DARLANMA - KORKMA | BİZİMLE İRTİBATA GEÇ

Florence Nightingale emekçileri salgın döneminde yaşadıkları hak gasplarını PE’ye anlattı: ‘İşçiye düşman patrona dost’ bu sistemle kavgamız sürecek

Daha önce yemekhane koşulları, ücretsiz izin ve reklam filmleriyle haber olan Florence Nightingale hastanesi çalışanları pandemi sürecinde hastanede yaşadıklarını ve şuan devam edecen süreci Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı’na anlattılar.

Salgın döneminde kişisel koruyucu ekipman kısıtlamasından, zorunlu olarak dayatılan ücretsiz izinlere kadar pek çok fırsatçılığa maruz bırakıldıklarını ifade eden sağlıkçılar artık seslerinin daha gür çıkmasını istediklerini ve bu fırsatçılığı ifşa etmeye kararlı olduklarını ifade ettiler.

 ‘Çok uzun süre maske takmadık’

Yaşadığınız sıkıntıların neler olduğunu ve nasıl başladığını öğrenebilir miyiz?

KL: Henüz pandeminin ilk günleriydi ve bizlerde endişe etmeye başlamıştık, korunmak istiyorduk. Ancak maske takmamıza ilk zamanlar karşı çıktılar. ‘’ Henüz pandemi hastanesi değiliz, gelen hastalar burada coronalı hasta var zannederek gider ve kurum imajımız sarsılır ‘’ denildi.

MU: Ortada maske kullanımının gereksizliğine dair konuşmalar yaptılar, kendi imkanlarıyla maske alıp takan kişilere ise tepki gösterildi. Vaka sayısı artarsa takılmaya başlanacağı söylendi ve ne zaman bilim kurulu kullanılmalı açıklaması yaptı o vakitten sonra bizler maske takmaya başladık. O da imza ile ve günde 1 adet verilen maske..

Tek maske ile bütün günü geçiriyorduk

PE: Tek kullanımlık maske ile tüm gün ‘’ korunmaya ‘’ çalışıyorduk. Tabii ki bu pintilikleri dezenfektan konusunda da devam etti. Hastalar çalar, çalışanlar evlerine götürür düşüncesiyle etraftaki tüm dezenfektanları ve maske kutularını kaldırıp yöneticilerin odalarına teslim etmemiz istendi. Bu durumu da yüzleri kızarmadan savundular. El yıkamak daha hijyenikmiş. Sanki her an el yıkamaya fırsatımız varmış gibi.. Düşünün ki en riskli grupta olan hekimlerimiz odalarına talep etmelerine rağmen dezenfektan verilmedi. Maske ise bir mücadele konusuydu. Hastadan hastaya değiştirmemiz gerektiğini söylememize rağmen.. Hasta ve yakınları maske istediğinde de bakkal defteri gibi not alıyoruz. 1 hastaya 1 adet verilmeli dahası zarar!

Pozitif vaka varken, reklamlara devam ettiler

Bizim edindiğimiz bilgilere göre çalıştığınız şubede çalışanlar arasında pozitif vaka sayısı çoktu. Bu durumun sebebi nedir sizce?

PE: Temiz hastaneyiz ve bize gelebilirsiniz reklamları yaparken, içeride onlarca kişinin pozitif olması gibi bir gerçek vardı. Acil olmayan vakaların öyle bir dönemde ve az önce anlattığımız tedbirsiz bir ortamda alınması içeriye virüsün girmesine sebep oldu. Para hırsı toplum sağlığından önce geliyor ve çalışanlar size aktardığımız gibi asla korunmuyor. Olması kaçınılmazdı. Öyle ki reklamlarında oynattıkları arkadaşlarımız bile pozitifti düşünün. Bu durumları o dönem soL gazete haberleştirmişti zaten. Yemekhane faciasıyla beraber. Aynı reklamda çalışanların önlerine yemek geldiği ve beslenmelerine çok dikkat edildiği imajı yaratılırken biz aslında 3 nugget, 1 ekmekle günü kurtarmaya çalışıyorduk.

İlgili haberler:

sol.org.tr/haber/florence-nightingale-hastanesi-bu-sefer-reklam-filmiyle-tepki-cekti-1157

https://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/florence-nightingalede-yemekhane-kapandi-personel-yetersiz-besleniyor-282969

https://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/florence-nightingale-hastanesinden-calisanlara-zorunlu-ucretsiz-veya-yillik-izin-283479

NH: İlk günlerde zorunlu olarak yıllık izinlerimizi kullandırdılar. Hemşireler, yardımcı sağlık personelleri, bankoda çalışanlar herkese bu dayatıldı. İzin kullanmak istemeyenlereyse başka birimlerde çalışma dayatıldı. Ya izinlerinizi tüketirsiniz ya da sizi istediğimiz yere süreriz demeye başladılar.

MU: Tabii aramızda yaşanan durumdan kaynaklı strese girip izinlerini kullanmayı kabul edenler de oldu ancak çoğu arkadaşımız buna mecbur kaldı. Sonrasındaysa zaten devlet desteğiyle bunu yapmaları yasallaştı ve hepimiz mecbur bırakıldık.

Ayda 1100 TL ile geçinmek mümkün mü’

Ücretsiz izin, kısa çalışma ödeneği gibi uygulamalar hastanede nasıl uygulanmaya başladı ve sonrasında neler oldu?

KL: Böyle bir dönemde istifa etmek işten çıkartmak yasak dedikleri zaman aklımıza zorla ücretsiz izne çıkartılacağımız gelmemişti. Ayda 1100 TL ile geçinmek mümkün mü? Önce yıllık izinlerimizin tamamını kullandırıp, henüz çalışmadığımız yılların izinlerini de bizi borçlandırarak verip, arkasından ücretsiz izne çıkartmak düşmanlık değil de nedir.

Hastane hizmeti veren bir otel

Peki salgın döneminde bir yandan kendisi hasta olmasına rağmen zorunlu olarak çalışan sağlık emekçileri varken nasıl oluyor da çalıştığınız kurum sizleri ücretsiz izne çıkartıyor?

MU: Herkesin de bize sorduğu soru bu açıkçası. Bu kadar sağlık personeline ihtiyaç duyulan bir dönemde siz nasıl ücretsiz izindesiniz diye. Trajik. Burası otelcilik hizmeti veren bir hastane gibi yansıtılsa da hastane hizmeti veren bir otel gibi düşünebilirsiniz. Bizim bulunduğumuz şube pandemi hastanesi değildi, başka şubelere gönderiyorduk hastaları. İlk günlerde haklı olarak hasta sayısı azaldı. İnsanlar korktular gelmeye ve onların tabiriyle müşterileri azaldı. Halbuki bu dönemsel olarak zaten yaşanabilen bir durum ve ‘’normalleşme ‘’ dönemiyle işler de değişti. Hasta sayısı artmaya başladı. Zaten hasta çekmek için yapmadıkları da kalmadı ve şu an hastane yoğunlaşmış durumda.

Yoğunluk artmasına rağmen siz ücretsiz izne çıkarılmaya devam ediyorsunuz ama. Bunu nasıl açıklıyorlar?

KL: Buna cevapları daha da kötü. Yani aklımızla dalga geçiyorlar resmen. ‘’ Vaka sayısı azalmış olsa da pandeminin bittiğine inanmıyoruz ve çalışanları korumak istiyoruz ‘’ gibi saçma sapan açıklamaları var. Sanki bizi ücretli izne çıkarmışlar. Sanki kalanları daha fazla hastaya maruz bırakarak, iş yüklerini arttırarak daha riskli bir ortama sokmamışlar gibi.

PE: Kalanlardan kastımız da o ay ücretsiz izne çıkartılmamış olanlar. Kimi neye göre çıkarttıklarını henüz biz de anlamadık çünkü sırayla herkes çıkacak denildi. Fakat üst üste çıkartılanlar da var henüz hiç çıkmamış olanda. Netice de orada şu an çalışan arkadaşlarımızın da durumu feci.

Sağlık bir ekip işidir

Ücretsiz izne çıkarılmayan meslektaşlarınızın sıkıntıları neler?

MU: Herşeyden önce sağlık bir ekip işidir. Hemşire yardımcı sağlık personeli olmadan ya da sekreter olmadan nereye kadar iş yapabilir? Ya da görevi tıbbi hizmet vermek olan bir kişi aynı anda randevulara, finansal işlere, özel sağlık sigortalarına vb. ne kadar yetişebilir? Herkes her işi yapıyor durumda şu an. Bu hem bizi yıpratıyor çünkü örneğin 10 saatlik mesaimiz 20 saate bedel bir tempoyla ve tükenerek geçiyor, hem hastalar açısından da riskli. Hastadan hastaya geçerken el yıkamak, dezenfekte olmak gibi şansı olmuyor kimsenin.

KL: Üst üste nöbetler tutuyor, asla dinlenemiyoruz. İzinli olduğumuz günler sadece nöbet çıkışı olan günler ve bu günlerde de banka kredisi peşinde koşuyoruz mecburen. Üzerimde 6 tane kredi var ve bankalar ‘’ sağolsun ‘’ bu dönemde devletimiz gibi yanımızda. Bizi borçlandırmaktan asla kaçınmıyorlar!

Patronlar krizi fırsata çevirdi

Sizce hastanenin bu şekilde davranması yaşadıkları ekonomik sıkıntılarla mı alakalı?

Pe: Biz öyle olduğunu düşünmüyoruz. Az eleman çok iş her dönem patronların krizi fırsata çevirme şansı olmuştur. Şu an bizim üzerimizden salgını da fırsat bilerek yapılan tam anlamıyla bu. Anlattığımız gibi yeni normale dönüyoruz denildikten sonra hasta sayısı epey arttı. Normalde işe çağırılmamız gerekir ancak gördüler ki bu iş onlara kar sağlıyor ve devlette ücretsiz izin dayatmasını bir yıl uzatarak patronlara biz yanınızdayız diyor. Bizi düşünen yok. Verdikleri o hiçbir işimize yaramayan paralar bile eksik yatıyor ya da zamanında yatmıyor. O paraları almak için bile defalarca kez sorgulamamız gerekiyor ve asla muhatap bulamıyoruz.

‘Yaşadıklarımız sadece buraya özgü bir rezalet değil’

NH: Şu an geldiğimiz noktada da yıllık izin kullanamazsınız sadece ücretsiz izin kullanabilirsiniz deniliyor. İzin sonrası biraz daha maaş almak isteyen olursa tam zamanlı çalışıp aldığımız izin paralarının üstünün asgari ücrete tamamlanacağı söyleniyor.

M: Ben en büyük sorumluluğu onlara destek veren devlette görüyorum. Bugün buraya gelen arkadaşlar aynı fikirdeyiz. Yaşadıklarımız sadece buraya özel bir rezalet değil. İşçiye düşman patrona dost bir sistem ve iktidarla gelinen nokta bu. Ben bir sağlık çalışanıyım ve şu an güya çalışıyorum ama bir ay sonra maaş alacak mıyım bilmiyorum, bilmiyoruz. Bir yandan da kıdem tazminatımıza da saldırı var. Biz bu durumlardan artık gerçekten bıktık ve daha fazla pasif konumda kalmayacağız. Bunu da buradan söylemiş olalım. Bize bu çaresizliği yaşatanlarla kavgamız devam edecek.

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kıraç’ta bulunan Korozo fabrikalarında vakalar da üretim de hız kesmiyor

Korozo Ambalaj’ın Kıraç’ta bulunan fabrikalarında Covid-19 vakalarının arttığı ve vakaların fabrikada görev alan üst düzey …

0 0 vote
Article Rating
Kaydol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x