55 yıl önce, işçiler örgütlü gücüyle sokaklara çıktı ve Meclis’te işçilere rağmen alınmak istenen kararlara geçit vermedi. 15-16 Haziran 1970, yalnızca bir hak mücadelesi değil, aynı zamanda işçi sınıfının tarihsel iradesini ortaya koyduğu bir direnişti.
Bu kalkışma, sermaye sınıfına ve onların partilerine unutulmaz bir ders verdi: Bu ülkede işçiler yok sayılarak karar alınamaz. 15-16 Haziran, sadece geçmişin bir anısı değil, bugüne de ışık tutan bir yol haritasıdır. İşçi sınıfı, sokaklarda kendi kaderini tayin edebileceğini büyük direnişi ile gösterdi.

Bugün, aradan geçen 55 yıla rağmen iktidarlar değişse de emek düşmanı politikalar aynı temelde sürdürülüyor. Grev yasakları, güvencesizlik, düşük ücretler ve sendikal baskılar işçilerin yaşamını kuşatıyor. Patronlar daha pervasız, emekçiler ise daha örgütsüz bırakılmak isteniyor. Tam da bu koşullarda 15-16 Haziran’ın mirası, bize örgütlü mücadelenin zorunluluğunu hatırlatıyor.
Patronların Ensesindeyiz Dayanışma, Haberleşme ve Mücadele Ağı olarak 15-16 Haziran büyük işçi direnişinin yıldönümünde, tüm işçileri hakları için bir araya gelmeye, dayanışmayı büyütmeye ve mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz. Bu ülkede işçilerin “olmaz” dediği hiçbir şey oldurulamaz.
Yaşasın 15-16 Haziran!
Yaşasın işçilerin mücadelesi!




