DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Bankacılık Sektöründeki Kadın Emekçilerin Güncel Durum Raporu

Patronların Ensesindeyiz Banka Emekçileri Dayanışma Ağı’nda örgütlenen finans sektörü emekçileri “Finans Sektöründeki Kadın Emekçilerin Güncel Durum Raporu” adıyla bir rapor yayınladı. Raporun özet durumu ve tam metnine ulaşmak için BURAYA tıklayabilirsiniz.

Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve eşitsizliğin giderek derinleştiğini belirten rapor yedi bölümden oluşuyor.

İlk bölümde OECD, Dünya Ekonomik Forumu, WEF, TÜİK, ILO’dan elde edilen verilerle nesnel tablonun yer aldığı raporda, “Kadın başlığı, tarih boyunca verilen eşitlik ve özgürlük mücadelesinde temel gündemlerden birisi oldu. Bu mücadelede oy hakkı, eğitim hakkı, çalışma hakkı, eşit vatandaşlık hakkı gibi çeşitli kazanımlar elde edilmiş olmakla birlikte özellikle son yıllarda krizin derinleşmesi ve sistematik gerici saldırılar sonucu kadınlar için ideolojik, ekonomik ve toplumsal alanda eşitsizliklerin giderek arttığı ve son kertede yaşamsal bir soruna dönüştüğü” ifade ediliyor.

Bankalarda kadın istihdamının yüksek olmasına rağmen terfilerde eşitsizlikler öne çıkıyor.

İstihdam oranlarının ve alınan ücretlerin yer aldığı çeşitli sayısal verilere, grafik ve tablolara yer verilen ikinci bölümünde, “kadın istihdam oranı bankaların genelinde %51’e ulaşmakla birlikte, özellikle yükseköğretim eğitimi altında kalan eğitim durumlarına sahip kadınların istihdam edilmesinde ve terfilerde/karar alma mekanizmalarında kadınların temsilinde büyük bir eşitsizlikle karşılaşılıyor” ifadeleri yer alıyor.

Kadınların iş yerlerinde yasal hakları

Geçmişte verilen mücadeleler sonucunda, kadının, üretim sürecinin ve toplumsal hayatın dışına itilmesini engellemek üzere birtakım yasal düzenlemeler yapıldığının belirtildiği raporun üçüncü kısmında, maddeler halinde bu düzenlemelere yer veriliyor:

  • Eşdeğer işlerde cinsiyet ayrımı nedeniyle farklı ücretlerin verilemeyeceği açıkça hüküm altına alınmıştır.
  • Kadın işçilere doğumdan önce 8 hafta doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta süre ile analık izni tanınmıştır.
  • Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verileceği kabul edilmiştir.
  • Gerekli olması halinde doktor raporuyla hamile kadın işçinin sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılabileceği ve bu durumda ücrette herhangi bir indirime gidilemeyeceği düzenlenmiştir.
  • İsteği halinde kadın işçiye on altı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde on sekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin hakkı tanınmıştır.
  • Bir yaşından küçük çocukların emzirilmesi için kadın işçilere, hangi saatlerde ve kaç bölümde kullanılacağını işçinin belirlediği, çalışma süresinden sayılmak üzere günde toplam 1,5 saat süt izni verilmiştir.

Raporda ayrıca, geçmişten günümüze kadar hangi hakların kaybedildiğine, pandemi döneminin etkisine, iş yerlerinde sıklıkla karşılaşılan sorunlar ve mücadele yöntemlerine yer veriliyor:

  • Hak arama mücadelesinin sonuçsuz kalması ve iş kaybetme korkusu nedeniyle çoğu zaman yapılan cinsel taciz ve saldırılar, psikolojik ve fiziksel baskılar dile dahi getirilemiyor.
  • Kadın yüzünün yoğun olarak kullanıldığı bankalarda cinsel, fiziksel, psikolojik saldırılar hem müşterilerden hem de banka içinden olmak üzere çift yönlü meydana geliyor.
  • Çalışma yaşamında kadınlara yönelik şiddet ve taciz, yaşamsal bir tehdit haline dönüşürken bir yandan da kadınların saygın ve insana yakışır bir şekilde çalışmasının önünde ciddi engel oluşturuyor.
  • İşe alım süreçlerinde, terfi dönemlerinde kadınlar için medeni hal ve çocuk sahibi olma durumu bir kriter olarak ortaya çıkıyor. Temel bir hak ihlali anlamına gelmesine rağmen ev ve çocuk bakımının kadının görevi olduğu düşüncesiyle evlilik ve çocuk sahibi olma planları sorulabiliyor, çalışırken çocuk sahibi olmak isteyen kadınların terfileri geri plana itilebiliyor ya da doğrudan iş akdi feshedilebiliyor.
  • Süt izninin kullanılması engellenebiliyor. Kadınlar, sütünü gerekli sıklıkta ve sürede, hijyenik koşullarda sağamadığı için sütü kesiliyor, meme sağlığını yitiriyor, bebeğine sağlıklı süt götüremiyor.
  • Doğum izninin kullanıldığı süreler kıdem/terfi alma sürelerine dahil edilmiyor.
  • Hemen hemen hiçbir bankada kreş bulunmuyor, açılan kreşlerin de kapatılabileceği rahatlıkla ifade edilebiliyor.
  • Büyük mücadeleler sonucunda kazanılan yasal düzenlemeler iş yerinde kadını korumaya yetmiyor; bu kurallar dahi ihlal ediliyor ve şiddet, baskı ve cinsiyete dayalı ayrımcılık kıskacında kadın emeği üzerindeki sömürü giderek artırıyor.
  • Cinsiyete dayalı ayrımcılığın ortadan kalkması ancak eşitlikçi bir toplumsal yaşamın kurulması ile mümkün olacaktır. Dolayısıyla kadın emeğini ikincilleştiren bu düzene karşı mücadele edilmesi bugün iş yerlerimizdeki en önemli başlıklardan birisidir.

Emekçi kadınların iş yerlerinde yaşadığı sorunlar işçi sınıfının eşitlik mücadelesinde en önemli başlıklar arasında yer almakta

Raporun sonuç bölümündeyse; “Emekçi kadınların iş yerlerinde uğradığı eşitsizliği, ayrımcılığı, fiziksel ve cinsel saldırıyı ve baskıyı görünür kılmak, iş yerlerinde kadın emeğini savunmak, sosyal ve ekonomik saldırılara cevap vermek işçi sınıfının eşitlik mücadelesinde en önemli başlıklardan birisi. Emekçi kadınların bir araya gelerek, hakkını arayarak, boyun eğmeyerek yaratılan bu karanlık tabloyu tersine çevirebileceği” belirtiliyor.

Banka emekçileri Kadın Dayanışma Komitesi kurmak için 25 Ekim Pazar günü saat 18:00’de toplanıyor.

Banka emekçileri, kadın emekçilerin dayanışma içerisinde yan yana geldiği Kadın Dayanışma Komitesi’ni kuruyor.  25 Ekim Pazar günü saat 18:00’de çevrimiçi toplantı yapıyor.

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Özel Gökjet Okulu öğretmeni: Stresten dolayı kalp krizi geçirdim, şimdi hastane borcumu nasıl ödeyeceğimi düşünüyorum

Geçtiğimiz günlerde Patronların Ensesindeyiz (PE) ihbar hattına ulaşan bir özel okul öğretmeni, daha önceden çalıştığı …

0 0 vote
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x