Eski bir Trendyol çalışanının mektubu: Bir tıkla 900 kişinin hikayesi…

Patronların Ensesindeyiz ağına ulaşan eski bir Trendyol işçisi, kendi çalıştığı dönemde yaşadıklarını ve çalışma koşullarını anlattığı bir mektup gönderdi. Mektup şu şekilde:

“Trendyol ile ilgili çıkan haberleri görünce bu firmanın eski bir çalışanı olarak ben de birkaç şey dile getirmek istedim. Patronların Ensesindeyiz ağının sitesindeki haber şu an orada çalışmıyor olsam bile bir umut ışığı oldu bana. Oranın çalışma koşullarının duyulması ve çalışanlarının bu şekilde haklarına sahip çıkacak olmaları muazzam güzel. Ben Trendyolda bir yıl kadar çalışmış ve uygulanan mobbingten kaynaklı işi bırakmış birisiyim. Sizlerin bir tıkla ulaştığınız eşyaların hazırlık sürecini aktarmak istiyorum.

Birden fazla taşeron şirket mevcut

Trendyol’a iş başvurusunu Kariyer.net’in açık ilanlarından yaptım, ön görüşmenin ve Trendyol’la yaptığım iki mülakatın ardından işe alındım. Çalışmaya başladıktan sonra öğrendim ki beyaz yakalı olmadığım sürece kesinlikle Trendyol’un kadrolu elamanı olamıyorum. Taşeron bünyesinde çalışıyorsunuz ve tek bir firma yok.

Sürekli mobbing uygulanıyor

Trendyol’un bundan iki yıl öncesine kadar birden fazla deposu bulunmaktaydı. Bu depoları kapatıp kendi yerini alarak tek depoda tüm çalışanları birleştirdi. Tabii çalışan sayısı alınan depoya fazla geldi ve işçileri baskı altında tutarak işlerinden istifa etmeye zorlandılar. Çünkü tazminat külfet geliyor ve işçiler kendileri istifa etsin istiyorlar. Birçok firma gibi! Zaten bunu dile getirdiğinde “burası gibi rahat, temiz iş bulamazsınız, beğenmiyorsanız kapı orada” gibi cümlelerle karşılanıyorsunuz sorumlularınız tarafından. Peki biz çalışanlar olarak neyi beğenmiyoruz gelin biraz da ondan bahsedeyim size bakalım sizler beğenecek misiniz?

Yeni depoyu o kadar sistemli hazırladılar ki çalışandan çok kamera ile dolu hale geldi. Su sebillerinin önüne bile kamera kondu 1 kişiden fazla su içen varsa hemen telefonunuz çalıyor ve “siz orada ne yapıyorsunuz ?” sorusuyla karşılaşıyorsunuz. Yani iki kişinin aynı anda susaması yasak!

3 saniye kuralı var mesela!

Trendyol’un içerisinde çalışma alanları bölümler olarak ayrı. Sistem, stok, mal kabul, sevkiyat, kargo ve iade gibi. Sistem dışında hiçbir bölümünde oturarak çalışmıyorsunuz. 8 saat boyunca ayaktasınız ve oturmak kesinlikle yasak. İş yoksa bile ayakta beklemek zorundasınız. Bütün gün ayakta olduğunuz için bazen halsizleşebiliyorsunuz yoğun çalışmadan kaynaklı, ve siz böyle bir duruma düştüyseniz 3 saniye oturma hakkınızı kullanabilirsiniz. Buyrun kocaman 3 saniyeniz var istediğiniz kadar soluklanın. Tabi nefesi alıp bırakabilirseniz.

Tuvalet hakkı diye bir durum da var. “Molaları ihtiyaçlarınız için kullanın diye veriyoruz, tuvalete molalarda gidin, çok acil olursa da en fazla günde 1 kere gidin, o da 3 dakikayı gecmesin iyiliğimizi suistimal etmeyin!” Anlamadıkları şu :Mola bizlerin dinlenme zamanı. Çay için 1 kat aşağı inip sıraya girip, daha çayı bile bitiremeden içeri girdiğimiz molada kaç işçi tuvaleti kullanabilecek ki? Keza yemek molası 30 dk. ve aynı süreç onun için de geçerli.

Zorunlu mesai…

İşe ilk girişte fazla çalışmayı kabul ettiğinize dair bir kağıt imzalıyorsunuz. Mesaiyi kabul etmiş oluyorsunuz. Gelin görün ki Trendyol bu! Kabul ettiğiniz şeyi burnunuzdan öyle  getiriyor ki, ölmediğiniz sürece çalışmak zorundasınız. 8 saatin üzerine 4 saat kalmak ve hafta tatili de dahil mesai yapmak zorundasınız yoksa maaşa tanımladıkları 50 ile 150 TL arasındaki paranız kesilir. (PYS dedikleri aylık çalışma performansı var, not veriyorlar 1 den 5’e kadar. Bu not karşılığında 6 ayın ya da 1 senenin sonunda performans pirimi tanımlanıyor) Amirler mesaiye gelinmediği takdirde PYS ile ya da tutanak ile tehdit ediyor. Olmadı “bir gün izne ihtiyacın olur” diyerek tehdit ediyorlar.

Adım başı tutanak tehdidi

Firmanın ortaklı yapısındaki değişimlerle birlikte çalışma koşulları daha zor hale getirildi. Mobbing daha da çoğaldı. Bir örnek vereyim: Günlük yapmanız gereken belli kotalar var (eskiden de böyleydi), bu kotalar 2 katına çıktı ve bir kaç gün üst üste yapamadığınız takdirde iş yavaşlatma, çalışmama gibi gerekçelerle süslenerek sizin hakkınızda tutanak tutuluyor. Revire habersiz gittiyseniz tutanak tutuluyor. Tuvalete telefonla gittiyseniz tutanak tutuluyor. Çalışma esnasında yerinizden ayrılıp başka bir çalışanın yanına gittiyseniz tutanak tutuluyor. Tutanak tutulmadığı durumlarda ise tutanak ile tehdit devam ediyor. Yeni gelen patron büyük cümlelerle gelmişti: Askeri düzen istiyorum burada! Olmuyorsa yeni personelle yapın. Ekip lideri ve amirler de dahil buna.

Tazminat hakkınız var ama yok

Bir yıl kadar orada çalıştım ve bugüne kadar evlilik dışında tazminatını alabileni ne gördüm ne de duydum. Bu çalışma koşullarından kaynaklı kendi çıkan oluyor ya da pes ettirmek için onlar uğraşıyor. Eski çalışanlar da tazminatlarını kaybetmemek  için ayrılmıyorlar. Çıkarmayı düşündükleri işçileri eskiden depo depo ya da bölüm bölüm sürüp yıldırmaya çalışıyorlardı şimdi ise durum daha da vahim. Üzerlerine bir suç yüklüyorlar ya da 24 saat açık tuttukları kameralardan, işten çıkarmak için haklı bir sebep oluşturacak görüntüleri kullanıp insanların yıllarca verdiği emeği bir çırpıda ellerinden alıyorlar.

Askere gidecek olanlar için ise ayrı bir süreç işliyor. Yasal olarak hakkın var ama Trendyol’da yasal haklarını bilmiyorsan bunun bir önemi yok. Hakkını alamaman içinden elinden geleni yapıyorlar. Ya da doğum yaptın ve kreş olmadığı için evde çocuğuna bakmak zorundasın, haklarını bilmiyorsan tazminatını alamadan kapının önüne konursun. Eğer bilen biri sana akıl verirse ,”örgütlenme faaliyeti yaptığın için” yine tazminatını alamadan kapının önündesin. Yani anlayacağınız deveye hendek atlatırsınız ama Trendyol’dan tazminat alamazsınız!

Buyurun size bir tıkla yaklaşık 900 çalışanın hikayesi.”

BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Simo Tekstil işçilerinden açıklama: Alınterimizin gaspedilmesine izin vermeyeceğiz

Bizler Zara, Bershka, M&S , Esprit, Next, Tesco, Amazon gibi markalara çalışan Sun Tekstil’in taşeronu …

Yorum yazın

avatar
  Kaydol  
Bildir