Uzunca bir dönemdir ülkemizde sağlık sistemi; sağlıkta dönüşüm paketi, sağlıkta reform ve yenilik adı altında çeşitli torba yasalarla fazlasıyla darbe almış halk tarafından ulaşılabilir olmaktan çıkmış toplumcu sağlık anlayışından fazlasıyla uzaklaşılmıştır.
Her gün bir yenisinin ortaya çıktığı devlet destekli, hasta garantili özel hastanelerle kocaman bir ticarethane ve rant alanına dönüşen sağlık sistemimiz patronların ve sermaye sınıfı tarafının cebini doldururken, bu talan oyununun kaybeden tarafı her seferinde sağlık emekçileri oldu.
Giderek daha çok ağırlaşan çalışma koşulları ve ekonomik koşullar altında alım gücü hızla düşen maaşları arasındaki eşitsiz dağılım sağlık çalışanlarının hayatlarını sarsıcı şekilde etkiliyor ve aralarındaki iş barışına da ciddi zarar veriyor.
Sağlık sistemi çıkmaza girdikçe müjde diye duyurulan sözde düzenlemelerden bir tanesi de 15-16 Eylül’de teşvik ve performans adı altında duyurulan yeni ek ödeme yönetmeliği idi.
Yönetmelik dışı gelen üniversite hastanelerinde asistan hekimler özlük hakları ve mali kayıpları için eylemlere başlamışlardı. Dokuz Eylül Üniversitesinde ise yapılan eylemlere bütün sağlık emekçileri katılmıştı. Yapılan eylemler sonrasında dermatoloji anabilim dalında asistanların eyleme katılmasını engellemediği gerekçesi ile anabilim dalı başkanına baskı kurarak istifaya zorlamışlardı. Bununla beraber birçok asistan hekime tutanak tutulmuş gözdağı verilmeye çalışılmıştır.
Bunun üzerine asistan hekimler hocaları Sevgi Akarsu’ya destek ziyaretine gitmeleri ve ziyarete ait fotoğrafların sosyal medyaya yansımasının ardından, fotoğraf çekenlerden biri olduğu, fotoğrafları basına servis ettiği iddia edilerek Disk’e bağlı Dev-Sağlık İş sendikası işyeri temsilcisi sağlık işçisi Ebru Aydoğmuş hakkında tutanak tutulup soruşturma başlatıldı.
Dokuz Eylül Üniversitesi sağlık emekçilerinden sürgün edilen işçi hakkında kısa bir açıklama yaptı.
“Sağlık emekçisinin görevlendirme yazısı ve soruşturma tutanağı aynı anda verilerek, açılan soruşturma peşinen uygulanmış ve kendisini savunma hakkı elinden alınmıştır. Konuya dair rektörlükten görüşme talep eden sendika yöneticileri genel sekreter Engin Basmacı ile görüşmüş ve Ebru Aydoğmuş’un görevlendirmesinin, hastaların o gün yaşanan iş bırakma eyleminde mağdur olmasına bağlanmıştır. Poliklinikte hasta ile birebir hiçbir işi olmayan sağlık emekçisinin böyle bir sebep ile görevlendirilmesi sürgünden başka bir şey değildir. Dokuz Eylül sağlık emekçileri yapılan bu ve bunun gibi hiçbir baskıya boyun eğmeyecektir.”



