İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) yemekhanesinde çalışan işçilere uzun süredir baskı ve mobbing uygulanıyor. Sürekli uzayan mesai saatleri İTÜ yönetimi tarafından bir alışkanlık haline getirilirken, işçilerin iş tanımında olmayan işler baskı yoluyla yaptırılmaya çalışıyor.
Patronların Ensesindeyiz Ağı’na ulaşan işçiler, yaşadıkları karşısında sesini çıkaran işçiler için tutanak tutulup işten atılmakla tehdit edildiklerini belirttiler. Yaşananlara karşı bir araya gelen işçiler, İTÜ yönetimine bir mektup yazarak, mobbing’in ve baskının son bulmasını istediler.
Mobbing’e son verilsin
Son günlerde İTÜ yöneticilerinin artan baskısına tepkili olduklarını vurgulayan işçiler, “Her geçen gün sistematik şekilde uyguladıkları mobbing ve baskılar ile işçileri bezdiriyorlar. Kural kanun tanımayan, tek kelimeyle çağdışı olan uygulamalara üst yönetim sadece göz yummuyor, bir de bu uygulamalara ortak oluyor” diyerek üniversitede mobbing ve baskılara derhal son verilmesi gerektiğini belirttiler.
Üniversite yönetiminin yaşananlar karşısında bir yanıt vermemesine karşı işçiler, “İTÜ yönetimine soruyoruz, baskının ve mobbing’in artık “normalleştiği” bir ortamda çalışan, üreten İTÜ emekçisinden verim almak, başarı beklemek ne kadar doğrudur? İTÜ’de artık tarihe karışmış taşeron çalışmayı sürdürmeye çalışan İTÜ yöneticileri, işçileri işten atarız baskısı ile İTÜ’deki bütün çalışma huzurunu ve iş barışını bozmaktadır. Buradan bir kez daha bilinmesini isteriz ki; her ne kadar bizleri bölmeye, parçalamaya, ayrıştırmaya çalışsalar da, İTÜ işçileri birlik ve beraberliklerini sürdürmeye, hakları için tek vücut olmaya devam edecektir! Yapılacak hiçbir baskı, karşı karşıya kaldığımız herhangi bir zorlu durum bizi aksini düşünmeye sevk etmeyecektir”.
Üniversitede yetkili sendika Tez Koop İş’e örgütlü olan işçiler, “Bizler İTÜ işçileri olarak, İTÜ’nün; iş barışının sağlandığı, hakaretin, küfürün, mobbing’in olmadığı huzurlu bir işyerine dönüşmesini istiyor, bunun gerçekleşmesi için de yönetimin tutumunun değişmesini, kural dışı baskılarına derhal son vermesi gerektiğini ifade ediyoruz” diyerek mücadelelerinde kararlı olduklarını aktardılar.



