Direnen işçiler kavgayı anlatıyor: Alın teri yerde kalmayacak bir şeydir

Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü’nün yeni hizmet binası inşaatında çalışan ve 3 ay boyunca ücretleri ödenmeyen işçiler, Patronların Ensesindeyiz Ağı’nda örgütlendi. İşçiler, haftalar süren direnişin ardından alacaklarını kazandı.

Patronun tehditlerine, hakaretlerine karşı geri adım atmayan işçiler, yaşadıkları süreci ve elde ettikleri zaferi anlattı.

Vedat, direnerek patrondan haklarını söke söke alan işçilerden biri, şantiyede çalışmaya 20 Nisan’da başlamış. Başlangıçta patronla ilgili herhangi bir sorun yaşamadıklarını söylüyor Vedat. Kısa bir süre sonra patronlar arasındaki ortaklık sona erince, kendilerini yeni bir patronun karşısında bulduklarını belirtiyor.

“Düzensizlik, düzen haline geldi”

Sorunlar daha ilk ücret ödemesinde başlıyor. Vedat Nisan ayında 11 günlük alacağının dahi eksik yatırıldığını söylüyor. Türlü bahanelerle karşılaşmışlar, araya bayram girmiş, alt taşeron Ilgazlar İnşaat’ın ödemeleri geciktirdiğini söylemiş, işçiler de beklemiş. Ancak zaman geçtikçe sorunlar katlanarak büyümüş.

Vedat, işçilerin alacaklarının her ay daha da büyüdüğünü söylüyor. Öyle ki; bir ay önceki eksik ödeme bir sonraki aya devrediliyor, sonraki ayın ücreti de eksik kalıyor ve artık bu düzensizlik ödeme düzeni haline geliyor:

“Nisan’da kalan para da eksik. O zaman mesela benimki 14 bin liraydı. Diğer ay bu sefer 24 bin eksik oldu. Gittikçe eksiklerimiz yükseliyordu.”

Vedat ücretlerinin ayın 5’inde yatırılacağı söylenerek bekletildiklerini, ancak ödemenin günlerce geciktiğini ve geldiğinde de yine eksik olduğunu anlatıyor. Şantiyede çalışanların alacakları böylece bir ayı değil, giderek iki ayı bulan bir gecikmeye dönüşüyor.

“İnsanın sabrı bir yerden sonra taşıyor”

Direniş kararını bir anda almamış işçiler, her ay aynı tartışmayı yaşıyorlar. Sonra, ücretlerinin neden ödenmediğini birbirleriyle konuşmaya başlıyorlar.

“Bir dedik, iki dedik, üç dedik” diyerek beklediklerini söylüyor Adem, artık bekleyecek güçlerinin kalmadığı noktada iş bırakmaya karar verdiklerini ifade ediyor:

“İnsanın sabrı bir yerden sonra taşıyor. Çok bekledik. Para bekleyenimiz falan vardı. Bir dedik, iki dedik, üç dedik… Sabır taşmış artık. İstediğimizde ‘yok’ dediler. Biz de artık bu işe mecbur kaldık.”

Ağustos ayında ücretlerin yine yatırılmaması bardağı taşıran son damla olmuş. Vedat, kendilerine “ayın 5’inde kesin yatacak” denmesine rağmen ödemenin yapılmadığını, bu sırada kredi borçlarının ve faizlerin üst üste binmeye başladığını söylüyor.
Şantiyedeki bir toplam işçinin yaşadığı ortak sorun, bireysel bir ücret alacağı olmaktan çıkıp toplu bir mücadeleye dönüşüyor böylece.

“‘Ezin geçin’ dedik, gerekirse ekmeğim için canımı bırakırım”

Direniş başladığında işçilerin karşısına yalnızca ödenmeyen ücretler çıkmıyor. İşçilerin anlatımına göre yemekler kesiliyor, şantiyeden çıkarılmaları isteniyor, kaldıkları konteynerların götürülmesi için girişimde bulunuluyor, polis de devreye giriyor. Ancak işçiler, geri adım atmıyor; aldık karardan geri dönmüyor.

Konteynerların götürülmesini engellemek için konteynerların üzerine çıktıklarını anlatıyor Adem: “Konteynerların üstüne çıktık. Vincin arkasında durduk. ‘Yapabiliyorsanız ezin geçin’ dedik. Hiç sorun değil. Gerekirse ekmeğim için ben canımı da bırakırım.”

“Bir kişinin konuşması hiçbir şeyi değiştirmezdi”

Adem, direniş boyunca hakaret ve tehditlerle de karşılaştıklarını belirtiyor. Buna rağmen işçilerin birbirinden kopmadığını vurguluyor:

“Bir kişinin konuşması hiçbir şeyi değiştirmezdi. Bir kişinin direnişi bir çaba gösterisi olurdu ama toplu kadar olmazdı. Biz topluluğu yaptık.”

“Patronların Ensesindeyiz Ağı, yanımızda durdu”

Adem, Patronların Ensesindeyiz Ağı’nın kendilerine ulaştığını ve mücadele boyunca destek verdiğini anlatıyor: “Patronların Ensesindeyiz, her türlü adımda yanımızda durdu.”

“Direnmeden kazanmayı başaramazsınız”

Adem’in anlatımında bu dayanışmanın önemli bir yeri var. Daha önce çeşitli işçi mücadelelerini gördüklerini, bu mücadelelerin kendilerine de cesaret verdiğini söylüyor: “İnşaat işlerinde zaten gördüğümüz şeyler… Direnmeden hiç kimse kazanmayı başaramaz.”

“PE mücadeleyi adım adım ördü”

İşçilerin anlatımına göre alacakların ödenmemesinde “konkordato” gerekçesi de öne sürülmüş. Daha önce bir sendikadan destek istediklerini ancak konkordato gerekçesiyle şantiyeye gelinmediğini belirten işçi, buna karşın Patronların Ensesindeyiz’in mücadeleyi en başından beri adım adım ördüğünü söylüyor.

PE temsilcilerinin patronun konkordato sürecinde olmasının, işçilerin alacaklarını ortadan kaldırmadığına dikkat çektiğini belirtiyor işçiler. Ve direnişin sürdürülmesiyle birlikte mücadele farklı bir aşamaya taşınıyor. Vedat, yaşananları “direniş çözdü” sözleriyle özetliyor: “Direniş çözdü. Patron biliyordu, biz pes etmeyeceğiz.”

“Boyun eğmedik”

Ödemelerin yapılacağı kesinleştiğinde işçilerin yaşadığı duygu ise yalnızca paralarını almış olmanın sevinci değildi. Adem, kendisini asıl mutlu eden şeyin patron karşısında geri adım atmamış olmak olduğunu anlatıyor: “Direnmeden, çaba vermeden hiçbir şey başaramazsınız. Biz direnişimizi sergiledik. Boyun eğmedik.”

“Alın teri yerde kalmayacak bir şeydir”

İşçiler, yaşadıkları deneyimin ardından Türkiye’nin dört bir yanındaki işçilere de sesleniyor. Adem, bir damla dahi olsa emek veren herkesin hakkının peşinden gitmesi gerektiğini söylüyor:

“Bir damla ter döktüyseniz, bir iş için bir adım attıysanız ne olursa olsun hakkınızın peşinden gidin. Hakkınızın peşini bırakmayın. Alın teridir bu. Çünkü alın teri yerde kalmayacak bir şeydir.”

Vedat’ın da direnişteki diğer işçilere mesajı açık oldu: “Türkiye’deki tüm direnişte olan arkadaşlarımız asla direnişten vazgeçmesinler. Vazgeçmediği sürece, bir gün, bir ay da geçse illaki kazanacaklar. Daima dirensinler.”

Sakarya’daki inşaat işçilerinin hikâyesi, aylardır biriken ücret alacaklarının karşısında tek tek çaresiz bırakılan işçilerin bir araya geldiğinde neyi değiştirebildiğini gösteriyor.

Patronun karşısında tek tek değil, hep birlikte durdular. Direndiler ve kazandılar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!