Belediyelerde patron zihniyeti kaybedecek: İzBB’de hakları için mücadele eden taşeron işçiler kazanacak

“Aynısını Büyükşehir yaptı, tuvaletlerle ilgili. Şu an orda problem yaşıyorlar. Yarın bugün bunlar(yeni alınacak taşeron işçiler) örgütlenip, belediyenin önüne gelip de biz artık sözleşmeli olmak istiyoruz derse ne olacak? Büyükşehir de aldı, şu anda kapıda eylem var. Yani iyi niyetle yapılan şeyler, sonradan başımıza iş açılmasın”

Bu sözler, CHP’li Konak Belediyesi Meclis Üyesi Abdullah Siyahkoç tarafından Konak Belediyesi Kasım Ayı Meclis Toplantısı’nda söylendi. Belediye Başkanı Nilüfer Çınar Mutlu, Konak Belediyesi’ne taşeron işçi alımına ilişkin teklifi meclise getirince, Siyahkoç itiraz etti. İtiraz taşeron sistemiyle işçi alınmasına değil; İzBB’de taşerona karşı mücadele eden işçiler örnek gösterilerek, işçilerin örgütlenme hakkına karşı oldu.

Belediye Başkanı Mutlu ise cevaben “2,5 yıldır bu yüzden uzak duruyoruz. Bu tehlike her zaman var. Bugün asgari ücrete razıyım diyen kişi, ikinci gün yanındakinin asgari ücretin 4 katı aldığını gördüğünde orada kalıcı olmak isteyecek. Sizin kaygınıza katıldığımız için 2,5 yıldır çok uzak duruyoruz bu işten”

Patronların Ensesindeyiz Belediye İşçileri Dayanışma Ağı: Siyahkoç ve Mutlu özür dilesin, belediyelerde taşeron işçi çalıştırmak yasaklansın

Hedef gösterilmelerinin ardından, İzBB’de taşeron olarak çalışan Modüler Tuvalet İşçileri bir açıklama yaptı.

“79 gündür İzBB’de taşerona karşı güvenceli çalışma hakkı için mücadele eden Modüler Tuvalet İşçileriyiz. Toplantıdaki işçi düşmanlığının doğrudan muhatabıyız.” denilerek başlanan açıklamada işçi düşmanlığına boyun eğmeyeceklerini ilan eden işçiler; Siyahkoç ve Mutlu’nun özür dilemesi gerektiğini vurguladılar. Belediye işçilerinin açıklaması şöyle devam etti:

“İzBB’de ve diğer belediyelerde işçilerin iş güvencesi olmadan, özlük hakları dahi tanınmadan çalıştırılmasının yarattığı mağduriyet ortadadır. Bu mağduriyeti yaratanlarsa belediyeleri patron aklıyla yönetenler, ihale kovalayanlar, belediyenin kaynaklarını taşeron patronlarına peşkeş çekenler, kamu kaynaklarının üzerine çöreklenenlerdir.

Kendileri de patron olan, kentleri ve belediyeleri patronlarla kol kola yönetmeye çalışanların işçi düşmanlığı yeni değil. İzmir belediyelerindeki yöneticilerin işçi düşmanlığını en iyi biz biliriz. Ancak hakları için yan yana gelen, güvenceli çalışma hakkını savunan, eşit işe eşit ücret talebini ileri süren bizleri hedef göstermenizi kabul etmiyoruz.

Başkanından, meclis üyesine istiyorlar ki; taşeron patronları zenginleşsin, işçiler kölelik koşullarında çalışsın, asgari ücret alsın, istedikleri zaman kapının önüne koysunlar. Ama işçiler yan yana gelmesinler, örgütlenmesinler, haklarını aramasınlar. Tehlike olarak, en temel hakları için mücadele eden işçileri görüyorlar.

Belediyelerin bütçesine ve kamu kaynaklarına yük olan biz işçiler değiliz. Belediyeleri patron zihniyetiyle yönetenler ve asalak taşeron patronlarıdır. Eğer belediyelerin bütçeleri düşünülüyorsa, taşeron sistemi yasaklanmalıdır.

İzBB’de 79 gündür mücadele eden taşeron Modüler Tuvalet işçileri olarak uyarıyoruz: işçi düşmanlığından vazgeçin. Hakları için mücadele eden bizlerden özür dileyin.

Taşerona karşı verdiğimiz mücadelenin, yarattığı rahatsızlıktan farkındayız. İnanıyoruz ki, taşerona karşı sürdürdüğümüz mücadele, belediyelerde çalışan diğer taşeron işçi kardeşlerimize de örnek olacak.

Umutluyuz. Bize yönelen saldırılara ve işçi düşmanlığına boyun eğmeyeceğiz. Biz kazanacağız. Güvenceli çalışma hakkımıza kavuşacağız.”