Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı’nda örgütlenen işçilerin mücadeleleri, soL Haber’de yer aldı.
Gazetede yayınlanan haber şöyle:
Ülkede son günlerde vurgun, yolsuzluk ve hırsızlık tablosu kadar konuşulmayan ancak kendisini giderek daha fazla hissettiren bir gündem daha var. O da tüm bu çürümenin kaynağı olan sömürüye karşı mücadele eden, hakları için yan yana gelen ve boyun eğmeyen işçilerin direnişleri.
Türkiye son günlerde en çok zenginlerin vurgununu konuşuyor. Fon vurgunu, kara para, kâr rekorları ve dahası…
Her gün bir patronun ultra lüks hayatı gündemimize giriyor.
Daha geçtiğimiz gün ortaya çıktı, fon vurguncularından biri 14,5 milyon dolara bir süper yat alıp ülkeyi terk etmiş. Terk etmeyenler de var, devasa holdingleriyle her gün ülkenin kaymağını yemeye devam edenler…
Tablonun bir yanı böyle.
Diğer yanda ise ülke tarihinin en büyük yoksullaşma dalgası yaşanıyor.
Milyonlarca kişi için ay sonunu getirmek imkansız hale gelmiş durumda, borç batağı sürekli derinleşiyor.
Açlık sınırı 37 bin 388 lira, yoksulluk sınırı ise 121 bin 786 liraya ulaşmış durumda. Bekar bir işçinin aylık yaşama maliyeti 48 bin 305 lira…
Böylesi bir atmosferde ülkede milyonlarca kişi 28 bin 75 lira asgari ücret alıyor.
Üstelik durum bu kadar ağırlaşmışken, holding sahipleri şimdi de işçilere çalışmalarının karşılığı olan maaşları dahi ödemez hale geldi.
Hem milyonlarca lira kazanıyor hem de işçlerin açlık sınırındaki ücretine bile göz dikiyorlar.
İşçilerden holdinglere, patronlara dersler
İçinde bulunduğumuz Eylül ayında patronlar, ülkenin birçok farklı noktasında karşılarında emekçileri buldu.
Sakarya’daki Emniyet inşaatında, Atakum Belediyesi’nde, Trabzon TOKİ inşaatında böyle oldu.
Panista işçileri, Gaziantep deprem konutu işçileri, Atamay tekstil işçileri, İzmir belediye işçileri ve Carrefour işçilerinin eylemleri, patronlar için işlerin o kadar da kolay olmadığını gösterdi.
Peki, nasıl oldu bu?
Patronların işçilerin karşısına saldırı ve yalanla çıktığı her örnekte gördüğümüz şey, sözünü ettiğimiz bu eylemlerde yaşanmadı.
Çünkü işçiler bu gündemlerin tamamında parçalı değil, örgütlü olarak yan yana durdular.
Yan yana gelen, birlikte mücadele eden işçilerin tabloyu tersine çevirmeyi başardığını bir kez daha gördük.
Üç direniş, üç kazanım
Eylül ayı içinde üç farklı kentten üç kazanım haberi geldi.
İlk olarak Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü yeni hizmet binasının yapımında çalışan ve yaklaşık üç aydır Ilgazlar İnşaat tarafından ücretleri ödenmeyen işçiler, 14 gün boyunca hakları için şantiyede ve kent merkezlerinde eylemler gerçekleştirdi.
Patronların Ensesindeyiz Ağı’nda (PE) bir araya gelen işçiler, bu mücadelenin sonunda kazanırken, PE tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Sakarya’da kazandık! Günlerdir günün sıcağında, gecenin soğuğunda inşaatın çatısında direnen arkadaşlarımızı alkışlarla karşıladık. Başta en temel hakları için direnen işçi kardeşlerimiz olmak üzere, tüm işçi sınıfımıza armağan olsun!”
Sakarya’daki bu kazanımın ardından bu kez Samsun’da Atakum Belediyesi’nde çalışan işçiler, ödenmeyen maaşları için açlık grevine başladı.
TKP Samsun İl Örgütü ve Patronların Ensesindeyiz Ağı’nın başından bu yana yanında olduğu direniş zaferle sonuçlandı.
Kazanımın ardından TKP Samsun İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada “Samsun’un tüm belediyelerinde, türlü sorunlarla, emek sömürüsüyle karşı karşıya kalan işçileri, tıpkı Atakum’da bir direniş öyküsü yazan kardeşleri gibi birlik olmaya, mücadeleye çağırıyoruz. Bu zaferin sahibi işçilerdir” denildi.
Samsun’un ardından Karadeniz’in bir diğer noktasından, bu kez Trabzon’dan bir direniş haberi geldi.
“İnşaat işçisi köle değildir” diyen, maruz bırakıldıkları insanlık dışı koşulları kamuoyunun gündemine sokan TOKİ işçileri, Patronların Ensesindeyiz Ağı’nda bir araya gelerek zaferlerini ilan etti.
Direnen, mücadele eden ve boyun eğmeyen işçilerin patronlardan hakkını söke söke aldığını bir ay içinde tam üç kez gösterdi işçiler.
Patronların ensesindeler
Bu üç kazanım dışında ülkenin farklı birçok noktasında işçi eylemleri sürüyor.
Patronların Ensesindeyiz Ağı’nda bir araya gelen işçilerin direnişlerinden öne çıkanlara birlikte göz atalım:
- Gaziantep Araban ilçesinde yapımı büyük oranda tamamlanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait deprem konutları inşaatında çalışan işçiler haklarını aylardır alamıyorlar. İşçiler hakları için direnişlerine, mücadelelerine devam ediyorlar.
- Panista işçilerinin mücadelesi uzun süredir devam ediyor. Geçtiğimiz hafta sonu işçiler patronun evinin ve Beşiktaş’da bulunan Panista şubesinin önünde eylemler gerçekleştirdi. Panista işçileri haklarını alana kadar mücadele etmeye kararlı.
- İzmir’de daha önce mücadele edip haklarını kazanan Atamay Tekstil’de yeniden bir mücadele başladı. Bu kez Atamay’dan haklarını alamayan işçiler de Patronların Ensesindeyiz Ağı’yla hakları için mücadeleye başladı. İşçiler ilk olarak Atamay’ın üretim yaptığı markalardan biri olan Tommy Hilfiger mağazası önünde bir eylem gerçekleştirdi.
- İzmir Carrefour’da maaşları ve hakları ödenmeyen işçiler eyleme başladı. 18 Eylül’de İzmir Hatay’da bulunan Carrefour Şubesi önünde yapılan basın açıklamasının ardından sadece üç işçinin hakları ödendi. Diğer hakların da yarına kadar ödenmemesi durumunda işçiler yeniden eyleme geçeceğini duyurdu.
- İzmir Büyükşehir Belediyesinde taşeron şirkete bağlı olarak çalışan işçiler 37 gündür eylemlerine devam ediyorlar.
‘Patronların planı varsa, bizim de olmalı’
Tüm bu eylemlerin ve kazanımların ardından dün bir çağrı yayımlayan PE, şu ifadeleri kullandı:



