüğünü ve son yapılan zamla birlikte çoğu çalışanın maaşının asgari ücret altında kaldığını belirtti. 10 maddeden oluşan taleplerini açıklayan işçiler, İş Bankası emekçilerini bu talepler etrafında birlikte hareket etmeye çağırdı.
Açıklama şu şekilde:
Türkiye İş Bankası’nda toplu sözleşme “pazarlıkları” sürüyor. Banka adına ilk görüşmedeki komik tekliften sonra “çam sakızı çoban armağanı sürprizlerin” dışında henüz ikinci bir teklif sunulmazken banka emekçilerini temsil iddiasındaki sendikanın sözleşme teklifi ise emekçilerin beklentilerini karşılamaktan büyük ölçüde uzak kalmıştır. Sendika başkanının bankaya veryansın eden açıklamaları “görüntüyü kurtarmayı” sağlamamış, aksine 11 bine yakın çalışanın güncel durumunun sorumluluğunun paydaşlarının kim olduğu gerçeğini tekrar hatırlamamıza vesile olmuştur.
Patronların Ensesindeyiz Banka Emekçileri Dayanışma Ağı’nda bir araya gelen, yarısından çoğu asgari ücret altında kalan İş Bankası emekçilerinin bir parçası olarak toplu sözleşme masasına aşağıdaki maddelerin konulmasını öneriyoruz. Çalışma arkadaşlarımızı bu taleplerin arkasında birlik olmaya ve bizimle bir araya gelmeye çağırıyoruz.
1) 2 yıllık toplu iş sözleşmesi yürürlüğü boyunca 6’şar aylık 4 zam dönemi talep ediyoruz: Yüksek enflasyon altında ezilen banka emekçilerinin aldığı ücret artışlarının kuşa dönmemesi ve işçilerin kayıplarının telafi edilebilmesi için zam dönemleri kısaltılmalıdır.
2) Zam dönemlerindeki refah payının artırılmasını talep ediyoruz: Bizim enflasyonumuz ile TÜİK’in sunduğu makyajlı enflasyonlar uyuşmamaktadır. Sendikanın dahil olduğu konfederasyon hükümetin korkunç yılbaşı zam oranlarından önce, Aralık 2021’de bekar bir çalışanın “yaşama maliyetini” yaklaşık 5 bin lira olarak ölçmüştür. Bu koşullarda 2. sene için sendikanın önerdiği enflasyon + %1.5 zam oranının yetersizliği ortadadır. Çıplak ücreti yoksulluk sınırının altında kalan herhangi bir çalışanın bu sözleşme döneminden sonra varlığı Türkiye İş Bankası emekçilerinin karın tokluğuna işe gelmesi için çalıştırıldığının ispatı olacaktır. Kârlı bir işletme olduğuyla övünülen bankamızda herhangi bir ücret diliminde yer alan bir emekçiye yapılacak her sözleşme dönemi için zam oranı, asgari ücrete verilen zam oranı + en az bankanın yıllık kâr oranı kadar refah payının altında olamaz.
3) Unvan Tazminatı, Kasa Tazminatı gibi ödeneklerin her zam döneminde ücret zammı kadar artmasını talep ediyoruz: İş Bankası emekçilerinin ele geçen ücretleri geçtiğimiz sözleşme dönemlerinde ikramiye, prim ve tazminatlarla birleştiğinde asgari ücretin üzerine çıkabiliyordu. Tazminatlarla makyajlanmaya çalışılan bu acı tablo bir yana bu tazminatların ücret mahiyetinde olduğunu hatırlatıyoruz, dolayısıyla tüm zam dönemlerinde ücretle paralel oranlarda arttırılmalıdır.
4) Yabancı Dil Tazminatı, Göç tazminatı, Evlenme ve Doğum ödenekleri gibi ücret anlamına gelen tüm sosyal ödeme ve ödeneklerin her zam döneminde ücret zammı kadar artmasını talep ediyoruz.
5) Komik tutarlarda verilen yemek ücretleri acilen arttırılmalıdır: Yemek ücretleri güncel olarak 27 TL’dir ve toplu sözleşmenin konusu bile olmamıştır. En az ücret zammı kadar artmaması banka emekçilerinin çalışırken de aç çalışması anlamına gelecektir.
6) İş güvencesi hiçbir bahaneyle tartışmaya açılamaz: Bankada kurulan yeni iştiraklere banka emekçilerinin transferleri gerçekleştirilmekte, pek çok durumda emekçiler zorunlu olarak yönlendirilmektedir. Ulaşılamaz performans hedeflerinin ve bu transferlerin iş güvencesinin ihlaline dönüşmemesi, emekçilerinin en az sahip olduğu haklarla ve karşılıklı uzlaşmayla transferlerinin sağlanacağının garantisi sözleşmeye eklenmelidir.
7) Görev Yeri Tazminatı istiyoruz: Büyük kentlerde gıda, barınma, ulaşım, enflasyon başka herhangi bir kente göre çok daha fazla yaşamımızı olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle birçok kamu kurumu ve bankada uygulandığı gibi ücretlere ek olarak mesken yeri tazminatı çalışanlara ödenmelidir.
8) İşin eve taşınmasının maliyetleri bankaya aittir: Pandemi döneminde başlayan evden çalışmanın maliyetleri artmıştır. İşin eve taşınmasının maliyetleri hesaplanmalı ve banka tarafından ek paketle karşılanmalıdır. Aksi durum ücretlerin fiili olarak düşürülmesi anlamına gelecektir.
9) Kreş Hakkı istiyoruz: İş Kanunu’ndan kazanılmış bir hak olan kreş hakkı için, kanunun bilinçli bir şekilde açık kapı bıraktığı sembolik cezanın arkasına sığınılmaktan vazgeçilmelidir. İş Kuleleri ve yeterli sayıyı sağlayan ilçe belediyesi sınırlarındaki şube çalışanlarına kreş hakkı tanınmalı ya da kreş desteği ödemesi yapılmalıdır.
10) Toplu İş Sözleşmesi sonucu ilk ay alınacak maaş artışının Munzam Sandık Vakfı adına zorunlu olarak kesilmesi uygulamasının kaldırılmasını talep ediyoruz: Sözleşme sonucu yapılan ücret artışları ilk ay Munzam Sandık adına kesilmekte ve banka emekçilerinin fiili zam oranı daha da düşmektedir. Elde edilen varlıkların getirilerinin emekçiler ve emeklilere değil, sermaye birikiminin genişlemesine yaradığı görülen bu zorunlu uygulamaya son verilmelidir.



