DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Devlet eliyle kaçak işçilik! Kölelik koşullarında yaşam mücadelesi

Patronların Ensesindeyiz Dayanışma ve Haberleşme Ağı’na Kazakistan’daki Kervansaray inşaatındaki bir işçiden mektup geldi. İşçi, konsolosluk aracılığıyla özel bir uçakla Kazakistan’a götürüldüklerini, sigortalarının olmadığını, turist vizesiyle çalıştırıldıklarını söyledi. Devletin kendi eliyle kaçak işçi çalıştırdığını iddia eden mektup, işin ortaklarının her iki ülkedeki üst düzey yöneticiler olduğunu da ifade ederken işyeri koşullarının ise köle kamplarından beter olduğunu yazıyor.

Bir süredir Sembol inşaat ve TMC şirketleri ile ilgili Kazakistan’da çalışan inşaat işçilerinden mektup alıyorduk. Daha önceki mektuplar Aktau Resort Hotel’den gelirken bu seferki Ahmet Yesevi Kervansaray’dan geldi.

Önemli iddia: devlet bizi kaçak işçi olarak gönderdi

Bu sefer gelen mektupta ise en dikkat çeken detay TMC ve Sembol inşaat için gönderilen işçilerin turist vizesiyle, sigortasız ve devlet aracılığıyla özel uçaklarla Kazakistan’a götürülmeleri iddiası oldu. Mektup, işçilerin turist vizesiyle gönderildiğini, hiç birinin sigortasının yapılmadığını iddia ediyor.

Kölelik koşullarında yaşam!

Mektupta dikkat çeken diğer unsur ise TMC ve Sembol inşaat yöneticilerinin ve teknik personelinin dışında kalan işçilerin karşılaştıkları kölelik koşulları. Kaldıkları yerin bir kamp olduğu ve koşulların da yemekler gibi kötü olduğu ve iş kazalarının yoruma açık ve çarpıtmalı şekilde ele alındığı iddiası oldu.

Koronavirüs salgını var: 1 işçi öldü

PE ağına ulaşan işçi koronavirüs salgının şantiyede de çıktığını ve bir işçinin koronavirüsten öldüğünü iddia etti. Herhangi bir karantina ya da önlemin alınmadığını da ifade eden işçi, işin devam ettiğini ve salgına açık bir ortamda çalışmak zorunda kaldıklarını ekledi.

İnşaat işçisinin bize gönderdiği elektronik mektubun tamamını yayınlıyoruz:

Merhaba,

Ben Kazakistan’a Ahmet Yesevi Kervansarayı inşaatı için Türkiye’den gelen işçilerden biriyim. Buraya gelebilmek için diğer işçiler gibi turist vizesi aldık ve konsolosluk aracılığıyla bir özel uçakla getirildik hepimiz. O yüzden SGK kaydı ya da sigortamız yok. Çünkü işçi değil, turist olarak görünüyoruz. Şu an Türkistan şehrinde Sembol İnşaat için çalışıyoruz ancak bizi buraya asıl getiren TMC isimli başka bir firma. TMC’nin sahibi Cengiz Tamince. Fettah Tamince’nin amcasının oğlu olduğu söyleniyor. İşin maliyeti 250 milyon dolar. Yap-işlet-devret modeliyle 30 yıl Sembol İnşaat işletecek inşaat bittikten sonra. İçeriden aldığımız bilgilere göre inşaata ortak olanlar arasında Kazakistan ve Türkiye’nin üst düzey yöneticileri de var.

Sembol İnşaat kendi işçisi olarak sadece teknik personeli çalıştırıyor. Geri kalan işçiler patronların akrabalarına kurdurulan taşeron firmalar bünyesinde çalışıyor. Burada Türkiye’den gelen 500 işçiyiz. Bizim dışımızda yaklaşık 1000 kadar da yerli işçi var. Buradaki herkes üç kuruş fazla kazanıp ailesine para göndermenin derdinde.

Şu an inşaatın yanında oluşturulan kampta kalıyoruz. Burası yaşanılır gibi değil. Bunun için eylem yapınca bir kısım işçiyi daha iyi bir yere yerleştirdiler. Çoğu arkadaş ise kötü koşullardaki kampta yaşamaya devam ediyor. Verilen yemekler doyurmuyor. Çalışırken bizi en çok zorlayan durum ise sıcak ve toz. Ödemeler konusunda şu an bir sıkıntı yok. Bir saat çalışmamız karşılığında 4 dolar ücret alıyoruz. Ancak sağlık sigortası dışında sigortamız yatırılmıyor.

Hastalanınca da doğru düzgün tedavi aldığımız yok. O yüzden hastalanmamak için çok dikkatli davranıyoruz. Yalnız iş kazası olursa çalışamadığımız günlerin ücretini alıyoruz ama her kazayı da iş kazası saymıyorlar. Geçen gün bir arkadaş demirlerin üzerinden yürürken ayağını sakatladı. “Orası yürünecek yer değil, senin hatan” diyerek iş kazası saymadılar. Ücretsiz izinde şimdi o arkadaş. Bir nevi kaçak işçi gibiyiz.

Burada 10 saat mesai yapıyoruz ama iş için ayırdığımız vakit bundan daha fazla. Sabah 6 buçukta çıkıyoruz. Geri dönmemiz akşam 9’u buluyor. Geldikten sonra duş alacak vakti ancak buluyoruz. Ertesi gün yine aynı şekilde. Anlayacağınız çalışmaktan başka bir şey yaptığımız yok burada.

Son olaraksa inşaatta coronavirüs salgını çıktı. İki arkadaşımızın testi pozitif çıktı. Bunlardan biri hayatını kaybetti. Diğeri ise karantinaya alındı. Onun dışında testler yapılmıyor ve herkes eskisi gibi çalışmaya devam ediyor. İş durdurulmadığı gibi salgının yayılmasını engelleyecek herhangi bir önlem de alınmadı. Yine hep birlikte yemek yiyor, hem birlikte çalışıyor, hep birlikte uyuyoruz.

Para kazanmak için memleketinden ayrılan tüm emekçi arkadaşlarıma ve Türkiye’deki aileme selam gönderiyorum.

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sezon boyu toplam 3 ay çalışan turizm emekçileri anlattı: Bu kış zor geçecek!

Turizmin yaz aylarında yoğunlukta olduğu Antalya’da, sezonun sonuna gelindi. Pandeminin en çok etkilediği sektörler arasında …

0 0 vote
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x