Samsun Atakum belediye işçileri işten çıkarmalara rağmen direnmeye devam ediyor

Samsun Atakum Belediyesi’nde alacaklarının ödenmesi, şeffaf bir ödeme planının açıklanması ve işyerlerinde mobbing’in son bulması talepleriyle geçtiğimiz ay başında belediye binası önünde çadır kurarak direnişe başlayan işçilerin, beş aylık alacaklarının tamamı ödenmiş, işçiler eylemlerini kazanımla sonlandırmıştı. Eylemlere katılan ve destekleyen işçilerden bazıları, tesadüfen işten çıkarıldıklarını öğrendiler. Kendilerine herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, bir telefon mesajı dahi gönderilmediğini belirten işçiler, “insan yerine konmuyoruz” diyerek yaşadıklarını Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı’na anlattı. İşten çıkarıldıklarını e-Devlet’ten öğrenen işçilerden Deniz Akşan ve Oğuzhan Arslan ile neler yaşadıklarını konuştuk.

“AİLELERİMİZ DAĞILDI, HAYATTAN KOPTUK”

PE: Öncelikle hak arama süreciniz neden başladı ve nasıl yan yana geldiniz, biraz bahsedebilir misiniz?

Deniz Akşan: İki buçuk yıldan beri Atakum Belediyesi’nde bir türlü çözülemeyen bir maaş krizi ile karşı karşıyayız. Aylara yayılan bir süreçti bu. En son Eylül ayının başında alacaklarımızın ödenmesi için başladığımız eylem sürecinde 5 aylık alacağımız birikmiş durumdaydı. Maaşlarımız düzensiz ödendiği için işçi arkadaşlarımızın çok büyük bir bölümü ekstra işler yapmaya başlamak zorunda kaldılar. Sabah belediyede mesaiye gelip akşam başka işlere geçmek zorunda kalan arkadaşlarımız oldu. Çoğumuz evin yolunu unuttuk. Uyku uyumayı bıraktık. Sosyal hayatımız bitti. Ailelerimizden koptuk, zaman ayıramadık. Aile bağlarımız zayıfladı. Kendi adıma şunu söyleyeyim; ekstra işlere gitmekten, aileme zaman ayıramadım ve henüz küçük bir bebeğim varken eşim bu duruma daha fazla dayanamadı. Şu an boşanma aşamasındayım. Bunun ne demek olduğunu her baba anlayacaktır.

Oğuzhan Arslan: Maaş krizi yüzünden evden atılan kiracı arkadaşlarımız oldu. Üst üste iki ev değiştirenler oldu. Kira ödeyemez hale gelip ailesinin yanına taşınanlar oldu. Ailesiyle sorun yaşayanlar, eşiyle ayrılma durumuna gelenler… İşyerine gelecek yol parası bulamadığı için ücretsiz izne ayrılan arkadaşlarımız oldu. Deniz’in dediği gibi dışarıda iş bulan arkadaşlarımızı da şanslı görüyorduk çünkü bulamayanlar da oldu. Hem ücretsiz izne çıkıp hem de iş arayıp bulamayanlar evlere tıkıldılar. Resmen hayattan koptular.

“DİRENİŞE BAŞLAYANA KADAR CİDDİYE ALINMADIK”

PE: Ne yapmaya karar verdiniz?

Deniz Akşan: Yaşadıklarımız artık dayanılamaz bir hale gelince, bu krize nasıl nokta koyarız diye kafa yormaya, işçi arkadaşlarımızla yan yana gelip neler yapabileceğimizi tartışmaya başladık. Bu durumun bu şekilde gidemeyeceği belliydi ve harekete geçmemiz gerekiyordu. Önce bizim de üyesi olduğumuz DİSK Genel-İş Sendikası’nın yönetimi ile bağlantı kurmaya çalıştık ancak herhangi bir aksiyon almaktan özel olarak imtina ettiler. Basına da yansıdı mutlaka görmüşsünüzdür; sendika şube başkanı açıkça “Kimse bizden eylem yapmamızı beklemesin” tarzında açıklamalar yaptı. Başkanlık makamıyla doğrudan görüşmek istedik, derdimizi anlatmak istedik ancak yine muhatap bulamadık. Biz de son çare olarak Atakum Belediyesi önünde bir çadır kurarak maaş nöbetine başladık. Bir süre sonra da nöbetimizi açlık grevine çevirdik.

Oğuzhan Arslan: Aslında eyleme, süreç dayanılamaz hale geldiğinde başladık. Maaşlarımız 5 ay içerideydi. Normalde de iki ay, üç ay, dört ay alamadığımız oluyordu. Ama ne zaman sorsak hep “yatacak, yatırılacak” şeklinde oyalanıyor, geçiştiriliyorduk. Herkese ümit vere vere ve sonunda beş ay hiç ödemediler. Biz de arkadaşımın söylediği gibi eyleme başladık. Önce çadır kurduk, ardından da açlık grevi eylemini başlattık ve tüm Samsun’a yaşadıklarımızı anlatmayı tercih ettik. Her şey belediye binası önünde şeffaf bir biçimde gerçekleşti ve tüm halk derdimizin ortağı oldu. Çadıra Yeni Parti milletvekillerinden il-ilçe başkanlarına kadar gelenler oldu ancak hepsi “not aldık” deyip gittiler. Kimse gerçek bir çözüm yolunu işçilerle paylaşmayı tercih etmedi. “Kriz yakında tüm belediyelerde olacak, bir tek burada değil genel bir kriz var,” diyerek bizi geçiştirmeye çalıştılar. Evet, krizin boyutlarını görebiliyoruz ancak Atakum Belediyesi’nde olanlar Türkiye’nin en ücralarından büyük kentlerine kadar hangi belediyede yaşanıyor, kimse tek bir örnek dahi veremiyor. Biz sadece kendimiz için değil, çalışan tüm arkadaşlarımız için direndik.

“TEHDİTLERE DEVAM ETTİLER”

PE: Sonrasında ne oldu?

Deniz Akşan: Eylemler sonrası içeride kalan alacaklarımızın tamamı ödendi. Sonrasında ise sendika seçimlerinde kendi delege listemizi ve adayımızı çıkardık. Bu da yine türlü baskılarla karşılaşmamıza neden oldu. Hem yönetim olsun hem sendikanın mevcut yönetimi olsun işçilerin üzerine geldiler. Mevcut yönetimin desteklenmesi için işçilere baskı yaptılar. İki liste yarıştı, bir tarafta biz vardık, diğer tarafta belediye yönetimiyle birlikte hareket eden mevcut sendika yönetimi.  İşçilere baskı kurarak “kırmızı listeye oy vermeyin, işten çıkarılırsınız, başka yerlere sürülürsünüz” gibi tehditler aldık. Bunların çoğu belgelidir. Hal böyle olunca sendika seçimlerini de karşı liste kazanmış oldu.

Oğuzhan Arslan: Alacaklarımızı aldık ancak ilerleyen aylarda maaşlarımızın nasıl ödeneceğine dair şeffaf bir ödeme planı, bizimle de kamuoyuyla da henüz paylaşılmadı. Bu ay da maaşlarımızı eksik aldık ve böyle giderse yine eski aylara geri döneceğiz gibi duruyor. Sendika meselesinde ise en can sıkıcı taraf iki haftaya yakın belediye binası önünde direnmemize rağmen sendika adına kimsenin çadırı ziyaret etmemiş olması. Deniz de bahsetti, ben de tam da bu nedenlerle mevcut listenin karşısında oy kullandım. Baskılarla doğrudan karşılaşanlardan biri de ben oldum.

İşçiler sussun diye “400 kişi işten çıkarılabilir” şeklinde bir mesaj yaydılar etrafa. Herkes “Acaba listede ben var mıyım” diye düşünmeye başladı ve arkadaşlarımızın üzerinde ciddi bir baskı oluştu. Tehdit ve mobbing yıllardır hiç bitmedi. Karşı listede yer aldığım için bir yöneticinin bana doğrudan “en çok da sana üzüleceğim” gibi bir cümle kurduğunu arkadaşlarımla da paylaştım. Elden oy pusulası dağıtan, toplayan sendika yetkililerini de gördük.

“HAKKIMIZI ARADIĞIMIZ İÇİN ÇIKARILDIK”

PE: İşten neden çıkarıldınız?

Deniz Akşan: İşimizden olduk ancak neden çıkarıldığımızı henüz öğrenebilmiş değiliz. Şimdilik 6 kişi çıkarıldı diye biliyoruz. Sendika seçimlerinden hemen sonra atıldık. Bu listede yer alan arkadaşların çoğu eylemler sürecinde yer alan ve haksızlıklara boyun eğmeyen arkadaşlarımız. Ben şans eseri e-Devlet’te gezinirken işten atıldığımı öğrendim ve arkadaşlara haber verdim hızlıca dökümlerini kontrol etmeleri için. İşte Oğuzhan’ın ve diğer arkadaşlarımızın da atıldığını öyle öğrendik. Bize ne gelmiş bir mesaj ne bir telefon ne de başka bir bilgilendirme var. Cuma günü atıldık ve araya hafta sonu girdiği için de Pazartesi gününe kadar işten neden çıkarıldığımızı öğrenemeyeceğiz. Yıllardır emek verdiğimiz işyerimizde, yöneticilerimiz tarafından gördüğümüz muamele budur. İnsan yerine konulmuyoruz.

Oğuzhan Arslan: Ben de Deniz’in uyarısı üzerine kontrol edince işten atıldığımı öğrendim. Aynı şekilde ne bir uyarı ne de bir tebligat. Neden işten çıkarıldığımı bilmiyorum. Ancak sürecin takipçisi olacak ve mücadeleyi asla bırakmayacağız. İşten çıkarılmamızın nedeninin düzenlediğimiz eylemler ve hak arayışımız olduğu bizim açımızdan kuşku götürmüyor. Kamuoyuna yansıyan hali de budur ve oldukça açık.

“SAMSUN HALKINI YANIMIZDA DURMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

PE: Önümüzdeki süreçte talepleriniz neler?

Deniz Akşan: İşten çıkarılan tüm arkadaşlarımızın derhal işe iadelerini talep ediyoruz. Biz işimizi seviyoruz. Krizin faturasının işçilere çıkarılmasına karşı durduk diye suç işlemiş gibi muamele görüyoruz. Karadeniz’in en büyük ilçe belediyesinden söz ediyoruz. Atakum Belediyesi işçilerin maaşlarını ödeyemeyecek hale geldiyse hesap vermesi gereken biz değil, belediyeyi bu hale getirenlerdir. Bu faturayı biz ödemek istemiyoruz. İşimizi seviyoruz. Ter dökmek, çalışmak, hakkımız olanı almak istiyoruz.

Oğuzhan Arslan: Arkadaşımın ifadelerine katılmakla beraber, tüm Samsun halkını yanımızda durmaya çağırıyoruz. Bizler Atakum sokaklarında yol yapan, kaldırım döşeyen, kenti çöpten kurtaran işçileriz. İşçi ne kadar huzurlu olursa Atakum halkı da o kadar huzurlu olacak, hizmet alacaktır. Atakum Belediyesi işçilerinin davası yalnızca onlarla sınırlı değildir. Samsun’a ter döken tüm işçiler adına konuşuyoruz. Hepsini selamlıyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!