DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Sampa işçisi: ‘Haklıyız, kazanacağız!’

Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı, Sampa Otomotiv’de sendikal örgütlenme nedeniyle işten çıkarılan işçilerle görüştü. Görüşmeye iş akdi sonlandırılan 100’e yakın işçiyi temsilen Sampa işçileri ile Patronların Ensesindeyiz Ağı’ndan çeşitli sektörlerden işçiler katıldı. Patronların Ensesindeyiz Ağı, moral ve mücadele kararlılıklarının yüksek olduğu gözlemlenen Sampa işçilerine dayanışma ve destek sözü verdi.   

Geçmişte yine sendikal örgütlenme hakkı için Eti Bakır, A-101 gibi direnişlerde yer alıp bugün başka sektörlerde çalışan Patronların Ensesindeyiz Ağı’ndan işçilerle Sampa işçileri karşılıklı deneyim aktarımı yaptılar. Farklı sektörlerde çalışsalar da, iş, ekmek ve örgütlenme hakkı için verdikleri mücadelenin ortaklığı, karşılıklı birçok sorunun cevap bulduğu sıcak ve doğal bir söyleşi ortamı yarattı.

Patronların Ensesindeyiz Ağı, Samsun özelinde TEKEL, Bakır, sağlık emekçileri, A-101 market,  Makro Market ve ÇETAŞ direniş deneyimlerini aktarırken Sampa işçileri de verdikleri mücadeleyi paylaşıp “Bizden daha deneyimlisiniz” dedikleri PE’yle görüşmenin yararlı geçtiğini belirttiler.

https://patronlarinensesindeyiz.org/2018/11/12/samsunda-isciler-bulustu-patronlarin-ensesindeyiz-agina-cagri/

Sampa’dan bir işçi “Sampa patronu Tarık Altuncu bizi ve sendika üyesi tüm işçileri hain ilan etti.” derken, PE’den bir işçi “Biz de Bakır’da çalışırken sendika örgütlenmesi yapıyoruz diye patron; babamı, beni, tornacı bir arkadaşı işten atıp fabrika kapısına kocaman fotoğraflarımızı astırdı. Patrona göre haindik, onun sayesinde karnı doyan kölelerdik ve hakkını arayan her köle, efendisi patrona ihanet etmiş sayılırdı.” diye anlattı. Karşılıklı sohbette işçilerin öfkesi, yerini kahkahalara bıraktı.

Metal işkolunda örgütlenen Sampa işçileri, patronun işyerini farklı işkollarına böldüğünden söz ettiler. Geçmişte petrol, lastik işkolu için yapılan tespit başvurusu üzerine Çalışma Bakanlığı Sampa’nın “üretim değil pazarlama ve ticaret yaptığı” gerekçesiyle işkolunu “ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar işkolu” olarak tespit etmiş. Bunu ortaya çıkaran Patronların Ensesindeyiz Ağı, işçilerin işkolu bölünmesine karşı bir birlik örgütlenmesi olması gerektiği görüşünü paylaştı. Sampa’da da mavi yaka ve beyaz yaka bölünmesinden şikayet eden Sampa işçileri bu görüşe hak verdiler.

Soranı ve yanıtlayanı sadece işçilerden oluşan ve saatler süren bu görüşmeye dair aşağıda Sampa işçilerinin yaşadıkları tüm hak ihlallerine rağmen nasıl umutla ve kararlılıkla mücadeleye devam ettiklerine tanık olacaksınız.

“Bu Sampa işçilerinin ikinci denemesi… Bir kez daha denemiştik örgütlenmeyi…  Bu denemede bizlere kıdem farkı, taban maaş iyileştirmesi, çalışma koşullarında iyileştirmeler… gibi sözler verilerek ikna edip vazgeçirdiler. Ama bu iyileştirmeler yapılmadı. Ta ki, bugün tekrar sendika gündeme gelene kadar bu iyileştirmelerin bir daha sözü bile edilmedi. Bu kez durum farklı…

Özçelik-İş, önce bizim bölümden arkadaşlara ulaşmıştı. 4- 5 ay sendikaya üye olduklarını açıklayamadı arkadaşlar, sonradan haberimiz oldu. 20-30 üyesi bile yoktu o zamanlar sendikanın… Tanışmamız böyle…

Mayıs ayında işçiler pandemi sürecinde ‘Sağlıklı koşullarda çalıştırılmıyoruz, sesimizi duyun’ paylaşımı yüzünden işten çıkarıldılar. Ben de ekip lideriydim, maske dağıtımında vs. sorumluluğu olan ve yerine getiren işçilerdik. ‘Maske takmadıkları için işten çıkardım’ diyen patron, yüz kızartıcı suçları kapsayan 29 koddan iş akdimizi feshetti. Tazminat almamızı, İŞKUR’dan işsizlik maaşı almamızı da engelledi.”

https://sol.org.tr/haber/sampada-sendika-dusmanligi-pandemi-arkasina-saklanabilir-mi-11582

‘BİZİM YERİMİZE GİRENLERİ DE ÖRGÜTLÜYORUZ’

İlk başta 3, sonra 40, 60, 80 derken sendikalı olduğunu tespit edip kovdukları 100’e yakın işçi olduk. Sadece 25 Temmuz’da 50 civarında işçi çıkarıldı. Bizi işten atan insan kaynaklarındaki eleman da işten atıldı. Evindeki izinli işçiyi o gün işyerinde gösterip maske takmadı diye tutanakla işsiz bırakan adam bu… Skandal basına yansıyınca onu da işten attılar.

Ama içeride daha kalabalığız. Ve bizi kovsalar da sendikayı örgütlemek için halen içeride çalışmaya devam ediyoruz. 600’ün üstünde sayıya ulaştık… İşyerinde çoğunluğu aldık. Yetki belgesini bekliyoruz. Şu anda Çalışma Bakanlığı’nda sayı tespiti yapılıyor. Yetki belgesinin alınması hem dışarıdakiler hem içeridekiler için kazanım olacak. Patron yetki tespitinde sendikasız işçi sayısını çok göstermek için İŞKUR’dan aldığı elemanların bazılarını 10-15 gün varken erkenden kadroya aldı. Ancak onlardan da üye yaptıklarımız oldu.”

https://patronlarinensesindeyiz.org/2020/04/19/samsun-sampa-otomotive-ozel-izin/

‘MAVİ YAKALILAR İKRAMİYE ALINCA BEYAZ YAKALILARIN DA TAVRI DEĞİŞTİ’

“Pandemi sürecinde yaşadıklarımız yetmezmiş gibi bir de 7/24 vardiya sistemini işyerine sokmaya çalıştılar. Bizi bu şekilde birkaç ay da çalıştırdılar hatta… İşçilerin pazar iznine el koyup hafta içi bir gün izne zorladılar. Zorunlu hafta içi izne dönüştürüp pazar izinlerini iptal ettiler ve hazırladıkları şiftlerde izin dönüşlerinden saatlik oynamalarla işçilerin dinlenme hakkını çaldılar. Ama sendika olayı başladıktan sonra iptal ettiler bu sistemi…  Çünkü bu vardiya sistemi gelince işçiler hızla örgütlenmeye başladı. Sampa’da metal iş kolunda çalışan sayısı 1300 küsur işçi… Farklı kollarda işçiler de var. Toplamda 3 bine yakın işçiyiz. Çıkarılan tüm işçi arkadaşlarla irtibat halindeyiz, görüşüyoruz. Sendika aracılığıyla da toplanıyoruz.

Beyaz yakalılar da var bizde… Ama sendika onların şartlarını kapsamadığı için çok müdahil olmuyorlardı. Sendikayla birlikte işler karışınca mavi yakalı işçilere sus payı olarak ikramiye verildi. O ikramiye beyaz yakalılara verilmeyince onların da tavırları değişmiş. Patron yaptığı hiçbir şeyde samimi olmadığı için bir yeri kazanayım derken diğer işçileri kaybediyor. Mavi yaka ayaklandığı için onlara ikramiye verdi. Aslında beyaz yakalılar da almaları gereken ücretin üçte birini bile almıyor. 4 yıllık üniversite mezununu bile asgari ücretle çalıştırıyordu patron…”

https://sol.org.tr/haber/sampada-isten-cikarmalara-iscilerin-yaniti-orgutlenmek-elzem-oldu-10980

PATRON: ‘SİZE MOLA HAKKI VERİRSEK DİĞERLERİNE DE VERMEK ZORUNDA KALIRIZ’

“Sampa 4-5 yerleşkeden oluşuyor. Bazıları ringler kullanılacak kadar birbirine uzak… Organize sanayiye dağılmış durumda yerleşkeler…  Zil çalıyor, onca işçi aynı lavaboyu, tuvaleti, aynı soyunma odasını kullanıyor. Zaten 5 lavabo var, 40-50 kişi hepsi aynı lavaboyu kullanıp 8 dakika içinde giyinip servise yetişecek. İki sene 10 dakika yürüyerek yemek yemeye gittik. Yemekhane bizim yerleşkede yoktu. ‘Bari yürüme mesafemizi yemek molamıza ekleyin’ dedik,  çay sigara molamız bile yoktu. ‘Yok size verirsek diğer yerleşkelere de vermek zorunda kalırız’ dediler. 15 dakikada yemek yemek zorunda kalıyorduk. Yağmur da yağsa kar da, yürüyerek yemeğe gitmek zorundaydık. Bazı işçiler kara soğuğa çıkıp hasta olmamak için yemek bile yemeden saatlerce çalıştı.

Canının istediğini işten atmak istiyor patron… Sadece işten atma da değil, yıllardır sorun yaşıyoruz. İşçiyi hiç tanımadığı bir tezgaha alıp ‘Sen burada çalışacaksın’ diyen insanlar bunlar.  Sendikadan istifa etmesi için işçilere çok baskı yapılıyor. Sampa’da yetkili bir kişi kendisinin referans olduğu işçileri tek tek arayıp sendikalıların ismini istiyor, ihbarcılık teklif ediyor. ‘Sendikadan istifa ederse işten atılanları geri aldıracağım’ vaadinde bulunuyor. Sendikadan istifa karşılığında işe geri alınan 4 işçi var. Şimdi de sendikalı arkadaşları ücretsiz izne çıkarmaya başladılar. Bir yandan pandemi bahanesiyle işçileri ücretsiz izne yollayıp diğer yandan belediye duyurularıyla İş-Kur’dan patır patır işçi alıyorlar.”

https://sol.org.tr/haber/sampayi-sendikasizlastirmada-patron-ve-tekkekoy-belediyesi-isbirligi-11016

BİR YANDAN ŞİRKET BÜYÜYOR, ÖTE YANDAN İŞÇİ DAYANIŞMASI…

“Üretim direktörü işçinin izni olmadan elinden cep telefonunu alıp kime, ne yazdığına bakmak istedi mesela… Arkadaş izin vermeyince de 15 dakika içinde bizimle birlikte işten çıkışını verdiler.  Mahremiyet diye bir şey yok.  Bir yandan iyileştirme yapma adına işçilerin soyunma odalarında, yemekhanede değişiklikler yapıyorlar, bir yandan da baskı ve vaatlerle süreci yönetmeye çalışıyorlar.

Patronun gelirinin yüzde 96’sı ihracattan geliyor. 110 milyon ciro yapıyor her yıl… Ve devasa şekilde büyümeye devam ediyor. Bizi kovduktan sonra 22 tane daha torna tezgahı aldı. Bir tanesi benim olsaydı bir daha bakmazdım arkama…

Yetki belgesi için sayımız yeterli ama TİS için üyeliklere devam ediyoruz. Patronun karşısına daha çok örgütlü işçiyle çıkmak için üyeliklere devam ediyoruz, bırakmadık. Dayanışmanın ve birlikte mücadelenin değerini biliyoruz. Mesela, şu anda içerideki işçiler aldıkları ikramiyelerden kendi aralarında para toplayıp işten çıkarılanlar için bize ulaştırdılar. O para da herkese yetmeyeceği için en çok ihtiyacı olan 2-3 arkadaşa verildi. Birliktelik duygusu yıllardır bizde var, bunu sağladığımız için birlikte görünen insanları fabrikadan uzaklaştırdılar ki bu duygu yayılmasın fabrikada… Bu işin sonunda kazanacağımızı düşünüyoruz; çünkü haklıyız. Slogan gibi ama haklıyız, kazanacağız!”

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sezon boyu toplam 3 ay çalışan turizm emekçileri anlattı: Bu kış zor geçecek!

Turizmin yaz aylarında yoğunlukta olduğu Antalya’da, sezonun sonuna gelindi. Pandeminin en çok etkilediği sektörler arasında …

0 0 vote
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x