DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Özel Küçük Prens Okulları’nda mobbing

Özel Küçük Prens Okullarında çalışan emekçiler okul yönetimi tarafından mobbing’e maruz kalıyor.

Patronların Ensesindeyiz Ağı’na ulaşarak yaşadığı ağır mobbing’i anlatan bir emekçi, İnsan Kaynakları bölümünde kimi çalışanların 1 yıl, kimilerinin ise sadece 4 ay dayanabildiğini, kendisininse 11 ay dayanabildiğini belirtti.

Özel Küçük Prens Okulunda çalışan emekçinin anlattıkları şöyle:

“Benden önce işe başlayan iki kişi biri işe başladığının 6. ayında, diğeri 4. ayında işten kovuluyor. Ben de 11. ayda kovuldum.

Benim maruz kaldığım mobbing’e ilişkin şöyle örnekler verebilirim; Daha işe başladığım ilk haftalardan itibaren kıyafet yönetmeliğine eksiksiz uyduğum halde çalışırken gömleklerimin kollarını kıvırdığım, evrakları zımbalarken düz değil çapraz zımbaladığım, kendisiyle ortak paylaştığım odama girip çıkarken kapıyı hızlı açıp kapadığım, bilgisayar ekranına bakarken ellerimi enseme koyduğum, masada otururken esnediğim (arada odaya okul müdürleri giriyormuş ve kapıyı açtıklarında esneyen bir personelle karşılaşırlarsa hoş olmazmış) gibi “uyarılarla” karşılaştım.

Çalışmaya başladığımın üçüncü, dördüncü ayından sonra her gün yukarıda saydıklarıma benzer uyarılarla karşılaştığım, bu uyarıların tonunun giderek şiddetlendiği gerekçesiyle işten ayrılmayı düşündüm. Çünkü İK şefi, aynı uyarıları sesini yükselterek, hatta zaman zaman bağırarak yapmaya başlamıştı. Mobbing’e uğramamak için “uyarılarına” uymak da fayda etmiyordu, zira her gün uyarı yapacak bir konu buluyordu. Kendisini bu konuda uyardığım, hatta İK müdürüne konuyu anlattığım halde bu davranışlarında azalma olmadı; hatta müdürle konuştuktan sonra daha da arttı. Ve sonunda çalışamaz duruma gelince, okul yönetimine sıkıntıları bildirip birimimin değiştirilmesini talep ettim. Bu durum benim işten çıkarılmamla sonuçlandı. İşten çıkarılma aşamasında benimle bir anlaşma yaptılar. İki hafta ücretli izin kullanmamı, Ekim’in 1’inden Kasım’ın 16’sına kadar da ücretsiz izin kullanmamı, kıdem tazminatımı bu şekilde ödeyeceklerini söylediler. 17 Kasım tarihli bir istifa dilekçesi yazmamı istediler. Aynı gün içinde istifa dilekçemi yazıp işten ayrıldım.

Sonrasında istifa dilekçem üzerinde tarih değiştirdiklerini fark ettim ve bu yüzden 13 günlük kayba uğradım.

Çalıştığım sırada da departmanda bu tür şeylere tanık olmuştum. İşten ayrılırken bahsettiğim İK şefiyle tartışan bir kadının çalıştığı anaokulu sekreterliği aranarak işten çıkış evraklarının verilmesi engellenmişti. Bu yüzden yeni başlayacağı okula işe girişi geç yapılabilmiş, hak kaybına uğramıştı.

Bunlar dışında okulda 16 Mart’tan Temmuz başına kadar devam eden karantina sürecinde son derece açık bir şekilde açığa çıkan kurumsal bir mobbing de vardı. Kimin ne kadar maaş alacağı ya da kısa çalışmaya geçip geçmeyeceği amirlerinin verdiği raporlara göre belirlendi. Mesela, okulun lise kampüsünde çalışan kütüphane görevlisi 30 gün kısa çalışmada gösterilip kurumdan hiç maaş alamazken aynı işi yaptığı halde ilköğretim kampüsündeki kütüphane görevlisi maaşının neredeyse tamamını aldı.”

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yamata şantiyesi

Rönesans ve Yamata İnşaat’ın Rusya’daki şantiyesinde yaşanan iş cinayetleri hakkında verilen soru önergesi yanıtsız bırakıldı

Rusya Amur bölgesinde bulunan Yamata Yatırım ve Rönesans Holding’in yapımını üstlendiği doğal gaz işleme şantiyesinde …

0 0 vote
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x