DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Kültür sanat emekçilerinden İstanbul ve Ankara’da eylem

Pandemiyle beraber işsiz kalan kültür sanat emekçileri, Patronların Ensesindeyiz (PE) Kültür Sanat Emekçileri Dayanışma Ağı’nın çağrısıyla bugün İstanbul ve Ankara’da İl Kültür Müdürlükleri önünde bir araya geldi.

İstanbul’da müzisyen, tiyatro ve sahne emekçilerinin katıldığı eylemde İl Kültür Müdürlüğü binası önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.

Kültür sanat emekçileri, açıklamanın bitmesinin ardından gerçekçi nakdi yardım, iş güvencesi, yeterli istihdam ve daha iyi çalışma koşulları talep eden dilekçelerini müdürlüğe iletti.

Kültür sanat emekçileri, dilekçelerini iletmelerinin ardından müdürlük binası önünde Alman sosyalist şair Bertolt Brecht’in bir şiirini okudu:

İstediğince yalın görünsün göze
Kuşkuyla bakın en küçük olaya bile!
Sınayın gerekli olup olmadığını,
Hele “alışılagelmiş” türden ise!
Açıkça istiyoruz şunu sizden:
Sakın doğal bulmayın hep alışılageleni!
Çünkü artık hiçbir şeye doğal denmemeli;
Şu kanlı kargaşanın, şu düzenli geçinen düzensizliğin, serserice başına buyrukluğun
ve insanla ilintisini yitirmiş insanlığın egemen olduğu dönemlerde kimse demesin:
Doğaldır bu olup bitenler;
böyle denmesin ki.
Her şeyin değişebileceğine inanılsın.

İstanbul’daki eyleme Kültür Sanat Sen de destek verdi.

‘Örgütlülükten korkuyorlar’

Kültür sanat emekçileri, Ankara’da da Nazım Hikmet Kültür Merkezinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Yapılan açıklamada kültür sanat emekçilerinin son birkaç on yılda örgütlü hareket edebilme kabiliyetinin yok edildiği, ancak bir yandan da yaşama değer katmak için ürettikleri her şeyin çok daha büyük bir örgütlülüğün harcına eklendiği ve bugün sokaklarda, alanlarda çoğalmasından korkulan sesin tam olarak bu olduğu vurgulandı.

Basın açıklamasına katılan bazı kültür sanat emekçilerinden aldığımız görüşler şöyle:

Ö.K.: Pandemi sürecinde  Devlet Tiyatrolarında kadrolu veya kadrosuz bütün oyuncu arkadaşlarımız mesaiye çağırıldılar. Ali Cem arkadaşımız pandemiden dolayı vefat etti. Bu bizim için bir yaradır. Kadrosuz ve güvencesiz çalışan arkadaşlarımız yok sayılıyor. Eğer altı ay daha sahne alamazsak yok olacağız. Mart ayından beri sahne almıyorum, sağlık güvencem yok. Ruh ve beden sağlığım bozuldu.

E.T. : Sıkıntı pandemiden önce de vardı,  pandemiyle beraber  tartışmasız biçimde su yüzüne çıktı. Evden dışarı çıkamıyoruz. Şu anda bir projede çalışmadığımızdan sigortamız da işlemiyor. Devlet bizi görmezden geliyor. Bu sıkıntılarımıza karşın bir hukuki dayanağımız yok.  Sektörleşmemizi tamamlayıp emek sömürüsünün önüne geçmeliyiz. Sendika ve sivil toplum örgütleri daha etkin hale gelmeli.

E.Y. :Biz pandemiyle beraber işsiz kalan arkadaşlarla “ Ankara Tiyatro Dayanışması”nı kurduk. Bu bir örgütlülük değil birliktelik.  Devlet desteği almıyoruz. Birbirimize maddi olamasa da manevi destek olmaya çalışıyoruz. Birlikte neler yapabileceğimizi tartışıyoruz. İşimiz yok. İnşaatlarda çalışmaya başlayan arkadaşlarımız var. Pandemi süreci uzayacağa benziyor, bir şekilde örgütlenerek sesimizi daha çok duyurmalıyız.

E.K.: Müzisyenler olarak pandemiden önce zaten güvencesiz çalışmak, birlik olamamak gibi kimi handikaplarımız vardı.  Pandeminin doğal olarak olumsuz etkilediği alanlardan biri olan kültür sanat alanının emekçileri olarak bu süreçten birlik olarak, güçlü kalkmalıyız. Var olan ve kurulmakta olan sendikalara ve dayanışma örgütlerine üye olmalıyız.

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Casting ajansları en fazla genç oyuncu adaylarını sömürüyor

Referans Menajerlik işçinin alacaklarını ödemiyor  Genç oyuncu adaylarının tanımsız koşullarda ve sık sık hak gasplarıyla …

0 0 vote
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x