Türk Tuborg’un Yenibosna’da bulunan fabrikasında fazla mesai ödemesi yapılmayan, mobbinge ve kadın düşmanlığına maruz bırakılan bir işçi Patronların Ensesindeyiz Ağı’na başvurarak yaşadıklarını anlattı.
Daha önce Ankara ve İzmir Türk Tuborg’da, çalışma koşullarını kabul etmeyen ve fazla mesai ücretlerinin ödenmemesine itiraz eden işçiler Patronların Ensesindeyiz Tuborg İşçileri Dayanışma Ağı kurarak mücadele etmişti.
Geçtiğimiz günlerde PE’ye ulaşarak yaşadıklarını anlatan işçinin aktardıkları da Tuborg’da mobbing’in ve fazla mesai uygulamasının devam ettiğini gösteriyor.
Giydiğim kıyafet yüzünden uyarıldım
Türk Tuborg’un temel ilkelerinden birinin fırsat eşitliği olduğunu ancak işyerinde yapılan uygulamanın bundan çok uzak olduğunu, “Eşit fırsat Türk Tuborg’un temel ilkelerinden biridir. Bu ilke gereği, Türk Tuborg’da ırk, din, dil, cinsiyet farklılıkları nedeniyle herhangi bir ayrımcılık yapılması söz konusu olamayacağı anlatılır. Bu cümleler ile kadın istihdamından işe başladım, 5 yıldır bu marka adına sahada satış personeli olarak ve sorumluluklar alarak çalışmaya devam etmekteyim. Daha işteki 2.ayımda giydiğim kıyafet üzerine “bedenimi, vücut hatlarımı çok belli ediyormuş” denilerek uyarıldım. Bu konuşma üzerine forma giymeye başladım” cümleleri ile aktardı.
Sahada küfür ve hakarete maruz kalıyoruz
Sahada çalışma koşullarının ağırlığına ve uğradığı hakarete varan sözlere değinen işçi, “Sahada birçok küfür ve hakarete maruz kalıyoruz, şefler bizlere destek olmak yerine iş yürüsün, sömürü devam etsin mantığı ile “ağabeyindir, duyma bazı sözleri” gibi cümleler ile biz kadın çalışanları mağdur durumuna sokuyorlar. Ezilmek, aşağılanmak, hor görülmek Tuborg’da kadınların kaderi” dedi.
Uzun yıllardır çalışmasına rağmen sorumluluk almaya başladıkça yöneticilerin mobbing’lerinin de arttığını belirten işçi, “Yavaş yavaş sorumluluk almaya başlarken, ‘yönetici eziyeti’ başladı. Devamlı gergin bir ortamda, satış kotasını doldurmak üzere mobbing’e maruz kalıyoruz. Şefin azarlamalarından dolayı ekibin satış sırasında yüzü düşüyor. Biz de sinirli oluyoruz” diyerek bundan dolayı bazen “evden gergin çıkmış” gibi sözler ile kapı arkasından dedikodular yapıldığını aktardı.
Hastalanınca izin almak için bin bir zorluk çekiyoruz
Cenaze, hastalık gibi durumlarda ise ya işe çağırıldıklarını, ya da zorlukla izin alabildiklerini şöyle belirtti: “Cenaze, hastalık gibi durumlarda ise işe çağırıldım ya da bin bir zorluk ve azar ile izin alabildim. Covid-19 döneminde her yer kapalı iken bizler sahada idik. Rapor almak işten kaçmak demek. Bayramlarda, resmi tatillerde çalıştırılıyoruz fakat fazla mesailerin ödenmesinde hep bir sorun oluyor.”
Yaşanan zorluklara karşı sesimi çıkardığımda uzak bir sahaya sürüldüm
İşyerindeki olumsuzluklara karşı konuşmaya başladıklarında, kötü çalışma koşullarını kabul etmediklerinde evlerinden uzak bir sahaya sürüldüklerini, “İş yerinde yapılan haksızlıkları konuşmaya başladığımda, kavga ettiğimde ise sindirilmek için evimden uzak bir sahaya sürüldüm” diyerek belirtti.
Tuborg’da mobbing’e ve fazla mesaiye karşı bir araya gelmeliyiz
Yaşadıkları karşısında ve daha nicesine maruz bırakıldığı durumlardan dolayı psikolojik destek almak zorunda kaldığını belirten işçi, “istifaya zorlanıyorum bunu kabul etmediğim için şu anda aylardır savaşıyorum. Kadınlara tek bir sözüm olacak, bu firmada kadına destek yok, sömürü var. Emekçi kadın düşmanlığı var. Emek hırsızlığı var. Biz işçiler bu düzene bu çalışma koşullarına maruz bırakılmak zorunda değiliz, bu ve benzeri düşmanlığı yaşayan Tuborg işçilerinin mücadele etmesi gerekiyor” dedi.



